Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Abdurrahman Yıldırım Dolar çıkışında madalyonun iki yüzü
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        9 güne uzayan bayram tatili ile birlikte yılın ilk yarısını geride bıraktık. İlk kez iki turlu genel seçimlerin yapıldığı ve faizin 22 Haziran’a kadar tarihi diplerde süründüğü bir dönemin sonunda varlık fiyatları arasında ipi göğüsleyenler Bitcoin, altın, dolar ve euro oldu.

        Dünyada faizlerin yükseldiği, borsaların toparlandığı, ekonomilerde yavaş büyüme ve durgunluk beklentileri nedeniyle hemen hemen bütün emtia fiyatlarının gerilediği bir yarı yıl yaşadık.

        İLK YARIDA ALTIN VE DÖVİZ ÖNE GEÇTİ

        ➔Bitişikte tablodan izlenebileceği gibi yılın ilk yarısında Bitcoin yüzde 84, gram altın yüzde 44, euro yüzde 42 ve dolar yüzde 39 artış kaydetti.

        ➔Döviz kurları tatil sırasında da artışını sürdürdü ve yılın ikinci çeyreğinde dolar ve eurodan oluşan döviz sepeti yüzde 36 arttı. Doların artışı yüzde 35.8 iken, euronun artışı bir puan fazlayla yüzde 36.8 oldu.

        ➔Son bir yılda ise doların artışı yüzde 55.4’e, euronun artışı yüzde 62.3’e çıktı.

        ➔Yarı yarıya dolar ve eurodan oluşan sepet kur artışı da yüzde 58.9’a vardı.

        ➔Yılın ilk yarısında ancak kayıplarını telafi eden borsanın yıllık bazda yüzde 139’u bulan primi ise yatırım araçları içinde en yüksek olanıydı.

        ➔Hatta hisse senetleri içinde halka açılanların performansını ölçen Halka Arz Endeksi yüzde 175, Banka Endeksi yüzde 170 prim yaptı.

        ENFLASYON ARTIŞI KUR KADAR

        ➔Enflasyondaki gerçekleşmeler de kurlara paralel seyretti denilebilir. Henüz haziran ayı verileri açıklanmadı ama mayıs ayı itibariyle son bir yıllık ortalama enflasyon artışı TÜFE’de 63.72 ile kur artışıyla uyumlu.

        ➔Yurtiçi üretici fiyatları ise ortalama bazda yüzde 95.80 ile kur artışının oldukça üzerinde bir seyir izledi. Bunda enerji fiyatlarındaki yükseklik de etkili.

        ➔Çünkü enerji konutlara sübvansiyonlu verilirken, sanayide herhangi bir teşvik yok. Konut doğalgazı ve elektrik fiyatı TÜFE’ye dahil olurken, sanayi doğalgazı ve elektriği ÜFE içinde yer alıyor.

        GİTTİ TL’NİN DÖRTTE BİRİ

        ➔Bitişikte tablodan izlenebileceği gibi döviz kurunun TL karşısındaki artışı yanında Türk Lirası’nın değer kaybını da hesapladık. Kur artışı ile ters korelasyona sahip TL’nin değerinde asıl kayıp seçim sonrasında ve dolayısıyla son üç ayda yaşanıyor.

        Dolar 28 Mayıs seçimlerine 19.97 TL’den girmişken, haziran ayını 26.05 TL’den kapadı. Dolar seçim sonrası bir ayda yüzde 30.4 arttı.

        ➔Euro seçime 21.37 TL’den girerken, haziran ayını 28.42 TL’den kapattı ve bir ayda yüzde 32.9 yükseldi.

        ➔İki dövizin ortalamasından alınan sepet kurun değeri ise 20.67’den 27.23’e çıkarak bir ayda yüzde 31.7 artış kaydetti.

        Sepet kura göre TL’nin değeri 0.0483’ten 0.0367’ye indi ve yüzde 24.0 kayba uğradı. Paranın değeri bir ayda dörtte bir düzeyinde eridi.

        ➔Seçim sonrasının etkisiyle TL son çeyrekte yüzde 26.6 ve yılın ilk yarısında yüzde 28.8 değer yitirdi. TL’nin son bir yıldaki kaybı ise yüzde 37 düzeyinde gerçekleşti.

        KURDA İŞİN BÜYÜK KISMI AŞILDI MI?

        ➔Düşen rezervlere ve negatif faizlere karşı tutulan kurların seçim sonrasında serbest bırakılacağı ve yükseleceği beklentisi sonunda gerçekleşti. Kurlar serbest bırakıldı ve olanlar oldu.

        Devamı da gelebilir ama işin asıl büyük kısmı aşıldı gibi geliyor bize.

        ➔Faizde yetersiz kalan adım dövizde atıldı. Ya da faiz artışı düşük tutulduğundan dolayı döviz kuru bu düzeyde arttı.

        ➔Sonuçta ciddi bir döviz kurunda hızlı bir artış ve TL’de dörtte bir kayıp yaşandı.

        ➔İhracatçı ve döviz kazanıcı sektörler nefes aldı.

        ➔Merkez Bankası da net rezervlerini 12 milyar dolar artırdı.

        ➔Kur artışının pozitif etkileri madalyonun bir yüzünü oluştururken, diğer yüzünde ise negatif etkileri yer alıyor.

        ENFLASYONA 15 PUANLIK ETKİ

        ➔Bir kere paranın değer kaybı TL’yle iş yapan, tasarrufu olan, geliri olan herkesi etkiler, kayba uğratır.

        ➔Önümüzdeki aylarda hızlı kur artışının ithalat ve beklentiler yoluyla enflasyonu yükseltici etkisini de görürüz.

        ➔Çünkü Türkiye ekonomisi ithalat yapmadan üretemiyor. Merkez Bankası’nın araştırmasıyla sabit ki,hem sanayi hem de tarım üretimi ortalama bazda yüzde 45 oranında ithal girdi kullanıyor.

        ➔Böyle olunca kur artışı doğrudan enflasyona yansıyor. Döviz kurundan enflasyona geçiş konularında yaptığı araştırmalarla bilinen Prof. Hakan Kara attığı twitter mesajında “mayıs başından beri yaşanan yüzde 30’luk değer kaybının haziran-ekim döneminde enflasyona yaklaşık 15 puan kadar katkısı olacağını” paylaştı.

        ➔Mayıs ayında enflasyon yüzde 39.59’a kadar indi. Haziranda geçen yılın baz etkisi güçlü ama döviz kuru ve bayram tatili harcamaları derken bu avantajı da kaybettik gibi.

        ➔Enflasyonda bir iki ay yatay seyrin ardından enflasyonun yeniden yükselişe geçtiğini görebiliriz.