Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Abdurrahman Yıldırım Ekonomi de 5 koldan savaşa girecek
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        7 Ekim’de başlayan Hamas-İsrail çatışması giderek tırmanması küresel piyasaları şimdiden baskı altına aldı.

        En başta petrol fiyatları sıçrarken risk iştahının kapanmasıyla sığınılacak liman ABD tahvilleri, dolar ve altındı.

        ➔Bu nedenle iki haftaya yaklaşan sürede petrol fiyatları yüzde 10, Avrupa doğalgaz fiyatı yüzde 33 arttı.

        Altın fiyatları yüzde 8 değer kazanımla onsu 1.977 dolara çıktı.

        ➔Korku endeksi VIX yüzde 20 artışla 21 düzeyine çıkarken, dolar büyük paralar karşısında yüzde 1’e yakın yükseldi.

        ➔Emtia fiyatları başta enerjiden etkilenerek yüzde 3.8 arttı.

        ABD 10 YILLIK TAHVİLİNİN FARKLI SEYRİ

        ➔Ancak varlık fiyatları arasında biri var ki, genelde yükselmesine karşılık bunu büyük oynaklık göstererek ve iki farklı eğilimle yaptı.

        ➔Çatışmanın başında ABD 10 yıllık tahvilleri jeopolitik olaylarda güvenli sığınak çerçevesinde gelen alımlarla yüzde 5 düşerek yüzde 4.795 faizden yüzde 4.530’e kadar geriledi.

        ➔Tahvil faizleri bu haftadan itibaren özellikle İsrail’in Filistin’deki bir hastaneyi bombalaması üzerine yön değiştirdi.

        Liderler İsrail’e diplomatik değil stratejik ziyarette bulundu, ara bulmak için değil arkandayız demek için geldi.

        ➔Batılı liderlerin İsrail yanlısı açıklamaları ile yangına körükle gitmesi çatışmanın kısa sürede bitmeyeceği, hatta uzayacağı ve genişleyeceği ihtimalini artırdı.

        ➔Bu gelişmelere paralel ABD 10 yıllık tahvil faizi yukarı yönde yüzde 10.3 değişim göstererek yüzde 5 seviyesine dayandı.

        ➔Dünyanın temel faizi kabul edilen ABD 10 yıllıkları 12 Ekim’deki yüzde 4.530’dan dün yüzde 4.997 ile son 16 yılın en yükseğine çıktı.

        TAHVİL FAİZİ NİYE YÜKSELDİ?

        ➔10 yıllık faiz son olarak 19 Temmuz 2007’de yüzde 5.020 idi. Küresel krizle düşürülen faizler tarihi en düşük düzeyine inmiş, hatta pandemi nedeniyle 9 Mart 2020’de yüzde 0.318’e kadar gerilemişti.

        ➔7 Ekim’den sonra dünyanın temel faizi olarak kabul edilen ABD 10 yıllıklar önce yüzde 5.5 geriledi, ardından yüzde 10.3 kadar yükseldi.

        Faiz yükselişi ise tahvillerin güvenli liman özelliğini kaybetmesinden değil, çatışmanın uzayacağı ve büyüyeceğinden, bunun da kamu ve savunma harcamalarını artıracağı beklentisiyle tetiklendi.

        ➔Jeopolitik risk artışına bir de borçlanma artışı eklenince faizler ABD 10 yıllıkları öncülüğünde yükseldi.

        ➔Ayrıca çatışmanın genişlemesi petrol ve doğalgaz fiyatlarını yükseltici etki yaptı. Petrol yüzde 10, doğalgaz yüzde 33 arttı.

        ➔Enerji fiyatlarındaki tırmanmanın dünyada enflasyonla mücadeleyi zorlaştıracağı beklentisi de tahvil faizlerine ek bir baskı getirdi.

        TÜRKİYE’YE DIŞ AÇIK VE ENFLASYON ETKİSİ

        ➔Savaş nedeniyle enerji fiyatlarının yükselmesi Türkiye’yi hem enflasyon hem cari açık kanalından etkiliyor.

        ➔Yükselen petrol ve doğalgaz fiyatları öncelikle enflasyonu artırıcı bir gelişme. Enflasyon artmasın denirse devletin sübvanse etmesi lazım ancak bu da bütçe açıklarını ve borçlanmayı büyütür.

        ➔2022’de fiyatların yüksekliğinden dolayı Türkiye yaklaşık 35 milyar dolarlık daha fazla enerji ithal etti. 96.5 milyar dolarlık enerji ithalatı GSYH’nın yüzde 10.6’sina vardı. Bu yıl bu oran yüzde 7’ye doğru inecek.

        ➔Ancak milli gelirine oranla Türkiye en yüksek enerji ithalatı yapan ülkelerden biri. Bu açıdan ekonomi enerji fiyatlarındaki değişimlere karşı çok hassas.

        ➔Enerji ithalatı dünya fiyatlarından dolayı ne kadar artarsa bu aynı şekilde cari açığı artırıyor.

        DIŞ KAYNAĞIN MALİYETİNİ ARTIRIR

        Ortadoğu savaşının Türkiye’nin dış kaynak arayışını zorlaştırması ve maliyetini artırması da söz konusu. Yükselişe geçen dünya faiz oranları ve yükselen Türkiye risk primi bunun bir göstergesi.

        ➔Türkiye, ABD 10 yıllık tahvil faizinin üzerine ülke risk priminin eklenmesiyle dış kaynak buluyor. Şirketler ise bunu Libor+ risk primi olarak yapıyor.

        ➔Son aşamada ABD faizi yüzde 5, Libor oranları yüzde 5.5 civarında. Türkiye CDS’i de 412 baz puan, yanı yüzde 4.1 düzeyinde. ABD faizi veya Libor ile yüzde 9’un üzerine çıkan bir dolar faizi çıkıyor karşımıza. Bulunacak dış kaynağın en düşük maliyeti yüzde 9’un üzerinde bir dolar faizi demek.

        ➔Yanı başımızdaki savaşın bir başka maliyeti de kurlar ve borsa üzerinden karşımıza çıkıyor. Savaş başlayalı yarım dolar ve yarım eurodan oluşan sepet döviz kuru TL karşısında yüzde 1.6 arttı.

        ➔Borsadaki kayıplar ise TL bazında yüzde 8’i, dolar bazında yüzde 9.5’i buldu.

        ➔Ticaret kanalı üzerinden gelecek negatif etki, doğrudan yatırımlara hatta turizme de zarar verebilir.