Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Abdurrahman Yıldırım Warsh kapıyı açtı, enflasyon içeri girecek mi?

        Jackson Hole'daki konuşmalar çoğu zaman merkez bankacıları için büyük bir sınavdır. Çünkü orada söylenen her söz, yalnızca salondaki akademisyenler ve ekonomistler tarafından değil, dünyanın dört bir yanındaki tahvil, döviz, hisse ve emtia piyasaları tarafından aynı anda fiyatlanır.

        Bu yılın en önemli konuşmalarından biri de hiç kuşkusuz Fed Başkanı Kevin Warsh'ünki oldu. Önemliydi. Çünkü Warsh, faiz kararına ilişkin açık bir taahhütte bulunmadı ama Fed'in para politikası tartışmasının yönünü değiştirdi.

        Warsh ne dedi?

        • Konuşmasının en kritik cümlesi şuydu: “İşte benim standardım: Temel enflasyonun hedefimize açık ve yeterli bir hızla ilerlediğinden emin olmalıyız. Aksi halde yapacak işimiz var. Bu bizim işimiz, görevimiz ve yerine getirmemiz gereken sorumluluğumuz.”
        • Warsh burada faiz artıracağım demedi. Ancak piyasalar bu sözleri çok açık biçimde okudu: Eğer enflasyon yüzde 2 hedefine doğru yeterince hızlı inmiyorsa, Fed faiz artırabilir.
        • Dahası, Warsh Fed'in son 65 aydır süren yüksek enflasyondaki sorumluluğuna da dikkat çekti: “65 ay boyunca devam eden yüksek enflasyonun sorumluluğu doğrudan merkez bankasının üzerindedir. Ve olması gereken yer de budur.”
        • Fed'in resmi konuşma metninde de Warsh, yüzde 2'lik fiyat istikrarı hedefinin “kesin ve sabit bir hedef” olduğunu vurguladı ve “fiyat istikrarının kendi kendine oluşmayacağını” söyledi.

        Bu sözler sıradan bir enflasyon değerlendirmesi değildi. Bir anlamda Fed Başkanı'nın kendi kurumuna dönerek, “Enflasyonu düşürmek bizim görevimizdir, mazeret üretmeyeceğiz” demesiydi.

        Piyasalar mesajı aldı

        Piyasaların tepkisi da bunun kanıtı oldu.

        Warsh konuşmadan önce eylül toplantısında faiz artırımı ihtimali sınırlı görülürken, konuşmanın ardından vadeli piyasalarda faiz artışı olasılığı yaklaşık yüzde 40'tan yüzde 60'a yaklaştı. Reuters'ın değerlendirmesi de konuşmanın piyasa tarafından açık biçimde şahin algılandığını ortaya koydu.

        • Dolar güçlendi.
        • Tahvil faizleri yükseldi.
        • Altın ve diğer faiz hassasiyeti yüksek varlıklarda sert sayılabilecek satışlar görüldü.
        • Borsalar ise geriledi ama panik yaşanmadı.

        Bu da piyasanın henüz “Fed kesin faiz artıracak” sonucuna varmadığını, ancak bu ihtimali artık ciddi biçimde fiyatlamaya başladığını gösterdi.

        Aslında Warsh'ün yaptığı en önemli değişiklik şuydu: Faiz artırmak için ne olması gerektiği sorusunun yerini, faiz artırmamak için ne olması gerektiği sorusu almaya başladı. Ve şimdi gözler ağustos enflasyon verilerinde.

        Ağustos enflasyonu Warsh'ün sınavı olacak

        Eğer ağustos enflasyonu beklenenden düşük gelirse, Fed rahat bir nefes alabilir. Warsh de “enflasyon yeniden hedefe doğru yeterli hızda ilerliyor” diyerek faizleri sabit tutabilir.

        Ancak ya enflasyon beklenenden düşük gelmezse? İşte asıl mesele o zaman başlayacak. Çünkü Warsh kendi standardını Jackson Hole'da kamuoyu önünde açıkladı.

        Temel enflasyonun yüzde 2 hedefine açık ve yeterli hızla gittiğinden emin olunmalı. Aksi halde “yapacak işimiz var.”

        Bu durumda 16 Eylül toplantısında Fed'in önünde iki seçenek olacak.

        Birincisi faiz artırmak, ikincisi ise faizi sabit tutmak ama bunun için çok güçlü bir gerekçe üretmek.

        Fed faiz artırımından kaçınmak isterse, “tek bir aylık veri trend oluşturmaz” diyebilir. Birkaç veri daha görmek isteyebilir. İstihdam piyasasındaki gelişmeleri beklemek isteyebilir. Ama artık eskisi kadar rahat bir “bekle-gör” kararı veremez.

        Çünkü Warsh, Jackson Hole'da çıtayı yukarı taşıdı. Faizi sabit tutacaksa, neden artırmadığını piyasaya anlatmak zorunda kalacak.

        Fed'in içindeki bölünme büyüyebilir

        Burada bir başka risk de FOMC'nin kendi içindeki görüş ayrılıkları. Enflasyon yüksek gelirse, şahin üyelerin faiz artışı talep etmesi kaçınılmaz hale gelebilir. Diğer tarafta büyüme ve istihdamdaki riskleri önceleyen üyeler faiz artırımına karşı çıkabilir. Ortada ise Warsh kalabilir.

        Böyle bir tabloda faizlerin sabit tutulması halinde karşı oyların sayısı artabilir.

        Daha ilginci, Fed'in aynı toplantıda iki farklı yönden sıkışması. Bir grup “Enflasyon yüksek, faiz artırın” derken, diğer grup “Ekonomiyi gereksiz yere sıkılaştırmayın” diyor.

        Ortada kalan Fed Başkanı ise “Şimdilik bekleyelim ama artırmaya da hazırız” mesajı veriyor.

        Böyle bir karar, Fed'deki bölünmeyi daha görünür hale getirir.

        Asıl amacı faiz artırmak olmayabilir

        Burada ince bir nokta var. Warsh'ün amacı mutlaka 16 Eylül'de faiz artırmak olmayabilir.

        Belki de asıl yapmak istediği şey, Fed'in enflasyonla mücadele konusundaki kredibilitesini yeniden güçlendirmek.

        Fed'e yönelik en büyük soru işaretlerinden biri, siyasi baskıların para politikasını etkileyip etkilemeyeceği.

        Warsh ise Jackson Hole'da farklı bir mesaj verdi: “Ben bir karara değil, bir disipline bağlıyım.”

        Kendi ifadesiyle “Bugün burada bir karara değil, bir disipline bağlı olarak duruyorum.”

        Bu nedenle Warsh'ün Jackson Hole konuşması sadece eylül faiz kararının habercisi olarak görülmemeli. Bu konuşma daha büyük bir hedefe hizmet ediyor. Fed'in piyasaya şu güvenceyi verdi: Enflasyon yüzde 2 hedefinin üzerinde kalacaksa, Fed seyirci kalmayacak.

        Şimdi sıra verilerde. 10-11 Eylül’de açıklanacak ağustos enflasyonu düşük gelirse Warsh rahatlayacak. Beklentilerin üzerinde gelirse, Jackson Hole'da açtığı kapının önüne kendisi çıkacak.

        Sorumluluğun bedeli

        Çünkü piyasalar artık sadece enflasyonu fiyatlamayacak. Warsh'ün kendi sözlerinin arkasında durup durmayacağını da fiyatlayacak.

        16 Eylül bu nedenle sıradan bir Fed toplantısı olmayabilir.

        Faiz artırılsa da artırılmasa da önemli olan, Warsh'ün Jackson Hole'da ilan ettiği yeni standardın nasıl uygulanacağı olacak.

        Ve Fed Başkanlığı'nda bazen en zor şey, doğru sözü söylemek değildir. O sözü söyledikten sonra gereğini yapmaktır.

        Warsh, Jackson Hole'da Fed'in enflasyon sorumluluğunu açıkça ortaya koydu. Şimdi sıra hesap verme zamanının yaklaşıp yaklaşmadığında.

        Warsh kapıyı açtı. Bakalım ağustos enflasyonu içeri girecek mi?

        Son söz: “Sorumluluğun bedeli hesap verebilirliktir.” Winston Churchill