Jackson Hole'daki konuşmalar çoğu zaman merkez bankacıları için büyük bir sınavdır. Çünkü orada söylenen her söz, yalnızca salondaki akademisyenler ve ekonomistler tarafından değil, dünyanın dört bir yanındaki tahvil, döviz, hisse ve emtia piyasaları tarafından aynı anda fiyatlanır.
Bu yılın en önemli konuşmalarından biri de hiç kuşkusuz Fed Başkanı Kevin Warsh'ünki oldu. Önemliydi. Çünkü Warsh, faiz kararına ilişkin açık bir taahhütte bulunmadı ama Fed'in para politikası tartışmasının yönünü değiştirdi.
Warsh ne dedi?
Bu sözler sıradan bir enflasyon değerlendirmesi değildi. Bir anlamda Fed Başkanı'nın kendi kurumuna dönerek, “Enflasyonu düşürmek bizim görevimizdir, mazeret üretmeyeceğiz” demesiydi.
Piyasalar mesajı aldı
Piyasaların tepkisi da bunun kanıtı oldu.
Warsh konuşmadan önce eylül toplantısında faiz artırımı ihtimali sınırlı görülürken, konuşmanın ardından vadeli piyasalarda faiz artışı olasılığı yaklaşık yüzde 40'tan yüzde 60'a yaklaştı. Reuters'ın değerlendirmesi de konuşmanın piyasa tarafından açık biçimde şahin algılandığını ortaya koydu.
Bu da piyasanın henüz “Fed kesin faiz artıracak” sonucuna varmadığını, ancak bu ihtimali artık ciddi biçimde fiyatlamaya başladığını gösterdi.
Aslında Warsh'ün yaptığı en önemli değişiklik şuydu: Faiz artırmak için ne olması gerektiği sorusunun yerini, faiz artırmamak için ne olması gerektiği sorusu almaya başladı. Ve şimdi gözler ağustos enflasyon verilerinde.
Ağustos enflasyonu Warsh'ün sınavı olacak
Eğer ağustos enflasyonu beklenenden düşük gelirse, Fed rahat bir nefes alabilir. Warsh de “enflasyon yeniden hedefe doğru yeterli hızda ilerliyor” diyerek faizleri sabit tutabilir.
Ancak ya enflasyon beklenenden düşük gelmezse? İşte asıl mesele o zaman başlayacak. Çünkü Warsh kendi standardını Jackson Hole'da kamuoyu önünde açıkladı.
Temel enflasyonun yüzde 2 hedefine açık ve yeterli hızla gittiğinden emin olunmalı. Aksi halde “yapacak işimiz var.”
Bu durumda 16 Eylül toplantısında Fed'in önünde iki seçenek olacak.
Birincisi faiz artırmak, ikincisi ise faizi sabit tutmak ama bunun için çok güçlü bir gerekçe üretmek.
Fed faiz artırımından kaçınmak isterse, “tek bir aylık veri trend oluşturmaz” diyebilir. Birkaç veri daha görmek isteyebilir. İstihdam piyasasındaki gelişmeleri beklemek isteyebilir. Ama artık eskisi kadar rahat bir “bekle-gör” kararı veremez.
Çünkü Warsh, Jackson Hole'da çıtayı yukarı taşıdı. Faizi sabit tutacaksa, neden artırmadığını piyasaya anlatmak zorunda kalacak.
Fed'in içindeki bölünme büyüyebilir
Burada bir başka risk de FOMC'nin kendi içindeki görüş ayrılıkları. Enflasyon yüksek gelirse, şahin üyelerin faiz artışı talep etmesi kaçınılmaz hale gelebilir. Diğer tarafta büyüme ve istihdamdaki riskleri önceleyen üyeler faiz artırımına karşı çıkabilir. Ortada ise Warsh kalabilir.
Böyle bir tabloda faizlerin sabit tutulması halinde karşı oyların sayısı artabilir.
Daha ilginci, Fed'in aynı toplantıda iki farklı yönden sıkışması. Bir grup “Enflasyon yüksek, faiz artırın” derken, diğer grup “Ekonomiyi gereksiz yere sıkılaştırmayın” diyor.
Ortada kalan Fed Başkanı ise “Şimdilik bekleyelim ama artırmaya da hazırız” mesajı veriyor.
Böyle bir karar, Fed'deki bölünmeyi daha görünür hale getirir.
Asıl amacı faiz artırmak olmayabilir
Burada ince bir nokta var. Warsh'ün amacı mutlaka 16 Eylül'de faiz artırmak olmayabilir.
Belki de asıl yapmak istediği şey, Fed'in enflasyonla mücadele konusundaki kredibilitesini yeniden güçlendirmek.
Fed'e yönelik en büyük soru işaretlerinden biri, siyasi baskıların para politikasını etkileyip etkilemeyeceği.
Warsh ise Jackson Hole'da farklı bir mesaj verdi: “Ben bir karara değil, bir disipline bağlıyım.”
Kendi ifadesiyle “Bugün burada bir karara değil, bir disipline bağlı olarak duruyorum.”
Bu nedenle Warsh'ün Jackson Hole konuşması sadece eylül faiz kararının habercisi olarak görülmemeli. Bu konuşma daha büyük bir hedefe hizmet ediyor. Fed'in piyasaya şu güvenceyi verdi: Enflasyon yüzde 2 hedefinin üzerinde kalacaksa, Fed seyirci kalmayacak.
Şimdi sıra verilerde. 10-11 Eylül’de açıklanacak ağustos enflasyonu düşük gelirse Warsh rahatlayacak. Beklentilerin üzerinde gelirse, Jackson Hole'da açtığı kapının önüne kendisi çıkacak.
Sorumluluğun bedeli
Çünkü piyasalar artık sadece enflasyonu fiyatlamayacak. Warsh'ün kendi sözlerinin arkasında durup durmayacağını da fiyatlayacak.
16 Eylül bu nedenle sıradan bir Fed toplantısı olmayabilir.
Faiz artırılsa da artırılmasa da önemli olan, Warsh'ün Jackson Hole'da ilan ettiği yeni standardın nasıl uygulanacağı olacak.
Ve Fed Başkanlığı'nda bazen en zor şey, doğru sözü söylemek değildir. O sözü söyledikten sonra gereğini yapmaktır.
Warsh, Jackson Hole'da Fed'in enflasyon sorumluluğunu açıkça ortaya koydu. Şimdi sıra hesap verme zamanının yaklaşıp yaklaşmadığında.
Warsh kapıyı açtı. Bakalım ağustos enflasyonu içeri girecek mi?
Son söz: “Sorumluluğun bedeli hesap verebilirliktir.” Winston Churchill