Ukrayna'nın imkansız seçimi
Volodimir Zelenski 2019’da Ukrayna devlet başkanlığına aday olduğunda sitcom’daki başkan rolünü saymazsak siyasi bir tecrübesi olmadığı için dış dünyada hem komedyen diye hafiften alaya alınıyor, hem de Putin karşısında dişli bir rakip olamayacağı kaygısı uyandırıyordu. Seçim kampanyası sürerken “Halkın Hizmetkarı” dizisi de başarılı üçüncü sezonundaydı, reklamdı afişti fazla uğraşmasına gerek kalmadan TV ve sosyal medya üzerinden mevcut lider Petro Poroşenko’ya karşı açık ara kazandı seçimi Zelenski.
Poroşenko iktidarında Ukrayna yüzünü Batı’ya dönmüştü ama Rusya kontrolündeki Donbas’ta bitmeyen çatışmalar, ekonomik kriz ve yolsuzluktan bıkan halk Zelenski’nin savaş ve müesses nizam karşıtı reformist söyleminde umut bulmuştu.
Şimdi de adına demokrasi denilen herhangi bir ülkede gelecek seçimi Zelenski’den daha fazla garantileyen bir lider yok. Bugün seçim olsa alacağı oy oranı, 2019’daki yüzde 73’ü hayli aşıyor. Son anketlere göre halk desteği yüzde 85’i bulmuş durumda. Halk arasında en sevilen ikinci kişi ise yüzde 65 oranıyla TV moderatörü Serhiy Pritula. Bir TV yüzü ve aktör olmasının yanı sıra orduya Bayraktar SİHA’larını almak üzere “Narodni Bayraktar” (Halkın Bayraktar’ı) bağış kampanyasını başlatmasından ötürü kazandı bu desteği.
Başkanlık seçimi bugün değil, normal tarifeye göre Mart 2024’te. Ama Rusya’yla savaş ortamında nasıl?
Ama’ların devamı öyle yüklü ki saymakla bitmez.
Aslında seçim imkansız görünüyor fakat Batı’dan “Rus işgaline rağmen, Ukrayna’da demokrasiyi tescillemek için seçim zamanında yapılmalı” telkinleri geliyor. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı Tiny Kox, daha geçen mayısta sıkıyönetim altında bile bir çözüm bulunup seçime gidilebileceğini söylemişti. Almanya ise seçim ve anayasal hükümlerin uygulanmasına büyük önem verdiğini belirtmekle yetiniyor.
Telkinden öte neredeyse baskıcı tonda seçim isteyen son kişi ise yakından tanıdığımız Senatör Lindsey Graham. Geçen 24 Ağustos’ta Ukrayna’nın Bağımsızlık Günü için Kiev’e giden üç Amerikalı senatörden biriydi Cumhuriyetçi Graham; diğer ikisi Demokrat Elizabeth Warren ve Richard Blumenthal. Zelenski’ye partiler üstü ziyaretin amacı Rus işgaline karşı Ukrayna’ya topyekûn destek gösterisiydi.
Radio Liberty kaynağından Graham’ın Kiev’deki basın toplantısında söylediklerini hayretle okudum. Trump’la ilişkisinde bir küskün bir barışık tavrından gelgitlerini bildiğimiz Graham diyor ki;
Adam paralarını çalmadıkları için Ukraynalılara minnet duyuyor, bunu da yüzlerine söylüyor!
Graham, Ukrayna’ya silah yardımının en sıkı destekçilerinden ve karşılığında demokrasi adına seçim talep ediyor. Ancak Ukraynalılara bakarsanız, zaten Avrupa’nın özgürlüğü ve demokrasisi için savaştıklarını söylüyorlar.
Zelenski’nin verdiği bilgiye göre seçimler barış zamanlarında 135 milyon dolara mal oluyor, ancak savaş zamanında daha fazla tutar.
Meclis seçimlerinin de önümüzdeki 29 Ekim’de yapılması planlanıyordu, ancak sıkıyönetim kasım ortasına kadar uzatıldı. Yasaya göre kampanyanın seçim tarihinden 60 gün önce başlaması gerekiyor ama sıkıyönetimde seçim yasağı olduğu gibi toplanma yasağı nedeniyle kampanya yarışı da mümkün değil. Seçim yapılabilmesi için Anayasa’daki sıkıyönetimle ilgili hükümlerin değiştirilmesi gerekiyor. Sıkıyönetim düzenlemeleri en son 2015’te, Zelenski’nin siyasete atılmasından önce güncellenmişti.
Mevcut koşullarda meclisin görev süresi uzuyor. Gerçi Zelenski, milletvekilleri kabul ederse kendisinin yasa değişikliğine hazır olduğunu söyledi ama seçimin gerçekten özgür ve adil olmasını imkansız kılan başka engeller var.
Zelenski’nin dile getirdiği sorunlardan biri, cephedeki askerlerin seçme hakkını kullanamayacak olması; “Onlar bugün demokrasiyi savunmak için savaşıyor. Bugüne kadar sırf bu yüzden seçime karşı çıktım. Askerlerin oy vermesi için bir çözüm yolu bulunsa kabul ederdim” diyor.
Sandığa gidişi garanti olmayanlar sadece askerler değil. İki yıl önce nüfusu 44 milyon olan ülkenin sekiz milyon vatandaşı savaş nedeniyle yurt dışında mülteci, altı milyonu yurt içinde yerinden edilmiş durumda. Rusya’nın işgali altındaki bölgelerde yaşayanların sayısı da tahminen beş milyon ve buralarda sandık kurmak imkansız ötesi.
Savaşın ortasında seçmen bu kadar dağılmışken seçim hazırlığı komplike bir iş, fazlasıyla kaynak gerekiyor ve ne kadar başarılı olacağı şüpheli. Ancak daha da önemlisi seçimin yaratacağı hayati tehlike. Seçmenin güvenliği nasıl sağlanacak? Oy kullanma, sayım-döküm, tasnif ve tutanaklandırma aşamasında dakika sektirmeden iş başında olması gereken sandık kurulu üyeleri ve müşahitler, sürekli hava akını alarmı verilen ortamda seçimi bırakıp sığınağa mı koşacaklar? Oy verme işleminin yapıldığı her yer Rus füzeleri için açık hedef haline gelirse bunun adı özgür ve adil seçim olabilir mi?
Ve ayrıca sıkıyönetimde medyanın kısıtlanması, meclisin çalışmaması ve toplanma yasağı bulunması nedeniyle Ukrayna’da demokrasinin askıya alındığı, dolayısıyla bu badirenin seçim yoluyla aşılabileceği yorumunda bulunan uluslararası siyasi analistlerin de savaşın ne demek olduğunu iki kere düşünmesi gerekiyor.
- İptal kültürünün iki yüzü – Rusya'ya hemen, İsrail'e belki!2 ay önce
- Hangi yedi savaşı bitirdi1 ay önce
- Filistin'i tanıyan Dünya haritası ne işe yarıyor1 ay önce
- Kimdir bu Candace Owens - neden Macron'larla uğraşır, Macron'lar neden onunla uğraşır1 ay önce
- Amerika'nın Reichstag yangını3 ay önce
- Doha mesajları3 ay önce
- Yel değirmenlerinin Trump'la imtihanı2 ay önce
- Gazze sürgünlerine Afrika'da yeni adresler – tamamı virane3 ay önce
- Göçmen selinin onuncu yılında Merkel'le hesaplaşma2 ay önce
- Kafka'nın Yemek Kitabı - veya kasap büyükbabasına isyanla nasıl vejetaryen oldu3 ay önce