Beşiktaş türbülansa girmiş
Yönetim yok.
Teknik direktör yok.
Takımın lideri yok.
Oyuncuların birbirine sevgi ve saygısı yok.
Üstüne sakat oyuncu çok.
Beşiktaş ciddi sıkıntılar yaşıyor. Tam bir kaos ortamı. Yokluklar ve sorunlar motivasyon eksikliğini de beraberinde getiriyor.
Karşılaşmanın yorumundan önce, teknik direktörlüğü idareten götüren Burak Yılmaz’ın söylediklerine bakmak gerekiyor.
Burak hoca, çok sıkıntılı bir dönemde elini taşın altına koymuş ve işi götürmeye çalışıyor.
Beğenirsiniz beğenmezsiniz, takımın sorumluluğunu üstlenmiş.
Burak Yılmaz, maç sonrası oldukça sinirli bir tavırla Bailly’i neden oyundan aldığını açıkladı.
Anladığımız kadarı ile; Bailly devre arasında arkadaşı Tayfur Bingöl’ün yakasına yapışmış, kötü oynadığı için tartışmış.
Tecrübeli bir teknik adam bu durumda ne yapardı merak ediyoruz açıkçası.
Oyuncudan formasını alır mı, yoksa gerginliği giderir miydi?
Şimdi maça gelelim.
Karşılaşmanın ilk yarısı Beşiktaş daha etkin bir oyun oynadı. Top Siyah-Beyazlıların kontrolündeydi. Salih’in köşeye giden şutunu kaleci çıkardı. Tayfur’un şutu ise direkten döndü.
Rakip Antalyaspor hiç pozisyona giremedi. Kaleye bir şutları vardı. O da dışarı gitti.
İlk 45 dakikanın bitimine saniyeler kala, Beşiktaş Cenk’in golü ile öne geçti. Pası veren Salih’ti.
Golden önce, ceza sahası içerisinde kafa şutu atmaya çalışan Salih’e Erdal’ın arkadan yaptığı faul ise yüzde yüz penaltıydı. Hakem de, VAR da uyudu!
Gelelim ikinci yarıya.
Ne olduysa bu yarıda oldu. Maç başlarken, Bailly’nin olmadığını gördük. Yerine Rosier forma giymişti. Sakatlanmış diye düşündük. Gerçeği maç sonu öğrendik.
Savunmada oyuncuların yeri değişmişti. Bu değişikliğin faturası ağır oldu.
İkinci yarının başlamasıyla birlikte Antalya atağında ilk gol geldi. Dakika 46, pası veren Jehezkel, golü atan Saric’ti.
50. dakikada kaleci Ersin gereksiz bir biçimde kalesini terk etti. Jehezkel topu boş kaleye gönderdi.
57. dakikada yine Jehezkel, 3 kişinin arasından topu bir kez daha ağlara göndermeyi başardı. 12 dakikada 3 gol.
3-1’den sonra Beşiktaş oyundan tamamen düştü. Oyun disiplini kayboldu. Orta sahada ikili mücadelelerde yoktu. Pas organizasyonu, üretkenlik pratiğe yansımadı.
Beşiktaş’ın ne denli kırılgan bir takım olduğunu da gördük. Oyunu çevirecek, sahaya karakter koyacak lider bir oyuncu yoktu.
Şu soruları da sormakta yarar var. Stoperlerin sakat olduğu bir dönemde, Onana neden oynatılmadı?
Birinci kaleci Mert, Adana Demirspor’dan gelen tecrübeli Gökhan İnler, yetenekli Rebic, ikinci golü atan Muleka neden ilk 11’de yoktular?
Sorular çok. Burak Yılmaz olaya duygusal bakıyor. İşin henüz başında. Faturayı ona çıkarmak haksızlık olur.
Koskoca bir camiayı türbülansa sokan yönetim nerede? Nasıl hesap verecekler?
- Musaba ateşi!25 dakika önce
- Galatasaray'ın gücü tartışılmaz25 dakika önce
- İstanbulspor 100 yaşında21 dakika önce
- Temiz futbol18 dakika önce
- Necip Uysal'a vefasızlık17 saat önce
- Çilingir Cerny!6 gün önce
- Güç farkı36 dakika önce
- Güzel oyun, net skor2 dakika önce
- Fenerbahçe'ye 45 dakika yetti!3 dakika önce
- Beşiktaş tek devre37 dakika önce