Masumiyet Müzesi’nin ilk cümlesinde “Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum” diyerek yaşadığı büyük hayal kırıklığını özetleyen Kemal, yaşadığı büyük acıyla baş etmeye çalışırken hatıralara tutunur. Hayal kırıklığı bir takıntı halini alır. Onu aşmak yerine daha da içine gömülür. Sigara izmaritlerinden, tokalara Füsun’a ait yüzlerce nesneden oluşan bir ‘hayal kırıklığı müzesi’ kurar.
Geçen hafta New York Times’ta çıkan ‘Olimpiyat Sporcuları Bize Hayal Kırıklığı Hakkında Ne Öğretebilir?’ başlıklı yazıyı okurken Kemal’i hayal kırıklıkları arasında slalom yaparken düşündüm!
Gloria Liu imzalı yazı 2006’da, henüz 20 yaşındayken, Torino’da düzenlenen Kış Olimpiyatları’nda snowboard dalında mücadele eden Lindsey Jacobellis’in öyküsüyle başlıyordu. Yarışın son bölümünde havalı bir hareketi denerken düşüp, büyük farkla önde götürdüğü ve o hareketi denemese büyük ihtimalle kazanacağı altın madalyadan olan Jacobellis, sonraki üç olimpiyata 2006’da yaşadığı hayal kırıklığını da yanında götürmüş. Ne kendisi unutmuş, ne de gazeteciler, seyirciler unutmasına izin vermiş. Basın toplantılarında, seyircilerle bir araya geldiğinde hep o büyük ‘hayal kırıklığı’ sorulmuş. 2010 ve 2014’teki olimpiyatlarda bırakın madalyayı finallere bile kalamamış. En büyük rakibi ‘hayal kırıklığını’ geçememiş bir türlü. Bugün hala bir spor müsabakası izleyemediğini söylüyor Lindsey Jacobellis: “Kameralar kazananı gösterdiğinde ben kaybedenler için üzülmeye başlıyorum!”
Kazananın bir kişi olduğu bir ortamda saatlerce, günlerce, haftalarca, aylarca, yıllarca yapılan çalışmaları bir anda boşlukta amaçsızca sallanıp duran onlarca kaybedeni görmüyoruz bile; kazananın yanına geçip kaybedenin ‘hayal kırıklığı’ üzerinde dans ediyoruz!
EN İYİ SPORCULAR KAYIPLARI GELİŞİMLERİ İÇİN BİR FIRSAT OLARAK GÖRÜYORLAR
Bir olimpiyatta kazananların sayısı iki elin parmaklarından biraz fazlayken, kaybedenler sonsuz doğru uzanıp gidiyor. Ve hepsi kaybettikleri o ‘an’dan itibaren büyük bir hayal kırıklığıyla baş başa kalıyorlar.
Olimpiyat sporcuları ve diğer elit atletlerle çalışan psikolog Michael Gervais, “Bir çoğunun çocukluktan beri kurduğu bir hayal var ve bazı durumlarda bu hayal dünyanın gözleri önünde tuzla buz oluyor. Ancak bazılarının bununla baş etmek için bir sistemi var…” diyor.
Britanya’da Loughborough Üniversitesi’nden Profesör David Fletcher’a göre üst düzey sporcular için ‘kaybetmenin hayal kırıklığıyla mücadele’ iş tanımlarının önemli bir parçası: “En iyi sporcularla bizler arasındaki fark, onların zorlukları, kayıpları bir tehdit olarak değil gelişim fırsatı olarak görmeleri.”
Bilim insanları doğuştan iyimser olmanın hayal kırıklığıyla baş etme konusunda büyük yardımı olduğunu ancak ‘kaybetmenin acısına dayanıklılığın belli ölçüde öğrenilebileceğini söylüyor. Üst düzey sporcularda hayal kırıklığın hiç yapışmadan kayıp gittiği ‘zinisel teflon’ özelliğinin uzun bir pratiğin sonucu olduğu belirtiliyor. Günümüzde sporcuların sadece fiziksel gelişim için değil zihinsel dayanıklılık için de antrenmanlar yapmaları bir zorunluluk.
ABD Olimpiyat ve Paralimpik Komitesi’nin psikolojik hizmetler direktörü Jessica Bartley’e göre psikologlar sporculardan sadece zaferlerini hayal etmelerini değil, aynı zamanda ters gidebilecek her şeyi ve buna nasıl tepki vereceklerini de gözlerinde canlandırmalarını istiyor.
Sporcular yarışma sırasında hayal kırıklığını aşmak ve soğukkanlılıklarını korumak için ‘içlerinden kendi kendileriyle’ konuşuyorlarmış. Her duruma hazırlıklı olmak için bazı ifadeleri de kağıtlara yazıyorlarmış.
HAYAL KIRIKLIĞIYLA MÜCADELE İÇİN SONUCA DEĞİL SÜRECE ODAKLANILMALI
Psikolog Michael Gervais, hayatta bir amacı olun kişilerin stresle daha kolay başa çıktıklarını belirtiyor. Gervais, sporculardan kazanmanın ötesinde hayattaki hedeflerini belirlemelerini istiyormuş: “Sporcuların motivasyonu madalyadan daha büyük bir şeye dayandığında hayal kırıklığı acı verir ama yıkıcı bir sonucu olmaz!”
Profesör David Fletcher, başarı için birden fazla kriter belirlemenin hayal kırıklığına karşı koruyucu bir etkisi olabileceğine inanıyor: “İyi sporcular sadece sonuca dayalı hedefler yerine kontrol edebilecekleri süreç odaklı hedefler koyuyor. Bir yarışı kaybetseler bile hala tekniklerini, tempolarını vb. Şeyleri geliştirmiş oluyorlar.”
İki altın madalyalı kayakçı Ted Ligety, hayal kırıklığıyla mücadele için sporun dışında kendisine bir hedef koyduğunu anlatıyor: “Yarış kariyerim boyunca bir gözlük ve kask şirketini yönettim. Spor kariyerimden sonrası bu alanda çalışmak için planlar yaptım. Bu bana sporun dışında hayatta da güzel şeyler olabileceğini gösterdi. 2018 Olimpiyatları’nda 15. Olduktan sonra yaşadığım hayal kırıklığını atlatmama bu planlar yardımcı oldu.”
Olimpiyat sporcularıyla çalışan zihinsel performans koçu Lauren Loberg’e göre, sporcuların destekçilerinin onlarla bir yarışmacı değil, bir birey olarak yaklaşmaları ve ilgilenmeleri de hayal kırıklığını atlatma konusunda büyük önem teşkil ediyor.
YAS SIRASINDA HAREKET GEÇEN BEYİN BÖLGELERİ HAYAL KIRIKLIĞINA DA TEPKİ VERİYOR
Nasıl hazırlanılırsa hazırlanılsın yine de yıllarca süren çalışmanın ardından gelen kayıpla yaşanan hayal kırıklığı yine de çok can yakıyor. Bazı sporcular o anı çok sevdikleri birini kaybettiklerinde yaşadıkları acıya benzetiyor. Dr. Grevais'e göre hayal kırıklığı, yas sırasında aktive olan beyin bölgelerini harekete geçirme potansiyeline sahip. Tıpkı yas gibi hayal kırıklığını atlatmanın da yıllarca sürebileceği belirtiliyor.
Bazı olimpik sporcuların kariyerleri sona erdikten sonra depresyon, madde bağımlılığı ve daha da kötü şeylerle baş başa kaldığı biliniyor.
Dört olimpiyatta 28 altın madalya kazanarak bir rekor kıran yüzücü Michael Phelps’in de aralarında bulunduğu sporcuların yaşadıkları ruhsal problemleri anlatan ‘Altının Ağırlığı’ (The Weight of Gold) adlı belgesel bu durumu çok güzel anlatıyor.
Psikologlar hayal kırıklığına karşı dayanaklığın ne ölçüde kişilikten ne ölçüde öğrenilmiş becerilerden kaynaklandığı konusunda farklı görüşlere sahipler.
Snowboard’cu Lindsey Jacobells, 2006, 2010 ve 2014’teki hayal kırıklıklarının ardından 2016’da zihinsel olarak güçlenmek için eğitimler almaya başlamış. 2018’de 12 yıl aradan sonra finaller kalmış. 2022’de ise 36 yaşında iki altın madalya birden kazanmış.
Hayal kırıklığı kaçınılmaz... Ancak hepimiz kişisel ‘hayal kırıklığı müzelerimize’ Jocobells gibi vazgeçmeyerek, er ya da geç altın madalyalar ekleyebiliriz. Hayatlarımızın en mutlu anının bilmeden boşa harcasak da, daha mutlu anlar yaratabilme cesaretimiz olması yeter!