Kötünün, beterden kazancı…
Batılı ülkelerinin meydanlarında toplanan binler dün kendi dillerinden aynı şeyi haykırıyorlardı:
Onlar İngiltere, Almanya, ABD, Fransa, Yemen, Lübnan meydanlarında bağırırken, yöneticileri de basın açıklamalarında aynı cümleleri tekrarlıyordu…
Bunlar olurken Suudi Arabistan’ın Başkenti Riyad’da toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Ortak Zirvesi’ne katılan liderler de meydanlardaki çağrıya paralel olarak, teneffüs gibi 3-4 saatliğine değil, beklemeksizin hemen şimdi ateşkesin sağlanması gerektiğine işaret ediyordu.
Bu denli yoğun çağrılar ve tepkiler karşısında İsrail’in tutumu ise açık umursamazlık, bir o denli de aymazlıktan öte değildi…
Daha ilerisi hiçbir koşulda dokunulmaması gereken sağlık kurumuna, Filistin’in en büyük hastanesi Şifa’ya bomba yağdırıyordu…
Zaten yakıtı bittiği için jeneratör ile elektrik üretimi de olanaksız hale gelen Şifa hastanesinin ameliyathanesini de bombalamaktan geri durmadı.
Hastanenin dün öğleden sonra hizmetleri sonlandı; bombalama ise dün geç saatlerde de devam etti.
Filistin üzerinde bugüne kadar uygulanan simgesel şiddetin, bir ayı aşkın zamandır fiziksel hale dönüşen saldırısını engellemek de mümkün olmayacak.
Son bir aydır uygulamasına bakılırsa, artarak devam edecek…
Bundan dolayı, Foucault’un dile getirdiği “şiddeti ölçecek hassas kantara” da artık ihtiyaç kalmadı; tüm ekranları kapsayan şeffaflığın şiddetine de tanık oluyoruz…
İsrail’i bu denli aymaz duruma getiren ise batının geçmişte Felluce, Musul, Kerkük, Kabil’e geçmişte yaşatılan katliamlar ve Suriye’de milyonlarca insanı göçe sürükleyen şiddet…
Öyle bir noktaya geldi ki bir önceki kötü, kendisinden sonra gelen beladan güç devşiriyor; kendinden sonra gelen şiddetin kazancını biriktiriyor…
Ardından da hiçbir şey yapmamış gibi yoluna devam ediyor; hatta en hızlı insan hakları savunucusu oluyor…
Nitekim dün İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında Suriye Devlet Başkanı Esad, ev sahibi liderin üç sağında duruyordu…
Nasıl ki Afganistan Irak’ın, Suriye Afganistan’ın, Ukrayna Suriye’nin üzerine örtü çektiyse, İsrail’in Filistinlilere yönelik Gazze saldırısı da Ukrayna için aynı şey oldu…
Geçen yıl hayata veda eden, BM’nin soykırım ile ilgili çalışmalarında önemli roller üstlenen ABD’li Sosyolog Helen Fein’in altını çizdiği gibi:
Fein, bu noktada durmuyor; yurttaşı olduğu ABD yönetimini kastederek devam ediyor:
Helen Fein’in de altını çizdiği insanlara yönelik katliam benzer şekilde bugün de Gazze’de devam ediyor; öldürme nedenleri de benzer:
Seçilen kurbanların bir aydan fazla süredir gözlerimiz önünde cereyan ettiği gibi, “yapabilecekleri ya da yapamayacakları hiçbir şey yok…”
Çünkü kötü, beterden kazandı, bir sonraki de yeni gelecekten kazanacak.
Uzun yıllar gerçekleştirdiği uygulama sonucu bir toplumu değersizleştirme, insandışılaştırma politikasının geldiği son noktayı uyguluyor…
Şiddet uygulananlar için ölümün ani mi, acı içinde mi geleceği temennisinin ötesinde seçme hakları da bulunmuyor…
Sadece bölge ülkeleri de değil, İsrail’e en büyük desteği veren Washington yönetimi ile diğer iki önemli güç Rusya ve Çin de bir yaptırım uygulayamıyor.
ABD medyasında yer alan haberlere göre 15 Kasım Çarşamba günü Asya-Pasifik Zirvesi’nin yapılacağı San Francisco’da ABD Başkanı Biden, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile buluşmasında da konu masada olacak.
Birbirlerine derin güvensizlik gerilimi besleyen iki lider, en son geçen yıl Endonezya’nın tatil adası Bali’deki Nusa Dua’da düzenlenen G-20 Zirvesi sırasında üç saat görüşmüştü…
O tarihte Gazze meselesi de söz konusu değildi…
İddiaya göre ABD Başkanı, Gazze konusunda Çin liderinden beklediği desteği dile getirecek…
Beklentinin, İsrail’in Filistin’e yönelik katliamını durdurma üzerine yönelik olduğunu sanmayın…
Beyaz Saray yetkililerine dayandırılan haberlere göre Biden, Xi’den “Tahran veya vekillerinin İsrail-Hamas savaşının genişlemesine yol açabilecek eylemlerde bulunmaması gerektiğini açıkça belirtmek için Çin'in İran üzerinde gelişen nüfuzunu kullanmasını” isteyecekmiş…
Beklentileri İran petrolünün en büyük alıcılarından olan Çin’in, Tahran üzerindeki nüfuzunu kullanmaları…
Amaç Gazze’de üzüm yemek değil; Çin üzerinden İran’a uygulanan ambargoyu sürdürmek olunca Tel Aviv önüne gelen bağcıya saldırır…
Kötü de beterden beslenmesini sürdürür…
- Gazze'de ateşkesin garantisi…1 ay önce
- Gazze'li Abdullah'ın rüyası…2 ay önce
- Meclis'in mevcut aritmetiği mi, yoksa kamuoyu yoklaması mı?2 ay önce
- AK Parti'nin 76, CHP'nin ise 56…1 ay önce
- Yasası 'özel', infazı 'genel'…1 ay önce
- Mitolojik olan bitti, meteorolojik başladı…1 ay önce
- Şam'dan, İsrail'e: Egemenlikte pazarlık, toprakta müzakere yok...1 ay önce
- Lafı çok, hareketi yok…1 ay önce
- İnönü'yü devirdi, Özel'i de getirdi…1 ay önce
- Weizman'dan Yılmaz'a, Netanyahu öngörüsü!..2 ay önce