Türk toplumu ruh hastası mı oldu?
Son beş yılda antidepresan ilaç kullanımı yüzde 56 arttı
Kenan TAŞKIN-İsmet ACAR / AHT
Türkiye'de son beş yılda antidepresan ilaç kullanımı yüzde 56 arttı. TBMM’de bir soru önergesine yanıt veren Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 2008’de 16 milyon 537 bin 260 kutu antidepresan tüketiminin 2012 sonu itibarıyla 25 milyon 958 bin 726 kutuya yükseldiğini açıkladı.
Müezzinoğlu, artışı her branştaki doktorun bu ilacı yazmasına bağladı. Uzmanlara, antidepresan ilaçlardaki artışın nedenini sorduk.
Artışın nedeni, her doktorun bu ilaçları yazmasından mı kaynaklanıyor yoksa Türk toplumunda stres, kaygı ve depresif rahatsızlıklarda artış mı var?
‘Mutsuzluk ilacı gibi kullanma eğilimi oluştu’
Psikiyatr Doç. Dr. Armağan SAMANCI:
Psikiyatri kliniklerinde görevli bir psikiyatr günde 30 ile 50 kişi görüyor. 10-15 dakikada psikiyatrın bir hastayı teşhis etmesi de tedavi etmesi de çok zor. Devlet hastanelerinde, psikiyatrın kapısını çalan neredeyse herkes reçeteyle çıkıyor. Bu normal değil. İyi bir psikiyatri hizmetinin sunulması için uluslararası standartlara göre her hastaya ortalama 30 dakika zaman ayrılması gerekir. Çünkü psikiyatri, hastayla iyi iletişim içinde olunması gereken bir branştır. Diğer branş hekimleri de bir anlamda antidepresanları doğru olmasa da mutsuzluğu çözme ilacı gibi kullanma eğilimindeler. İlaçların doğru kullanımı için hekimlere meslek içi eğitim verilmeli. Antidepresan kullanımı psikiyatrik tedavinin olmazsa olmazıdır. Ama aşırı arttığı da doğrudur. İlaç kullanımına gerek olmayan durumlarda ilaç kullanılması yanlıştır. Antidepresanlar bir mutluluk ilacı değildir. Hapı yutup mutlu olmayı beklemeyin.
‘Ortada yoğun bir kaygı durumu var’
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Nafiz KARAGÖZOĞLU:
Depresyona sokan sebepler kişilere göre değişiyor. İnsanlar ihtiyaçlarına değil, isteklerine kanalize oluyor, bu da mutsuzluk doğuruyor. Stres varsa hipertansiyon, kalp damar hastalıkları artıyor. Tüm branştaki doktorlar stresin kaynağını sorguluyor. Hastada stres varsa, tansiyonu, uyku düzenini direkt etkiliyor. Var olan psikiyatr, psikolog sayımız etkin olarak kullanılamıyor. Diğer branşlardaki uzmanlar da hastayı çözümden uzak tutmamak adına bu tür ilaçları kullanabiliyor. Tek ve en büyük sebebin doktorların yazması olduğunu düşünmüyorum. Çünkü ortada yoğun kaygı durumu var. Doktorlardan bu ilaçları yazma hakkının alınıyor olması, var olan hastalığı ortadan kaldırmayacak. Doğru zamanda az miktarda, takiplerle yapılan tedaviler söz konusu olmadığında, cinnete ve intihara kadar giden olumsuz sonuçlar doğurabilecek. Bilimsel veriler bunu destekliyor.
‘Branş hekimleri yazmalı’
Uzman Doktor Psikiyatr Çetin ETİK:
Sağlık Bakanı’nın bu tespitine katılıyorum. Antidepresan ilaçlarını branş hekimleri yazmalı. Bir başka hekim rahatsızlığı tespit etse de ilacı yazmayı psikiyatra bırakmalı. Psikiyatr dışındaki hekimlerde zaman zaman bu ilaçları yazma eğilimi olabiliyor. Günümüzde psikiyatra ulaşmak çok da zor değil. Ama artışa bir başka etken de hastanın ilacı duyumlarına dayanarak kullanması. Yani sağlık kontrolünden geçmeden, bir başkasından duyarak ilaç kullanımı yaygın. Bir başka etken de budur.
‘Canı sıkılan istiyor’
Acil Servis Doktoru Dr. İsmet ERAYDIN:
Antidepresan ilaçlarının son dönemlerde çok fazla tüketilmesinin, en büyük nedeninin hastalığın derinine inmeden hastaya verilen ilaçlardan kaynaklandığını sanıyorum. Bunalıma girdiği gerekçesiyle hastaneye gelen hasta veya yakını hemen bu ilaçlardan istiyor. Yani sağlık kuruluşlarına başvuran hastalar, en ufak bir can sıkıntısında bile bu ilaçlardan talep ediyor. Bu ilaca başlayan en az 6 ay devam etmek durumundadır. Ama hasta bir ay sonra bırakıyor. Son dönemlerde bakanlığın aldığı bir kararla her antidepresan ilacını her doktor yazamıyor. Artışın bilinçsizce kullanımından kaynaklandığını sanıyorum.
‘Stres en büyük etken’
Psikiyatr İrfan COŞKUN:
Bu ilaçların kullanımında bu kadar artış olduğunu sanmıyorum. Varsa o artışın başlıca sebepleri ise şunlardır: Psikiyatra bakış açısı her geçen gün değişiyor. Eskiden “deli doktoru” derlerdi gitmezlerdi. Şimdi en ufak bir sıkıntıda psikologlara, psikiyatrlara gidiliyor. Bunun yanında sağlık kuruluşlarında psikolog sayısı arttı. Diğer doktorlara ulaşılabildiği gibi hastalar bize de rahatlıkla ulaşıyor. Bürokratik sıkıntılar kalktı eskiden sevk falan alınır ondan sonra psikiyatra gidilebilirdi. Günümüzün hastalığı stres, bu ilaçların kullanılmasının artmasında en büyük etken. Pratisyen hekimlerin de bu ilaçlardan bazılarını yazmalarının da artışta etken olduğunu düşünüyorum.
‘Tavsiye üzerine kullanılıyor’
Klinik Psikolog Mehtap GÜNGÖR:
Hiçbir doktor ihtiyaç olmayan ilacı hastasının reçetesine yazmaz. Ama günümüzde vatandaş tavsiye üzerine çok fazla ilaç kullanmaktadır. İnsanlar doktora gitmeden, eş dost tavsiyesiyle çok fazla ilaç kullanıyor. ‘Bu bana iyi geldi’ diyen, bir başkasının önerdiği ilacı alabiliyor. Antidepresan ilaçların artışı doktorların reçetelerine yazmasından değil, tavsiye üzerine ilaç kullanımı yaygınlaştığı için artıyor. Bu ilaçların kullanımı ve satışındaki artışın bir nedeni de günümüzde depresif durumlardaki artıştır diyebiliriz.