Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
İstanbul’a dikkat!
0:00 / 0:00

Covid-19 pandemisi dünyanın gündeminden düşmüyor. İstanbul’da vaka sayısı ile yoğun bakım hasta sayısındaki artış endişe yaratırken akıllarda yine merak edilen o soru var. Yoğun bakım servislerimiz ihtiyacı karşılama noktasında ne durumda? Bu soruyu yönelttiğimiz Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, bu hafta sonu ve önümüzdeki haftanın, İstanbul’un Kasım ayında salgın açısından nasıl bir tablo ortaya koyacağını belirleyen dönem olacağına dikkat çekerek, “Kasımı riskli bir ay olarak görüyoruz. Bunun en önemli nedeni mevsimsel gribe bağlı başvuruların artış gösterecek olması. Buna bir de Covid-19 hastalarının eşzamanlı olarak benzer semptomlarla hastanelere başvurmasını eklersek bu hastaları birbirinden ayırmak güçleşecektir. Bu açıdan önümüzdeki ayın zor geçeceğini düşünüyor ve çekiniyorum diyor.”

İLK ZAMANLARIN ZİRVE YAPTIĞI GÜNLERE DÖNMEK İSTEMİYORUZ

Prof. Dr. İsmail Cinel, pandeminin ilk dönemi içinde yer alan 19 Nisan tarihinde Türkiye’de yoğun bakımlarda 1920 hasta ile zirve yapıldığına ve yoğun bakım servislerindeki doluluğun yüzde 85-90’ının İstanbul’da gerçekleştiğine dikkat çekiyor. İstanbul kontrol altına alınınca bu defa Anadolu’da ki yoğun bakım servislerinde sıkıntı yaşanmaya başlandığını hatırlatan Cinel, “Yoğun bakım doluluk oranı açısından Ağustos 15’ten eylül başına kadar başı çeken il Ankara idi. Ankara’yı; Konya, Kayseri, Gaziantep, Kahramanmaraş, Erzurum, Sivas gibi iller izledi” diyor.

ANADOLU’DA AZALDI İSTANBUL’DA YİNE ARTTI

İçinde bulunduğumuz 15 Eylül-15 Ekim arasındaki bir aylık süreçte İstanbul’dan gidenlerin geri dönüş yapmaya başladığı ve bu dönüşün etkilerinin fazlasıyla görülür olduğu belirtiliyor. Prof. Dr. İsmail Cinel, “Özellikle 11-15 Ekim arasında İstanbul’da yoğun bakım servislerinde yatan hasta sayımızda artış olduğunu gözlemledik. Bu açıdan önümüzdeki haftayı çok önemli görüyoruz. Ekim ayı biterken İstanbul’da yoğun bakım doluluk oranları daha da yükselirse Kasım ayı ağır hasta ve yoğun bakım hastaları açısından daha ağır geçecek” diyor ve ekliyor; “Yoğun bakım yatak sayısının Türkiye de en fazla ve yeterli olduğu il İstanbul olmakla birlikte kasım ayına, doluluk oranlarımızı ve var olan rezervlerimizi tüketmiş olarak girmek istemiyoruz.”

YOĞUN BAKIMLARDA SORUN VAR MI?

İçinde bulunduğumuz dönemde yoğun bakım servislerinde yatak sayısı açısından bir sorun görülmüyor. Bu sorun kasım ayında da görülmeyebilir. Bu noktada dikkat etmemiz gereken başka bir sorunumuz var. O da geride bıraktığımız mart, nisan, mayıs aylarına oranla çok sayıda sağlık personelinin Covid-19 geçirmesi ve geçmişe göre çok daha yorgun olması. Pandemi süreci uzun sürdüğü için ilk günlerle bugün arasında farklı özellikler bulunuyor. İşte Prof. Dr. İsmail Cinel’in ağzından o farklılıklar:

SÜREÇTEKİ FARKLILIKLAR

*Tedavi algoritmasında yeri olan “Favipiravir” isimli ajan artık hastalarda daha erken kullanılıyor. Geçmişte bu ajan, yoğun bakım servislerinde yatan hastalara verilirken artık daha erken evrede, hastaların organ fonksiyonları bozulmadan ve yoğun bakıma yatırılmalarını engellemek amacıyla kullanılıyor. Bu uygulama yoğun bakıma giren hasta sayısını azaltmak için yapılsa da bu konuda istenen sonucun alınamaması bir tehdit olarak algılanıyor. Vaka sayısı çok olunca ilaca rağmen yoğun bakım hasta sayısındaki artış otomatik olarak çoğalıyor.

*Remdesivir isimli antiviral ajan belli şartlardaki hastalar için yeni kullanıma girdi. Bu ajan viral yükü azaltma işlevi görüyor. Bu ilacın da kullanılmasına rağmen İstanbul’da yoğun bakım doluluk oranı şu an için artış gösteriyor.

*Sadece Covid-19 tedavisi yapan hastanelerdeki farkındalık oranı daha yüksek bulunuyor. Hastanelerde cerrahi maske kullanımı bile sağlık personeline bulaşı kesin olarak önlüyor. Bu tür hastanelerde görevli sağlık personelinin Covid-19 pozitif olma oranının diğer hastanelere göre daha düşük oluşunun bundan kaynaklandığı belirtiliyor. Buna karşın diğer hastanelerde farkındalıktaki gevşeme ve sosyalizasyon nedeniyle sağlık personeli arasındaki bulaş daha yüksek olabiliyor.

*Tüm hastanelerin acil servisleri ve oluşturulan Covid acillerine giden hastalar tanı konulduktan sonra Covid hastanelerine yönlendiriliyor. Bu süreçte testi pozitif çıkan hasta sayısında artış görülmeye başlaması dikkat çekiyor.

*Pandemi sürerken yoğun bakım doluluk oranlarında artış gözleniyor. Bu durum, Kasım ayı için dikkatli olmamızı ve filyasyon mekanizmasına (hastalığın kaynağını bulup takibini yapmak) çok önem vermemiz gerektiğini ortaya koyuyor.

KASIM AYINA HANGİ DOLULUKLA GİRDİĞİMİZ ÇOK ÖNEMLİ

Prof. Dr. İsmail Cinel, yoğun bakım açısından değerlendirildiğinde Kasım ayına hangi dolulukla girdiğimiz çok önemli diyor ve devam ediyor, “ Önümüzdeki aya yoğun bakım yatak rezervlerimiz yeterli olarak girmek istiyoruz.”

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.