Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Artık hedef daha fazla turist değil; daha uzun kalan, daha çok harcayan ve sezonu 12 aya yayan ziyaretçi. Dalaman'daki yeni golf yatırımı bu değişimin en somut örneklerinden biri.

        Türkiye yıllardır turizmde aynı başarıyla övünüyor. Rekor turist sayıları...Doluluk oranları...Yeni oteller...

        Oysa artık sektörün konuştuğu konu bambaşka. Mesele daha fazla turist ağırlamak değil.

        Daha fazla gelir bırakan turisti çekebilmek.

        Hilton Dalaman Sarıgerme Resort & Golf için İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında anlatılanlar da tam olarak buydu. Göçay-Onur Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Göçen, Yönetim Kurulu Üyeleri Aslı Çetinceviz ve Mehmet Göçen, Genel Müdür Ümit Yaşar Atalay ile The Dalaman Golf Club Direktörü Mitat Batır yalnızca yeni bir golf sahasını tanıtmadılar. Aslında Türkiye turizminin bundan sonraki yönünü anlattılar.

        220 milyon euroluk yatırım

        İlk yatırım 2009’da 410 odalı otelle başlamış. Sarıgerme'de 1.553 dönüm bataklık bir alan, yıllar içinde doldurulmuş. Yaklaşık üç metre dolgu yapılmış. Otel ile birlikte tesislere bugüne kadar yaklaşık 220 milyon euro yatırım yapılmış.

        Denizle nehir arasında, “par 72 standartlarına” uyumlu 18 delikli golf sahası 6.152 metre uzunluğunda, 15 göletli (su engeli) ve 55 kum dağına (engeli) sahip.

        30 Ağustos'ta resmen açılacak tesis, 29 Ekim'de de Türkiye Golf Federasyonu'nun Cumhuriyet Kupası'na ilk kez İstanbul dışındaki bir merkez olarak ev sahipliği yapacak.

        Bu yatırımın amacı yalnızca yeni bir spor tesisi yapmak değil. Yeni bir destinasyon oluşturmak.

        Mustafa Göçen'in şu sözleri bunu çok net özetliyor: "Bu yatırım yalnızca yeni bir golf sahası oluşturma fikrinden doğmadı. Dalaman'ın uluslararası ölçekte dört mevsim tercih edilen bir destinasyon olmasına katkı sağlayacak uzun vadeli yatırım vizyonumuzun önemli bir parçasıdır."

        Aslında cümlenin kilit kelimesi dört mevsim.

        Çünkü Türkiye'nin en büyük sorunu turist sayısından çok sezonun kısa olması.

        Ekonomiyle benzerliği ne?

        Golf çoğu kişinin sandığı gibi yalnızca zenginlerin sporu değil. Aslında zamanı olanların sporu. 18 delik yaklaşık dört saat sürüyor.

        Öğrenebilmek için 20-30 saat ders almak gerekiyor. Üstelik eğitim hiçbir zaman bitmiyor.

        Golfçüler ilginç bir tanım yapıyor. "Rakiple değil, sahayla mücadele edersiniz."

        Her saha farklı karakter taşıyor. Rüzgâr farklı, çim farklı, zemin farklı.

        Belki de bu yüzden golf oyununda "artık öğrendim" diye bir aşama yok.

        En iyi oyuncular bile sürekli çalışıyor.

        Bu yönüyle golf ekonomiye benziyor.

        Kurallar aynı ama şartlar sürekli değişiyor.

        Dünü kazanan strateji bugün kaybettirebilir.

        Dolayısıyla her gün yeni şeyler öğreniyorsunuz.

        Belki de golfün cazibesi tam burada. İş insanlarının zaman kısıtı olmasına karşılık golf tutkunluğu bu benzerlikten kaynaklanıyor olabilir.

        Golf turisti neden değerli?

        Golf turisti sıradan tatilciden farklı. Grup halinde rezervasyon yaptırıyorlar ve daha uzun kalıyorlar.

        Daha yüksek standartlı otelleri tercih ediyor.

        Yeme-içmeye daha fazla harcıyor. Çevredeki restoranlardan alışverişe kadar yerel ekonomiyi besliyor.

        Bir golf turistinin ortalama harcaması yaklaşık 2.500 euro. Bu rakam klasik tatil turistinin yaklaşık 2,5 katı.

        İşte bütün yatırımın ekonomik mantığı burada yatıyor.

        Mustafa Göçen'in şu cümlesi bu nedenle dikkat çekiciydi: "Türkiye’nin sahip olduğu doğal, kültürel ve turistik zenginlikleri daha yüksek katma değer üreten turizm ürünleriyle desteklemesi gerektiğine inanıyoruz. Golf turizmi de bu dönüşümün en önemli alanlarından biridir. Konaklama süresini uzatan, sezonu genişleten ve destinasyona önemli ekonomik değer kazandıran bu yatırımın yalnızca Hilton Dalaman’a değil, Dalaman’a ve ülke turizmine de uzun vadeli katkı sağlayacağına inanıyoruz.”

        Aslında Türkiye'nin son yıllarda aradığı turizm modeli de tam olarak bu.

        Ve 73 yaşında olmasına rağmen Mustafa Göçen’i golfe başlatan da bu fırsat alanı olsa gerek.

        İspanya yaptı, Türkiye neden yapmasın?

        Dünyada yaklaşık 36 bin golf sahasının 16 bini ABD’de 6 bini Avrupa’da yer alıyor. Dünyada 100 milyon civarında golf oyuncusu bulunuyor.

        Golfün yalnızca spor ekonomisi 30 milyar dolar. Yan sektörleriyle birlikte oluşan ekonomik büyüklük ise yaklaşık 200 milyar dolar.

        İspanya bunu otuz yılda başardı. Bugün yaklaşık 400 golf sahası bulunuyor. Her yıl 1,5 milyon golf turisti ağırlıyor. Yaklaşık 5 milyar euro gelir elde ediyor.

        Türkiye ise bu yolculuğa Belek'le başladı. Bugün Antalya-Belek 15 sahası ile yılda 150 bin kadar turisti ağırlıyor ve 350 milyon dolarlık bir gelire ulaşıyor.

        Şimdi aynı başarı hikâyesi Dalaman'da yazılmak isteniyor.

        Golf aslında bir kalkınma yatırımı

        Toplantıda dikkatimi çeken noktalardan biri de buydu.

        Kimse yalnızca golf sahasını anlatmıyordu. Konuşulan şey yeni uçuşlar...Yeni oteller...Yeni yatırımlar...Yeni restoranlar...Yeni istihdam...

        Yani golf aslında tek başına bir spor yatırımı değil. Bölgesel kalkınma projesi.

        Aslı Çetinceviz'in Antalya ile Dalaman Havalimanı arasındaki yolcu farkına dikkat çekmesi de bu yüzden önemliydi.

        Bugün Dalaman yılda 5-6 milyon yolcu ağırlıyor. Antalya ise 40 milyona yaklaşıyor. Golf yatırımı bu farkı kapatmaya yetmez. Ama önemli bir başlangıç olabilir.

        Türkiye'nin dünya golf ekonomisinden aldığı pay hâlâ oldukça sınırlı.

        O nedenle Dalaman yatırımı yalnızca yeni bir spor tesisi değil. Türkiye'nin turizm gelirini artırma stratejisinin yeni bir hamlesi olarak okunabilir.

        Eğer başarılı olursa yalnızca Dalaman değil, Ege ve Akdeniz'in başka bölgelerinde de benzer yatırımların önünü açabilir.

        Turizmde başarı, gelen insan sayısıyla değil, bıraktığı değerle ölçülür.

        Son söz: "Başarı ne kadar sert vurduğunuzla değil, topu bir sonraki vuruşa ne kadar iyi hazırladığınızla ilgilidir." Amerikalı efsane golfçü Arnold Palmer