1954 senesinden itibaren teyzemi ve annemi konservatuvara götürdüğü yıllarda, kızlar bale dersindeyken, boş durmamak için beğendiği yemek tariflerini el yazısıyla geçirdiği ajanda artık bende. Bu demektir ki okuduğunuz sayfaları beğenmekte... Yani bir nevi hak etme durumum var
Selin KUTUCULAR / HT PAZAR
Duygusal bir hafta sonrası duygusal bir mutfak yazısı yazmak istiyorum. Her şey sevgili Arzu Durukan'ın davetiyle Yeditepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nin Antropoloji dersinde konuşma yapmamla başladı. Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğrencisi gençlerle, 10 senedir bitmeyen bir heyecanla aktarmaya çalıştığım yemek tariflerinin ve tıpkı insan hayatı gibi başı ve sonu olan sofra ritüelinin aslında bir sözlü tarih çalışması olduğunu konuştuk.
Sonra Yılmaz Erdoğan'ın son filmi ‘'Kelebeğin Rüyası''nı okunan tüm şiirlerin tam da içindeymişim gibi hissederek izlerken, Beyoğlu'nun bir zamanlar en ünlü pastanelerinden olan Nisuaz'da buldum kendimi. Dedemden ne çok dinlemiştik bu pastanede yazılanları, yaşananları...
Ve son olarak, anneannem Nermin Bilgütay'dan eşsiz bir hediye geldi. 1954 senesinden itibaren teyzemi ve annemi konservatuara götürdüğü yıllarda, kızlar bale dersindeyken, boş durmamak için beğendiği yemek tariflerini el yazısıyla geçirdiği ajanda artık bende. Bu demektir ki okuduğunuz sayfaları beğenmekte... Yani bir nevi hak etme durumum var.
Elimdeki neredeyse 60 senelik ajanda sadece bir yemek defteri değil. Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin şekillendiği yılların bir aynası sanki. Sayfaları çevirdikçe isimlerini unuttuğumuz markaların reklamları var. ‘'Kulak ve göz için bir ziyafet olan'' PYE radyo, ‘'güzel hatıralar'' için ADOX fotoğraf makinesi, "günlük sarfiyatı ancak bir gazete fiyatı kadar olan hakiki" Frigidaire ve ‘'modern ev kadının azami rahatlığı için harikulade'' BTH merdaneli çamaşır makinesi gibi ürünler dönemin tüm karakterini yansıtan illüstrasyonlarla tüketiciye tanıtılıyor.
Onlarca yıl sonra bu çok insancıl reklam sayfalarına bakmak insanı gülümsetiyor. Ajandanın sürprizleri bunlarla bitmiyor. İçinden çıkan el yazısı mektuplar, mektupların bir ucuna mutlaka iliştirilmiş yemek tarifleri, anneannemin ilgisini çekip kestiği gazete kupürleri, güzellik önerileri, mutfak ekonomisine ait tavsiyeler ve sonlara doğru diyet listeleri çok sevdiğim ve çok da benzediğimi düşündüğüm bir kadının mutfağından kendini en içten şekilde ifade edişi aslında.