Buğdayın en vahşi hali: Dinkel
BUĞDAYIN anayurdu dünya tarihinde tarımı başlatan ilk bölgelerden biri olan Anadolu coğrafyasıdır. Anadolu insanı yaklaşık 10 bin yıldır temel gıda maddesi olarak ekmek tüketir. Öyle ki; ekmek insanımızın genlerine işlemiştir. Ekmeğin izlerine ilk defa Urfa Göbeklitepe’deki kalıntılarda (MÖ 8000) buğday depolamada kullanılan depolama alanlarının bulunmasıyla ulaşıyoruz. Bu dönemde unu, su ve tuz ile yoğuran insanlar, köz ateşinde yassı taşların üstüne yapıştırarak yassı ekmekler pişirdiler. Bu ekmekler çok lezzetli değildi ve çabuk bayatlıyordu.
Yine Konya’nın Çumra İlçesi’nde bulunan Alacahöyükteki (MÖ 6000-5500) kazılarda, bugünkü fırınlara benzeyen ilk fırınlar ortaya çıkarılmıştır. Mayanın da keşfedilmesiyle bugün yediğimiz tam buğday ekmeğine yakın lezzette ekmek yapılmaya başlanmış ve binlerce yıldır da temel gıda maddesi olarak tüketilmekte. Günümüzde tahıllar insan beslenmesinde temel enerji kaynağı olarak kabul ediliyor.
20. yüzyılda unutulan Dinkel buğdayı, 1960’lı yıllardan sonra yapılan araştırmalarla normal buğdaya göre vitamin ve mineral bakımından daha zengin olduğu, kalori bakımından da daha az kalori içerdiği görüldü ve yeniden üretilmeye başlandı. Ülkemizde ise Backhaus’un kurucusu Dr. Hilal Duruk, kendiliğinden yetişen, buğdayın en vahşi halinden yapılan Dinkelberger ekmeğini diyetinde ekmekten vazgeçmek istemeyenlerin, formuna ve sağlığına önem verenlerin beğenisine sunuyor. Kalorisi düşük, vitamin ve mineral açısından zengin “Backhaus Dinkelberger Ekmeği”, 5 bin yıllık genetiği değiştirilmemiş buğdaydan üretiliyor. Ekmek, içindeki üzüm konsantresi nedeniyle uzun süre bayatlamıyor. Nemli bir ekmek. Kuvvetli antioksidan içeriyor. Dinkel unu, dinkel kırması, dinkel ezmesi, ayçekirdeği içi, üzüm konsantresi karışımıyla yapılan fındıksı lezzete sahip Dinkelberger ekmeğinin 100 gramı 235 kalori. Gerekli olan vitamin, mineral ve lifleri içeriyor.
Dr. Hilal Duruk 2004 yılında Hansel ve Gretel’in masalındaki ekmek ve şeker evinden esinlenerek kurmuş markasını. Backhaus, Almanca “Fırın Evi” anlamına geliyor. Toplam 9 şubesi var.
- 'Lezzet Hikâyeleri'nin yolculuğu başladı8 yıl önce
- Portakalın düğünü8 yıl önce
- Ünlü şeflerden yeni yıl tarifleri8 yıl önce
- Sultanahmet'te Emre Ergani imzası9 yıl önce
- Avrupa'nın en büyÜk sera çiftliği Bergama'da9 yıl önce
- Bu akşam sofranızda balık olsun9 yıl önce
- Serinleten lezzet smoothie9 yıl önce
- Bebekler ve çocuklar için 1 kaşık mucize!9 yıl önce
- Baharda lezzet durakları9 yıl önce
- Cupcake mi, muffin mi?9 yıl önce