Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Meme kanseri farkındalık ayı geldi, geçiyor. Meme kanseri ve kanser hastalarının beslenmesi alanında uzman onkolog Doç. Dr. Eda Küçüktülü ile tesadüfen tanışmasam, üzerinde durmadan gelip geçecekti.

Meme kanseri ve beslenme bağlamında atalık tohumdan üretilen karakılçık buğdayının farkına da Eda hanım sayesinde vardım.

Galiba farkındalık ayının farkına varmak için Boğaziçi’nde köprü ışıklarının pembeye çalması, THY uçaklarına pembe kurdele giydirilmesi, siyasetçisi, sporcusu ve sanatçısıyla ünlülerin yakalarında pembe kurdeleyle görünmesi, kadın odaklı markaların kampanyalar yürütmesi gerekiyordu.

Bu ekim ayında bunların hiçbiri olmadı.

Oysa meme kanseri kadınlarda en sık rastlanan kanser türü. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre yıllık teşhislerde akciğer kanserini geçmiş durumda; 2020’nin tanı sayısı 2.3 milyon. Her sekiz kadından biri hayatının bir evresinde meme kanserine yakalanıyor. Ergenlikten sonra hemen her yaşta ama ileri yaşlarda risk artarak.

Erken tanı için yapılacak ilk iş elle kontrol. Genetiğin yanı sıra yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ve çevre koşulları önemli faktör. “Sigaranın meme kanseriyle ilintisi olmadığı inanışı kesinlikle yanlış” diyor Dr. Küçüktülü. Sağlıklı kiloda olmak, düzenli fiziksel aktivite, alkol ve sigaradan uzak durmak şart.

KARAKILÇIK BULGURUNUN FAYDALARI

Sağlıklı beslenme deyince son günlerin modası glütensiz hayat. Dr. Eda Küçüktülü, ekranlarda gündüz ve hafta sonu programlarına çıkan bir takım insanların glütensiz diyet reçeteleriyle zarar verdiğini anlatıyor:

“Bununla çok mücadele ettik, bazı sanatçılar çıkıyor ‘meme kanseri hastaları için glütensiz tatlı yaptık’ diyorlar. Kadınların çoğu bilgileri oradan alıyor. Mönüye bakıyorum, buğdaydan tahıldan sizi uzaklaştırıyor. Pasta yapıyor, bağlamak için un yerine kayısı püresi kullanıyor. Kayısı yüksek şeker içeriyor, inanılmaz zararlı. Kilo kontrolü meme kanseri riskini azaltmakta önemli bir faktör. Şekerli ve işlenmiş gıdalarla alınan kalori artan yağ dokusunda östrojen üretimini de artırır. Artan östrojen meme kanserinin nedenlerinden biri. Tedavi olan hastalarda kanserin yenilenme oranını da artırır. Çölyak hastası değilsek tahılları belirli oranda tüketmemiz gerekiyor. Tabii sırf tahıl yiyin demiyoruz, her şey orantılı olmalı.”
<a class="text-link-underline" href="http://im.haberturk.com/2021/10/28/3235830_af8fa57948c6c5b435cfc643f70dcdbb.jpg"> #resim#873894#</a>Doç. Dr. Eda Küçüktülü

Glütensiz beslenme, çok ihtiyaç duyduğumuz tahılları koparıyor hayatımızdan. Folik asit, C vitamini, B12 vitamini, kalsiyum, magnezyum, çinko ve demir gibi yararlı mineral ve vitaminlerden mahrum bırakıyor. Sonuçta kardiyovasküler hastalıklar ve diyabet riski de artıyor.

Aslında glüten alımı eşittir meme kanseri diye bir bulgu yok, fakat düşük glüten tercih nedeni.

Bu noktada atalık tohumdan üretilen glüteni düşük karakılçık buğdayı sahneye çıkıyor. Eda Küçüktülü iki yıl önce La Boom’un şefiyle sağlıklı tatlı üzerinde çalışırken keşfediyor varlığını. Şef, Eda hanımı Hatay’ın Amik Ovası’nda karakılçık buğdayını yetiştiren Elif Ovalı ile tanıştırıyor. Bu konudaki tezler araştırılıyor. Böylece başka yerlerde ekim ve tanıtım macerası başlıyor.

Sadece kanser hastalarına değil, herkese sağlıklı beslenme kaynağı olarak karakılçık buğdayını hayatımıza sokmak için çalışıyor Küçüktülü. Çünkü binlerce yıldır topraklarımızda var olan genetiğiyle oynanmamış, hibritlenmemiş tohumdan yetişen karakılçık buğdayı özellikle bulgura dönüşürken glütenin zararlı bileşenlerinin yüzde 90’ını kaybediyor.

Karakılçık buğdayı yıllar önce kapsamlı bir tez konusu da olmuş. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Refet Seçkin’in 1968 tarihli “Bulgurun Terkip ve Yapılışı Üzerine Araştırma” başlıklı tezine göre karakılçık buğdayında glüten oranı yüzde 4.97 olduğu halde, bundan pişirilen iki çeşit bulgurda glüten oranı yüzde 0.57 ve yüzde 052’ye kadar düşüyor.

Teofarm Antakya’nın kurucusu Elif Ovalı karakılçıktan pilavlık, köftelik bulgurlar üretiyor, atadan kalma yöntemle taş değirmenden tam buğday unu çıkarıyor. Bu ürünler büyük bir market zincirinde satışta. Bir miktar da Ege’de İzmir çevresinde üretiliyor, internet üzerinden satılıyor. Elif Ovalı’nın desteğiyle Amik Ovası’ndan getirilen tohumla Antalya Korkuteli Kargın Köyü’nde de ekimine başlanmış. Önce iki dönüm, sonra 10 dönüme ekilmiş.

ZİPPO’LU TANITIM İBB EKRANLARINDA

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli radyasyon onkolojisi uzmanı Doç. Dr. Eda Küçüktülü tanıtım için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile de temasa geçmiş. İçişleri Bakanlığı ve Memeder'in tanıtım videosu şu an tüm İBB ekranlarında dönüyor. Yakında 43 saniyelik kamu spotu olarak da yayınlanacak.

Oyuncu Tuğçe Ersoy’un anlatıcı olduğu videonun finalinde Serdar Ortaç var. Emprovize bir final teslim etmişler, “Doğadan beslenin, doğal beslenin. Aslında doğa beslenmemiz için yeterli” diyor.

Bir sahnede ağzında buğday başağıyla koşan Border collie cinsi Zippo görünüyor. Onun hikayesini ayrıca anlatmak lazım. Türkiye’nin ilk ve tek Kovid’li maskeyi kokusundan tanıyan köpeği. Kendisi Ankara merkezli Köpek Koleji’nden.

Meme kanserini yendikten sonra hastalığın tekrarlanmaması için kilo almamak çok önemli. “Erken tanıda yol kat ettik, artık meme kanserinde beslenmenin önemine sıra geldi sıra” diyor Eda hanım ve ekliyor; “Her şeyi orantılı tüketmek gerekiyor, diyetten hiçbir şeyi çıkarmadan. Diyette esmer ekmek mi var, bir dilim yeter. Az kalori alınacak. Sonra hormonlu işlenmiş gıdalar da problem. Mesela hamburgerler. Tavuklarda östrojen hormonu kullanılıyor. Marketlerdeki Amerikan usulü glütensiz ürünler tamamen gereksiz. Oysa bizim atalık tohumlarımız ucuz. Ama deli gibi günde üç öğün yiyin de demiyoruz. Zaten tok tuttuğu için kilo aldırmıyor. Yaygınlaştırdıktan sonra tıpta diğer etken maddelerle ilgili olduğu gibi bilimsel çalışmalar planlanacak…"

Kendisi de iki yıldır karakılçık bulgurunun pilavını yapıyormuş, domates ve biberle köy tavuğunun suyunu ekleyerek. Rokayla salatasını da öneriyor. Çünkü meme kanseri geçirenlerde kemik erimesi riski var, roka ise kalsiyum zengini iyi geliyor.

Unutmadan; erkekler nadir de olsa meme kanserine yakalanabiliyor. Dr. Küçüktülü’nün de 70 yaşlarında bir erkek hastası varmış. Adamcağız “Namusumuzla bir kanser olamadık” demiş. Yani şundan mı olsaydı diye fikrimi belirttim ama burada söylememeyim.

Karakılçık projesine gelince, Eda hanım Çanakkale’de 57’nci Alay’ın son yemeği buğday aşı çorbasının da atalık tohumdan olduğunu hatırlatıyor.

Varlığımızı borçlu olduğumuz kahramanlara minnetle…

Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar