Mağrur Olma!..
Seçim sürecinde cumhurbaşkanı adayları, partiler ya da siyasiler çeşitli hatalar yaptılar ve bizler bunları yeri zamanı geldiğinde yazıp çizdik. "Bugüne kadar seçim sonucunu etkileyecek en büyük hata neydi" derseniz, Hiç düşünmeden, “İmamoğlu’na siyasi yasak getiren cezadır” derim. Ceza henüz kesinleşmedi; istinaf ve Yargıtay süreci var. İmamoğlu’nun önü kesilir mi? Ya da bu kararı düzeltecek, doğru olmadığını ortaya koyacak siyasi bir adım atılır mı ya da açıklama yapılır mı bilemiyorum. Ancak dün TBMM’de görüp konuştuğum AK Partililerin istisnasız tamamı, bu karardan hiç hoşnut değildi. Açık açık tepki gösterenler de vardı.
Muhalefet cephesinde ise ağızlar kulaklara varıyor. Mağduriyetin getirdiği müthiş bir coşku ve zafer duygusu vardı. Muhalefet liderleriyle birlikte vekillerin çoğu da zaten İstanbul Saraçhane’deki buluşmaya gitmişti. Sadece Meclis’te görevi olan, genel kurulda konuşmacı olanlar Ankara’daydı. Liderlerin Saraçhane’deki konuşmalarını ve performanslarını pas geçerek, kulisleri ve senaryoları anlatmak istiyorum. İmamoğlu kararı sonrası erkenci yorumlardan uzak durarak, tabloyu ve siyasetin içinde bulunduğu ortamı senaryoları ile birlikte aktarmak isterim…
ZAFER Mİ YENİLGİ Mİ?
Bu kararı bazıları, AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından yenilgi olarak değerlendiriyor. AK Partililerin önemli bir bölümü yargıya herhangi bir telkin veya müdahale olmadığını savunuyor. Bunun AK Parti’ye kurulmuş bir tuzak olduğunu düşünenler de az değil.
Fransız Yazar ve Filizof Simone de Beauvoir’ın, “Eğer yeterince uzun yaşarsanız, her zaferin bir yenilgiye dönüştüğünü göreceksiniz” sözünün tam da bugüne uyarlanabileceğini görüyorum. Hatta Batman Kara Şövalye film repliğinde, “Ya kahraman olarak ölürsün ya da kötüye dönüştüğünü izleyecek kadar uzun yaşarsın” diye bir replik vardır. Demem o ki bugün ne birileri için zafer ne de birileri için yenilgi diyebilmek için çok erken. Ancak şu açık ki, Ekrem İmamoğlu hakkında verilen karar, vatandaş nazarında muazzam bir haksızlık ve mağduriyet duygusuna yol açtı. İster istemez bunun sandığa, tercihlere, adayın kim olacağına etkisi ve yansıması olacaktır. Yargı süreci tamamlanmadığı için İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağını da şimdiden kestirmek güç…
Ankara’daki senaryoları ve değerlendirmeleri kısaca özetlersek;
1- AK Partililerin önemli bir bölümü, “Allah sonumuzu hayreylesin” diyerek rahatsızlıklarını dile getirirken, bu kararın kim olursa olsun muhalefetin adayına ve muhalefete 3-4 puan kazandırdığını ifade ediyor.
2- Kararın, AK Parti’ye zarar verdiğini düşünenler, mahkemeyi etkileyecek bir tutum sergilendiğine ya da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir şekilde devreye girdiğine de ihtimal vermiyor.
3- Çok az da olsa bir kesim, İmamoğlu ile ilgili yargı sürecinin seçimden önce tamamlanacağını, siyasi yasaklı hale geleceğini, dolayısıyla YSK’nın İmamoğlu'nun adaylığına onay vermeyeceğini söylüyor. 6'lı masanın da bu ihtimali gözeterek İmamoğlu'nu aday göstermeyeceğini söylüyorlar.
4- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararı eleştiren bir açıklama yapmasını bekleyen AK Partililer de var ancak tam tersine yargı kararını destekleyen bir çıkış yapacağını, hatta bu aşamadan sonra İmamoğlu bu kadar mağdur olmuş ve halk nazarında güçlenmişken, karşıya aday olarak almanın riskli olacağı da savunuluyor. Özetle, kararın desteklenip, İmamoğlu’nun aday olmaması gerektiğini söylüyorlar.
5- Tablo böyle ilerler, 6’lı masa İmamoğlu’nu aday gösterirse, Erdoğan’a karşı şansının çok yüksek olacağı vurgulanıyor ancak 6’lı masanın şöyle bir riskle karşı karşıya kalacağını vurgulamak gerekir: İmamoğlu aday yapılır ve seçime çok az süre kala, siyasi yasak kararı yargıda kesinleşirse o zaman çok daha büyük bir sıkıntı ortaya çıkmış olacak. O zaman alternatif bir aday çıkarılması gerekebilir.
6- Masanın diğer tarafına bakarsak; Ekrem İmamoğlu’nun kaybettiğini düşünen de Kılıçdaroğlu’nun kaybettiğini düşünen de var. Ancak bir görüşe göre, bu karar 6’lı masadaki herkesi rahatlattı. İmamoğlu yasaklanırsa kazanması konusunda şüphe ya da çekince koyanlar artık daha rahat destek açıklayabilirler. İmamoğlu’na yönelik karar 6’lı masanın adayı kim olursa olsun, ona da birkaç puan kazandırdı. Kılıçdaroğlu'nun adaylık konusunda eli güçlenmiş olabilir.
7- Benim gördüğüm tablo şu ki, bu karar AK Partilileri çok mutsuz etti; 6’lı masada ise bayram havası var…
8- Bir şerhim daha var. O da Ekrem İmamoğlu için… İmamoğlu İstanbul seçiminde müthiş bir performans sergiledi. Ancak sonraki süreçteki hırsı ve başkanlık performansı partisinde olduğu kadar, kendisine oy veren seçmende de bazı şüphelere ve rahatsızlıklara yol açtı. 6’lı masadan İmamoğlu isminin çıkması zor ancak tek başına yol yürümeye karar verirse, işte o zaman istediği halk desteğini bulamayabilir.
9- İmamoğlu aday gösterilecekse, 6’lı masanın ilkelerine ve parlamenter sisteme geçiş sürecine inanması, bu konuda söz vermesi gerekiyor. Bazı cemiyet buluşmalarında İmamoğlu’nun sistemi değiştirmekten ziyade revize etmekten söz ettiği konuşuluyor. Özellikle CHP içinde İmamoğlu için mevcudun, “2.0/sürümü” değerlendirmeleri yapılıyor.
10- Aklımdan hiç çıkarmadığım ve evrenin adaleti olarak hep şiar edindiğim bir ilke var ki o da şu: Evet mağdurlar bir şekilde hak ettiklerine kavuşuyor. Mağduriyetleri gideriliyor. Ancak mağrurlar da önünde sonunda cezalandırılıyor. AK Parti’nin ilk yıllarında, “Erdoğan’ın telefonundaki sır mesaj” diye bir haber yapmıştım. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, telefonuna bir grafik yüklemiş ve birleşen eller resminin üzerine büyük harflerle, “MAĞRUR OLMA…” yazmıştı. Erdoğan o zaman bunu bir işadamına gösterip, bu ilkeden asla şaşmayacağını söylemişti. Şimdi İmamoğlu mağdur ancak mağrur olmayı tercih ederse, ferasetine güvendiğim halk bunu da görüp değerlendirir. Bir gazetecinin minik notu ve uyarısı olarak, şuraya bırakmış olayım...