Okullar bir hafta ara tatile girdi; ardından bayram tatili var. Yaklaşan seçim nedeniyle siyasetin en hararetli günlerinde, dokuz günlük araya rağmen ülke tatil havasına pek giremedi.
Galiba hepimiz, “seçimlerin seçimi” tezine kendimizi iyiden iyiye kaptırdık. Sanki ülkede bundan başka seçim olmayacakmış gibi bir hava yaratılıyor. 14 Mayıs’taki seçimden on ay sonra mahalli idareler seçimi var…
İşin bu tarafı bir yana eğer beklendiği gibi cumhurbaşkanlığı seçimi 14 Mayıs’taki ilk turda bitmezse, iki hafta sonra, 28 Mayıs’ta ikinci tur seçimler olacak. Tabii bütün koşullar sabit kalmak şartıyla… İtiraz ve iptallerin olmayacağını var sayarsak…
Yüksek Seçim Kurulu, seçimin herhangi bir gerekçeyle tekrarlanmasına karar verirse cumhurbaşkanlığı seçimi ile parlamento seçiminin birlikte yapılması gerekiyor. Anayasa böyle emrediyor.
YSK, tam kanunsuzluk veya usulsüzlük gibi herhangi bir gerekçeyle seçimlerden birinin tekrarlanmasına hükmederse, bununla koşut olarak diğer seçimin de tekrarı gerekiyor.
Bu kadar kritik ve hassas bir süreçten geçilirken, YSK’nın alacağı kararların da epey tartışılacağını şimdiden öngörmek mümkün. YSK, ilk olması nedeniyle içtihat niteliğinde kararlara imza atacak.
YSK’nın alacağı kararlara karşı yargı yolu kapalı. AİHM dahi bu şikâyetlere bakmıyor.
YSK Başkanı Ahmet Yener, 14 Mayıs seçimlerinde yurt içinde 60 milyon 697 bin 843, yurt dışında ise 3 milyon 416 bin 98 seçmenin oy kullanacağını açıkladı.
Yener, bu seçimde ilk kez oy kullanacak seçmen sayısının 4 milyon 904 bin 672 olduğunu ifade etti. Yani seçimin kaderine etki edecek 5 milyon genç seçmenimiz var.
Seçim ikinci tura kalırsa 47 bin 523 seçmen bu sayıya ilave olacak. Yani doğum tarihleri itibariyle 50 bine yakın genç, iki seçim arasındaki 15 günlük sürede 18 yaşını doldurup seçme hakkı elde edecek.
Bu örnekten yola çıktığımızda; 14 Mayıs-28 Mayıs arasındaki döneme, bu sürede yaşanabilecek gelişmelere odaklanmak gerekir. Çünkü Türkiye, ilk kez ikinci tur seçimi tecrübe etmiş olacak.
Sandık kurullarının oluşumundan tutun da aynı ekipleri organize edip tekrar sandık başına götürmek, adaylar açısından 15 günlük sürede propaganda araçları ve doğru retoriği seçmek, seçmeni yeniden motive edip sandığa taşımak, ülkede oluşacak atmosfer, para piyasalarının yönü; toplumsal, siyasal ve ekonomik iklim, vatandaşın sonuçlara yönelik algısı, oy kullanacağı seçim bölgesine giden seçmenin ikinci kez mobilize edilmesi, sandık güvenliği, itirazlar ve bunların sonuçlandırılması, kazanacak ve kaybedecek adayların siyasi geleceği, ülkenin seçim ertesinde uyanacağı sabah… Liste uzatılabilir.
Vatandaşın şimdiden seçim sürecinde oluşacak iklime hazır olması gerekiyor.