Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

BU senenin en kalabalık hatta en yoğun doğum günü Tolga Sezgin’inki oldu sanırım. İlk kez bir doğum gününe ev sahipliği yapan Soho House çalışanları bile şaşkındı. Eskiden Chapel olan Chancery Room’da gerçekleşen parti o kadar kalabalıktı ki, servis yapan elemanlar “İlk kez böyle oldu, kusura bakmayın” diyerek geç gelen siparişlerden ötürü insanlardan özür diliyordu. Sektörün en sevilen isimlerinden olunca böyle oluyor işte.

Bu tarz olaylardan kaçtığı için de gecenin sonunda “Yok bir daha böyle büyük doğum günü olaylarına girmeyeceğim” diyen Tolga’nın doğum gününde, uzun süredir ortalarda gözükmeyen insanlar bile vardı. Kalabalıktan çok kişiyi göremesem de geceden bazı detayları vereyim size. Tolga Sezgin, bembeyaz kıyafetiyle misafirlerini karşılıyordu. Gelen misafirlerini mutlu etmek için de etrafta dört dönüyordu. Bu, ona özgü bir şey. Bu yüzden de çok seviliyor.

Geceden aklımda kalan

- MELİSA Mızraklı’yı görünce “Vay” dedim. Evet dedim çünkü uzun zamandır görmüyordum. Bir dönem biliyorsunuz şimdilerin Aslıhan Doğan’ı gibi gazete manşetlerinden inmezdi. İşte bu durumlar dönem dönemdir.

- GECEDE Kıvanç Tatlıtuğ ve Başak Dizer’i az biraz izledim desem yalan olmaz. Ben bu ikiliyi çok yakıştırıyorum. Her şeyden önce birbirlerine acayip saygıları var. Bu ikili tamamdır, olmuş. İlişki oturmuş, kıvamına gelmiş. Bu gayet açık ve net belli oluyordu. Bu arada Kıvanç’la ayaküstü konuştuk. Malum ben biraz işiyle ilgili yazıyorum, çiziyorum. O bana “İşinizi yapıyorsunuz, kızamam ama bazen üzülüyorum” dedi. Üzmemeye çalışıyoruz ama malum magazin yapıyoruz. Çoğu zaman mutlu ettiğimiz gibi bazı zaman da üzebiliyoruz. Ama kızıp bağırmadan, küfretmeden, aşağılamadan ne yaptığımızı bilip “Bu işin cilvesi” demesinden ötürü kendisini tebrik ediyorum. İnşallah birilerine de örnek olur.

- Gecenin bir diğer çifti bana göre Hacı Sabancı ile Özge Ulusoy’du. İkili her şeyden önce birlikte çok eğleniyor. Bunu uzaktan izleyince bile görebiliyorsunuz. Bence çift olmanın sihri de burada yatıyor. Eğlenebilmekte, gülebilmekte, birlikte huzurlu olabilmekte...

Hızlı dönüş yaptı

SOSYAL medyada Erol Köse’nin tanıttığı kremleri görünce önce “Sanırım bir arkadaşına destek oluyor” dedim. Ama öyle değilmiş. Erol Köse gittiği tatilden mucize kremlerle dönmüş. Zaten kendinde de ciddi değişiklikler var. Geçen gün telefonda konuştuk. “Ne yapıyorsun kendine? Benjamin Button gibisin” dediğimde, “Aşk yaşıyorum. Daha ne olsun?” dedi. Yarın da evleniyor Erol Köse. Türkçe öğretmeni Fulden Çetindoğan’la nikâh masasına oturuyor. Hayırlı olsun.

SİZ UYURKEN

- SOHO House’un önünde bir kadın, saat 01.00’de “Ben buraya girmek istiyorum”, yanındaki adam da “Buraya öyle giremezsin” diyor. Kız “Girmek istiyorum, şansımızı deneyelim” diye ısrar ediyor. Ben araba beklediğim için çok net duyuyorum. Bir kadın çekiştiriyor, bir adam. Sonunda adam zorla da olsa kadını götürdü.

- CİHANGİR Meydan, 03.00’te, “Kızım aklını başına al, terk ederim seni” diyor çocuk. Kız da “Etmezsen adam değilsin” diye bağırıyor. Sonra Kardeşler’e oturup çorba içtiler.

- YENİKÖY Arnavutköy Balık, 00.30’da, köşe masada 2 kadın 1 adam oturuyor. Adam kadının omzuna kafasına koydu. Diğer kadın sinirle kalktı masadan. Öteki kadın peşinden gitti. Çocuk tek başına kaldı. Kızlar dönmediler.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar