Kemal, mantıya bayılıyor
Önceki gün Karaköy Mitte’de Pelin Kaya’nın davetinde Ahu Yağtu ile karşılaştım. Hemen benim meşhur “ayaküstü” sohbetimi yapmak için ilk bulduğum kişinin eline telefonu tutuşturdum. Sağ olsun tasarımcı Evren Kayar yönetmenliğimizi yaptı. Ahu ile yaptığımız “ayaküstü” sohbeti izlemek için “HTDokun yapın” derim. Çok keyifli, samimi, doğal, olduğu gibi. “Akla ilk gelen sorular” sonrası oğlu Kemal’in en çok sevdiği yemeğin mantı olduğunu öğrendim. Sanırım Kemal, babası Cem Yılmaz gibi biraz göbekli olacak.
- Sabah kaçta uyandın?
- 7’de uyandım.
- Kemal’den dolayı mı erken uyanıyorsun?
- Hayır, genellikle hep o saatlerde kalkıyorum.
- Bugün kahvaltıda ne yedin?
- Yumurta, ceviz, peynir yedim, ıhlamur içtim.
- Hamur işleri yemiyor musun?
- Ekmeğe yönelmiyorum. Çünkü o beni yoruyor ve bir süre sonra uykumu getiriyor, onu keşfettim. O yüzden sabahları ekmek yemiyorum.
- Kahvaltı öncesi spor yapanlardan değil misin?
- Hayır, kalktığım an bir şey yemem lazım. Tansiyonum çok düşük. Bayılacak gibi oluyorum.
- Spor yapıyor musun?
- 2.5 haftadır hiç spor yapmıyorum. Dizi yoğunlaştı o yüzden.
- En son ne satın aldın?
- Fazla kıyafet almıyorum, ama en son eşarp aldım. Ahu Vintage’den.
- Kendi mağazandan satın alırken de para ödüyor musun?
- Tabii ki ödüyorum. Hesap kitap karışmasın.
- Ayakkabı numaran kaç?
- 38
- Dolabında en çok hangi renk var?
- Gri.
- Yemek yapıyor musun?
- Yapıyorum, en son balkabağı çorbası yaptım.
- Sibel Can balkabağı ile 8.5 kilo vermiş.
- Gerçekten büyük bir nimet. Tatlısı var. Bu arada bizi çeken arkadaşımız sıkıldı.
- Tasarımcı Evren Kayar çekiyor bizi şu an. Sen Evren’in yüzüklerinden satın aldın mı?
- Almadım, şu an elindekine bakıyorum nefis.
(Siz de HT Dokun’la Evren’in parmağındaki yüzüğe bakabilirsiniz.)
- Son olarak yılbaşında neredesin?
- Bilmiyorum, daha karar vermedim.
- Buradan sonra nereye gidiyorsun?
- Kemal’i almaya gideceğim.
- En geç kaçta yatıyorsun?
- 23.30’da yatarım.
- Kemal’in en çok sevdiği yemek.
- Mantıya bayılıyor.
- Yapabiliyor musun?
- Yaparız icabında.
DENİZ’DEN DENİZ’E 50 KIRMIZI GÜL
Bakırköy’deki cezaevi kapısından giren biri olarak Deniz Seki’yi televizyonda görünce tüylerim diken diken oldu. Gözyaşlarımı tutamadım. Hatırlarsanız geçen sene yine bu zamanlarda Deniz Seki’yi ilk ziyaret eden gazeteci bendim. Ve onunla geçen zamanı konuşup Deniz’in duygularını yazmıştım HT Magazin’de.
O kapının arkasında insanın neler hissettiğini o yüzden çok net biliyorum. Deniz’i görmek acayip iyi geldi. Zaten Deniz bu teklifi mahpushanede birçok kişinin sesi olabilmek için kabul etmiş. Parası olmayan, suçsuz yere yatan, hiç kimsesi ziyarete gelmeyen, kıyafeti olmayan, musluk suyu içen birçok mahkûmun sesi olabilmek, sorunlarını gündeme getirebilmek için...
Hem Deniz Seki’ye de acayip moral olmuştur. Bu arada tecrübe etmeyen bilmez, ama ben Deniz’e giderken küçük de olsa bir hediye götürmüştüm. Haliyle giden herkes bir hediye götürmek istiyor, ama tabii kolay kolay almıyorlar içeriye.
Deniz Çakır da Deniz Seki’ye 50 kırmızı gül götürmüş. Düşünsenize, bir senedir Deniz orada ve bir gül kokusuna bile hasret. Biz gözümüzün önündeki bir gülü bile bazen kokladığımızın farkına varmıyoruz. İşte onun için o gülü koklamak dünyaya bedel olsa gerek.
Ama tabii orası mahpushane ve her şeyi maalesef kabul etmiyorlar. Zor da olsa Deniz Çakır gülleri kabul ettirmiş, ama sadece Deniz’in koklaması için. Onun dışında güllerin Deniz’de kalmasına izin verilmemiş.
Bu arada savcı, bana “Bir daha gelme” dedi, ama şansımı bir kez daha deneyeceğim ve Deniz Seki’yi önümüzdeki günlerde yeniden ziyaret edeceğim. Biliyorum ki bu gitmeler onu daha çok güçlendiriyor. Yalnız olmadığını hissettiriyor.
TAKSİM’DE ÖĞLE KONSERİ
Ben tam bir Beyoğlu çocuğuyum. Çocukluğumda babamın Beyoğlu tarafında dükkânı olduğu için burada çok zaman geçirdim. 15-16 yaşlarımda Bekâr Sokak’ta kendi takılarımı yapıp satıyordum. Uzun yıllardır da Cihangir’de oturuyorum.
Gecesi ayrı, gündüzü ayrı Beyoğlu’nda her yürüdüğümde güzel fotoğraflar çekerim. İstanbul dışında olan, Beyoğlu, İstiklal Caddesi’ni hiç görmeyen sizler için de güzel görüntüler çektim. Beyoğlu denince ilk akla gelen sokak çalgıcılarından birkaç mini konser. HTDokun’da izle. Beyoğlu’nun havasını solu.
Bu görüntüleri dün öğle saatlerinde çektim. Yarınki köşede de Beyoğlu’nun gecesi olacak. Takipte kalın.
- Son günlerde şu noktadayım25 dakika önce
- Yapay zekadan korkalım mı, sevelim mi?4 gün önce
- Yıllar sonra; "Oradaydık" diyeceğimiz gecelerden biriydi5 gün önce
- Benim de ilk projem böyle bir şey olurdu1 hafta önce
- Susarak da anlatırsın bazen olanı biteni1 hafta önce
- Çakallarla buluştum1 hafta önce
- Şu yüzden gülüyor olabilir mi?1 hafta önce
- Bu ucube Oscar alır mı?2 hafta önce
- Ah ki ne ah bir kariyer bu kadar mı kötü heba edilir2 hafta önce
- Bugün ve daima2 hafta önce