Magazinin olmazsa olmazı: Yalanlama
Magazin dünyasında ünlülerin bazı ritüelleri vardır.
Yalanla…
Yok say.
Sonra kabul et.
Aşık oldukları zaman.
Bir kaçamak yaptıkları zaman.
Boşanırken.
Evlenirken.
Sevgili olduklarında.
İlk etapta yalanlanır. Asla kabul edilmez. Ama aradan üç-beş gün geçer sonra hop doğrulama gelir.
Sevgili olunca hemen sosyal medyada anlamlı, aşk dolu bir paylaşım gelir.
Boşanırken de avukat aracılığı ile “Dostça, arkadaşça ayrılıyoruz” açıklaması.
E arkadaş, ne oldu bir günde. Daha dün yalanlanmıştı.
Yok illa yalanlanacak.
Magazinde olmazsa olmaz en büyük ritüel. Artık alışkanlık yapmış.
En son Sıla ve Hazar Amani'de de yaşandı bu ritüel. Tarafların boşanacağı duyuldu. Yazıldı, çizildi. Fakat iki tarafta magazin basınını yalanladı.
Yalanlamadan iki gün sonra hop bir basın açıklaması geldi "Boşanıyoruz."
E ne oldu gerçekten neden?
Niye "Evet doğrudur. Gerekli açıklama yapılacak" denmez ki!
Oysa insan gibi böyle bir açıklama yapılsa tamam. Mis!
Zaten karar verilmiş.
Fakat bu ilk değil, son da olmayacak. Örnek vermeye kalksam sayfalar yetmez. O kadar çok örnek var ki!
- Çakallarla buluştum34 dakika önce
- Şu yüzden gülüyor olabilir mi?2 gün önce
- Bu ucube Oscar alır mı?4 gün önce
- Ah ki ne ah bir kariyer bu kadar mı kötü heba edilir5 gün önce
- Bugün ve daima1 hafta önce
- Kafalarda deli sorular1 hafta önce
- Adı para, elimizin kiri1 hafta önce
- Bizim en önemli günlerimizde1 hafta önce
- Hande'nin yorumu kadınları ikiye böldü2 hafta önce
- O çikolatayı tatmayan son beş kişiden biri olabilirim1 hafta önce