Tuna eski eşi İclal'e gol attı
TUNA Kiremitçi’nin yeni kitabı “Sonun Geldi Sevgilim”, adı itibarıyla fazlasıyla dikkatimi çekti. Bir de Tuna’nın, adıma “Üreterek direnmeye devam” sözleriyle imzalaması daha da dikkatimi çekti. Malum son yıllarda kimse üreterek değil de kısa yoldan üne, şöhrete kavuşmaya ve para kazanmaya çalışıyor. O yüzden sizi bilmem ama benim için kıymetli bir kelime “üretmek”. O nedenledir ki, kitap iki kat dikkatimi çekti. İlk sayfadan itibaren ise kafamda deli sorular dönmeye başladı. Çünkü kitabın baş kahramanı Rosa nedense bana çok tanıdık geldi. Okudukça Tuna Kiremitçi’nin eski eşi İclal Aydın olduğuna karar verdim ve “Rosa kesinlikle İclal Aydın” dedim. Google’da küçük bir araştırma yaptığımda gördüm ki, kitapta bahsedilen cümleler, kelimeler tıpatıp 2007’de İclal Aydın’ın verdiği röportajları işaret ediyor. Tuna Kiremitçi de “Rosa’nın canlı yayında niye ağladığını bilmiyorum. Kendisi istedi diye gizli tuttuğumuz ayrılığı 6 ay sonra niye dünyaya ilan ettiğini de bilmiyorum. Aslına bakarsanız, onu aldattığımı da bu sabaha kadar bilmiyordum” sözleriyle yaşadığı tüm olayı detaylıca anlatıyor. Öyle ki, Rosa’nın hamile kalıp kürtaj olmasına ve ondan habersiz çocuğunu aldırmasına kadar. Kitap hakkında bu kadar bilgi vereyim. Merak ediyorsanız alıp okuyun derim. Bir pazar sabahı İclal Aydın’ın pardon Rosa’nın çıktığı TV programında gözyaşlarıyla aldatıldığını anlattığı iktidarsız reklamcı eş Devrim, yani Tuna Kiremitçi de son golünü böyle atıyor bir zamanlar sevdiği eski eşe. Tabii bu benim benzetmem. Tuna Kiremitçi “Evet o İclal Aydın” demiyor. Bir okuyucu olarak bakalım siz ne düşüneceksiniz.
İNSAN üzülüyor kendi topraklarında güzel yerlerin bu kadar bomboş olmasına. Mikonos tıklım tıklımdı. Ve adanın yarısından çoğu Türk turist doluydu. Ama bizim tatil beldelerimiz boş. Üstelik Mikonos, Bodrum ve Alaçatı’dan da pahalı. Neden boş ve insanlar neden oraları tercih ediyor derseniz...
- “Yurtdışında tatil yaptım” demek.
- “Oraya da gittim, şuralara gittim, bu kadar para harcadım” demek için.
- Moda olduğu için.
- Baskıdan kaçmak için.
- Gazetecilere yakalanmamak için.
- “Etraf ne der, beni tanıyan biri çıkar mı?” dememek için.
- Kendi ülkesinde çok yüksek paralar ödemek istemedikleri için.
İLK geldiğim gün Bodrum Türkbükü’nü şöyle bir dolaştım. Aman Allah’ım ne kadar pahalı. Paralarda bir değişiklik mi var yoksa ben gerçekten artık her şeyi çok mu pahalı görür oldum. Mikonos’un pahalılığından sık sık bahsettim ama “Çok ucuz, çok ucuz” diyenlerden sonra karşılaştığım fiyatlardan sonra “İnanmayın hiç de ucuz değil” demek için. Bodrum da almış başını gidiyor. Tamam son yıllarda pahalıydı ama bu sefer coşmuşlar benden söylemesi. Gerçekten ben anlamış değilim. Bu güzelim yere en kısa sürede bir çözüm bulunmazsa yakında buralara hiç kimse gelemeyecek.
- Adınız artık sadece skor tabelasında değil, kalplerimizde de yazılı4 ay önce
- 12 Dev Adam Riga da devleşti4 ay önce
- Manifest3 ay önce
- Büyülü diyar Kapadokya'da unutulmaz bir gece3 ay önce
- Her ayrılığa sebep aramak zorunda mıyız?3 ay önce
- Ayvalık'ta bir nefes, Cunda'da bir ilham, müzik iyileştirir3 ay önce
- Neden ağlamadın da güldün?3 ay önce
- Kadın bedeninde toplumsal baskının en ağır hali; Kilo ve yaş3 ay önce
- Bize neler edeceksin Eylül3 ay önce
- Anneler, babalar özellikle siz susmayın! Kız çocuklarınızın yanında durun!4 ay önce