Bodrum-Alaçatı karşılaştırması yapmasak artık
BEN de yapıyorum. Yaptım da. Yıllardır “Bodrum mu Alaçatı mı” dedim. Aslında karşılaştırmak bile tuhaf. Bodrum’un kapasitesi ile Alaçatı’nın ki, bir mi? Baktığınız zaman Alaçatı’da yatak, otel sayısına, Bodrum’un yanından bile geçemez. Alaçatı’da en fazla 10 odalı butik oteller varken Bodrum’un devasa otelleri var. Sırf Türkbükü ile bile karşılaştırılmaz. Zaten Bodrum’u sadece Türkbükü’nden ibaret sananlar var. Bunlar hep hata işte. Demek ki, eksik anlatıyoruz, demek ki, tam kıvamında anlatamıyoruz. Ya da insanımız kulaktan dolma hareket ediyor. Açıp araştırmıyor. Alaçatı sokaklarında “Denize hangi sokaktan gidebilirim” diyenle karşılaştığım gibi Bodrum’un içinde de “Türkbükü sokak hangi tarafta” diyenle de karşılaşıyorum. İyi araştırmak, bilmek gerekiyor. Hesabınızı kitabınızı iyi yapmak gerekiyor. Sonra buralara gelip “Biz çok fazla para harcadık” ya da “Buralar çok pahalı” demeye başlarsınız. Tatilinizi güzel ve keyifli geçirmek istiyorsanız iyi araştırıp gelin. Şahsen ben öyle yapıyorum. Kazıklanmamak için.
MALUMUNUZ Bodrum ve özellikle Türkbükü, Yalıkavak gibi yerlerde çok lüks ve pahalı restoranlar var. Ama tabii yine de araştırmak lazım. İlla ünlü diye gitmemek gerek. Bodrum’a gelmeden bazı mekânlara rezervasyon yaptıranlar var. Mesela Sait Balık ya da Cipriani gidilmezse olmazların arasında. Ben gitmiyorum. Gideni de anlamıyorum. Sonuç olarak buralara özgü yerlerde yemek yemek ve özellikle hesaplı-lezzetli yemek benim için daha keyifli. Şimdi size küçük birkaç seçenek sunacağım. Hem hesaplı hem de gerçekten lezzetli. Ün ve şöhret peşindeyseniz buralara hiç uğramayın. Buralarda pek kamera ve fotoğraf makinesi çıkmaz karşınıza. Daha doğal, daha salaş mekânlar bunlar. Ama tabii benim gibi doğallığın peşindeyseniz hiç düşünmeden gidin derim. Mehtap’ın Mutfağı: Burada 15 TL’ye kahvaltı yapabilirsiniz. Bazı yerlerde 40 TL’ye yediğiniz mantıyı burada 15 TL’ye yersiniz. Yani öyle uçuk kaçık fiyatlar yok. Nadide anne evinin mutfağı gibi bir yer oluşturmuş ve kızı Mehtap ile birlikte leziz yemekler yapıyor. Mönü yok. O gün akıllarına ne gelirse ve pazarda buldukları taze sebzelerle yemek yapıyorlar. Türkbükü’nde hesaplı, lezzetli. O gün 6 kişi tıka basa yemek yedik. Hatta çatlamak üzereydik kişi başı 30 TL’ye falan geldi. O yemekleri başka bir yerde yeseydik eminim daha başka bir hesap çıkardı.
Atılay Balık: Biliyorsunuz balık olmazsa olmaz. Özellikle tatil yerinde insan şöyle güzel bir balık muhabbeti yapmak istiyor dostlarıyla. Biz de o gün şu meşhur balıkçıları değil kumların üzerinde masaları olan Türkbükü’nde Atılay Balık’ı tercih ettik. Yedi kişi gerçekten acayip yedik. Adam başı 110 TL ödedik. Buranın en meşhurları arasında Levrek Lokum var. Tam bir lokum. Patenti ustadaymış. Kimseler de yapamıyormuş. Ama ben böyle bir lokum yemedim. Gerçekten çok başarılı. Mezeleri ve tatlıları da gerçekten özel. Kışın da açık oluyormuş.
Hesna Ana Kahvaltı Bahçesi: Hesna Ana aslında Sibel Barış Selah’ın annesi. Sibel Barış Selah evlendikten sonra Bodrum’da Onikon isimli on odalı bir otel açtı. Türkbükü’nde keyifli bir bahçesi var. Otelde özellikle taş fırında lahmacun yapılıyor. Ama şu meşhur Bodrum lahmacunları gibi 60-70 TL değil. Normal standartlarında satılıyor. Annesi Hesna Hanım da mutfağa geçip sabah kahvaltısı için suböreği, pişi, kolböreği gibi elde açılan zahmetli yiyecekleri yapıyor. Sibel, çarşamba günü de dostlarına özel bir gün organize etti. Oya Aydoğan, Ceylan, Fatih Ürek, Tanyeli, Müşerref Akay, Bahar Öztan gibi isimlerin katıldığı davet sabah kahvaltısı ile başladı. Akşam yemeğine kadar sürdü. Ben de katıldım davetin küçük bir bölümüne. Usta isimlerin bir arada olduğu davette geçen yıllar ve anılar konuşuldu. Keyifliydi. İnsan gerçekten birbirini seven dostları görünce hoşuna gidiyor. Malum son zamanlarda her şey pek sahte oldu.
- Türkbükü mağazalarında 850 TL’den başlayan fiyatlarla hiç markası olmayan hatta hiç bir özelliği olmayan kıyafetler satılıyor. Türkbükü’nün atladığı bir gerçek var ki, buralara yabancı değil Türk turist geliyor. Fiyatları bunu düşünerek yapmak gerek.
- Dünya kupası maçları her mekânda kurulan dev ekranlarda izleniyor. Özellikle Divan Palmira’nın bahçesi bu iş için pek meşhur. Ancak biraz pahalı. İki Türk kahvesi, dört çay, iki su için 110 TL ödedik.
- Türkbükü köyünün başında bulunan otoparkın da pahalı olduğunu konuşuyor herkes. Geçen bir arkadaşım arabasını yıkanması için bırakmış. Arkadaşımdan 30 TL yıkama parası 10, TL de otopark parası almışlar. İyi de yıkanması için bırakılan arabadan neden otopark parası alınır. Anlamak mümkün değil.
- Adınız artık sadece skor tabelasında değil, kalplerimizde de yazılı4 ay önce
- 12 Dev Adam Riga da devleşti4 ay önce
- Manifest3 ay önce
- Büyülü diyar Kapadokya'da unutulmaz bir gece4 ay önce
- Her ayrılığa sebep aramak zorunda mıyız?3 ay önce
- Ayvalık'ta bir nefes, Cunda'da bir ilham, müzik iyileştirir4 ay önce
- Neden ağlamadın da güldün?3 ay önce
- Kadın bedeninde toplumsal baskının en ağır hali; Kilo ve yaş4 ay önce
- Bize neler edeceksin Eylül4 ay önce
- Anneler, babalar özellikle siz susmayın! Kız çocuklarınızın yanında durun!4 ay önce