Almanya'nın derdi 'boru'
TÜRKİYE ile Almanya arasındaki gerilim giderek tırmanıyor ve zannederim tarihinin en kötü safhasında.
Karşılıklı çekilen kılıçlara ve sert açıklamalara bakılırsa yakın dönemde “iyiye” doğru bir gidiş beklemek mümkün değil.
Tam aksine, “kötüye” gitme olasılığı daha yüksek görünüyor.
Türkiye’de bazıları, Almanya’nın Türkiye’yi “kıskandığını” söylüyor ve konuyu özellikle 3. havalimanının Almanya’nın Münih ve Frankfurt havalimanlarına ve Alman havayolu şirketi Lufthansa’nın bu havalimanından duyduğu rahatsızlığa bağlıyorlar.
Bu doğru ve geçerli bir bakış açısı değil.
3. havalimanının Almanya’yı bu denli karşıtlığa sürükleyecek bir rahatsızlık yarattığını zannetmiyorum.
Almanya, 3. havalimanını kıskanmaz. Kıskansa da bu kadar kıskanmaz.
Ancak Almanya’nın Türkiye’yi kıskandığı bir başka konu var ve Boğaziçi Üniversitesi Enerji Politikaları Araştırma Merkezi Direktörü Profesör Dr. Gürkan Kumbaroğlu’na göre, bu kıskançlığın nedeni “boru”.
Prof. Kumbaroğlu’nun bana verdiği bilgilere göre, Almanya’yla ilgili karşılıklı gerilim politikasında bir de konunun enerji boyutu var ve çok büyük önem taşıyor.
Hatta belki de en büyük neden enerji.
Kumbaroğlu şöyle diyor:
Prof. Kumbaroğlu’na göre dananın kuyruğu işte burada kopuyor.
Çünkü Türkiye, Güney Akım Projesi, TANAP ve İsrail doğalgazının Avrupa’ya taşınmasındaki rolü nedeniyle Almanların Kuzey Akım Projesi’ni “taca” çıkarıyor.
Gürkan Kumbaroğlu’na göre hem ABD hem de AB ülkeleri, Rusya’nın enerji hâkimiyetini pekiştirecek ve tekelleştirecek bu projeye karşılar. Bu da Almanya’nın sinirlerini iyice bozuyor.
**************
HAYBEDEN 1.5 MİLYAR DOLAR
BİZİM medyamız, hem yazılı, hem görsel medyamız, spor organizasyonlarımız, kulüplerimiz ABD’de yapılan bir “sözde” boks maçından büyük ders çıkarmalı.
“Sözde” diyorum; çünkü gerçekten sözde.
Bir yanda iki yıl önce boksu bıraktığını açıklayan, eski bir şampiyon, Floyd Mayweather.
Karşısında ise hayatı boyunca boks ringine çıkmamış, profesyonel bir boksör olmayan kafes dövüşçüsü Conor McGregor.
Sporun kurallarına göre böyle bir unvan maçı mümkün değil.
Boks etiğine göre böyle bir müsabaka yapılması ayıp.
Ama organizatörler, Mayweather’a 300 milyon dolar, McGregor’a 100 milyon dolar veriyorlar ve ikisini aynı ringde buluşturuyorlar.
Medya olmaması gereken bir yerde, durduk yerde efsane bir maç yaratıyor.
Günlerce yayınlar yapılıyor.
Las Vegas’ta boksa benzemeyen bir karşılaşma sonrası beklendiği gibi Mayweather kazanıyor.
Sonuçta herkes kazanıyor.
Bir maçın ortaya çıkardığı ekonominin net bölümü şöyle:
- İzle-öde yayın geliri 500 milyon dolar.
- Gişe geliri 90 milyon dolar.
- Uluslararası yayın geliri 100 milyon dolar.
- Marka yerleştirme geliri 20 milyon dolar.
Bunların dışında Las Vegas’a gelen fazladan 150 bin kişinin, o gece yapılan diğer harcamaların hesabı da ayrı bir kalem.
Bahsedilen para yaklaşık 1.5 milyar dolar.
Sporda tüm tarafların birlikte para yarattığı bir öykü. Bizim değerli diye övündüğümüz ligimizin bir yılda, yüzlerce maç sonunda yarattığı ekonominin çok daha fazlasını toplam 50 dakikada ortaya çıkaran bir “Yayın ve spor” aklı.
Bu akıldan alınacak çok akıl var.
**************
BİR ÖLÜMDEN DERSLER
VATAN Şaşmaz’ın öldürülmesine ben de çoğunluk gibi üzüldüm.
Yakın tanımazdım.
Bendeki izlenimi hep iyi, efendi, saygılı bir genç şeklindeydi.
Ölümü hakkında hiçbir şey bilmiyorum, hiçbir şey yazacak halim yok.
Ama şunu söylemek mümkün.
- Hastalıklı ruhlardan uzak durun, hayatınıza sokmayın.
- Hasbelkader girmişse, ne yapıp edin uzaklaştırın.
- Bu uzaklaştırmanın bedeli ne olursa olsun, sonrasında ödeyeceğiniz bedelden düşük olacaktır.
- Vicdanlı olmak iyidir, ama hak edenlere karşı.
- Hayatınızı sevdiğiniz, hayatınızı paylaştığınız insanlardan gizlemeyin. Hatalı da olsanız, sevdiklerinize karşı açık olun.
Bu bahtsız ölümden benim çıkardığım sonuç budur.
Gerisini bilemem.
**************
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Hata yapmaktan değil hatada ısrar etmekten korktuğumuz zaman.
- Bana katlanan herkese teşekkürler2 yıl önce
- NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?2 yıl önce
- Mirası kim paylaşır2 yıl önce
- Uçlara güç veren bir Anayasa2 yıl önce
- İçimizdeki İrlandalılar2 yıl önce
- Dünün güneşi, bugünün çamaşırı2 yıl önce
- Plan mı pilav mı!2 yıl önce
- Kalksa da görsek2 yıl önce
- İnce dedikodular2 yıl önce
- Oran değil, fark önemli2 yıl önce