Merkez Bankası beklentileri aştı, şimdi ne olacak?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kasım toplantısında birkaç iş birden gördü:
Para politikasını sadeleştirdi / Faizi piyasa seviyesine çekip, hafifçe de artırdı / Politika faizi haftalık repo faizi olarak tescillendi / Faiz yüzde 15 oldu / Enflasyon vurgusunu sivriltti / Finansal istikrar mesajını ortadan çekerek ‘tek hedef enflasyon’ dedi / Geleceğe dönük sıkı mesajı pekiştirdi / Uygun düştüğünde rezerv biriktireceğini açıkladı / Vatandaşlara TL’nin değerinin düşük kalmayacağı mesajını aktarmaya çalıştı.
Buraya kadarki tüm mesajlar hayatiydi. Çünkü Türk Lirası, milli paramız karşıya geçmek üzereydi. Adeta köprüden önceki son çıkıştan saptık.
Bundan sonrası, çok daha zor olacaktır. Çünkü bu kez yavaşlayan ekonomik faaliyet, yüksek faiz ortamı ve yüksek işsizlik gibi şikâyetler duyacağız. Bu sebeple gereken adımları atmak çok daha zor olacak. Bu adımların iletişimini yapmak daha da zor olacak. Zor işleri yapmakta ısrar en zoru olacak.
Bu noktada iş dünyasına da çok iş düşüyor. Yüksek faizlerin sebebinin Merkez Bankası olmadığını anlamak zorundayız. Bu sebeple de yarın düşük faizimiz olsun istiyorsak bugün bazı sıkıntılara katlanmak zorunda olduğumuzu bilmek mecburiyetindeyiz. Reel sektör bu bilinçle TCMB’ye destek vermeli ve gerçekçi bir destek vermelidir.
Enflasyonu bırakınca büyüme gelmiyor. Kredi büyümesine dayalı ve bol tüketim soslu ekonomik büyüme kompozisyonu boyundan büyük yan etkiler yaratıyor. Enflasyon düşmezse ileride işsizlik de düşmeyecek büyüme de gelmeyecek. Bu kavramlar birbirlerine alternatif değiller. Bu konuda sıkı bir mutabakat yapmalıyız.
Bir diğer önemli konu da vatandaşların maddi seçimleri. Tasarruflarında, getiri ölçütlerinde, değer saklama aracı olarak tercihlerinde Türk Lirası bir yer kaplamıyor. Yerel para cinsinden kazanıp yabancı para cinsinden saklamaya çalışıyorlar. Bunu kırmak zorundayız. Bu sebeple tasarruf sahibini korumadan, onların birikimlerine talip bir büyüme hikayesi yazmak da artık mümkün değil serbest piyasa koşullarında.
Bu gibi çetin koşulları gözeterek bu toplantıya girdi Naci Ağbal ve ekibi. Bloomberg HT anketine göre 150 baz puan artması beklenen haftalık repo faizi yüzde 17’ye yükseldi. Böylece uzun süre sonra TCMB beklenenden fazla faiz artırarak şahince bir karar aldı.
Üstelik karar metnine bakınca, enflasyon görünümünün iyileşmesi bölümü uzatılarak işlenmiş.
Şöyle diyor: ‘’Önümüzdeki dönemde parasal duruşun sıkılığı, enflasyonu etkileyen tüm unsurlar dikkate alınarak, enflasyonda kalıcı düşüşe ve fiyat istikrarına işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar kararlılıkla sürdürülecektir’’.
Bu kararın önemi büyüktür. Israrla enflasyon, ters-dolarlaşma mesajları veriliyor. Faiz üst üste artıyor. Şimdi iletişimini doğru yapmak ve doğru işte ısrar etme becerisi göstermek gerekecek.
Kararlardan sonra hayatımızda ne değişecek?
Döviz kurları baskı altında kalacak. Yerli tasarruf sahipleri dövizin daha da düşebileceği korkusu ile yeni döviz almaktan imtina edecekler. Başkaca olumsuz bir gelişme yaşanmazsa döviz alınan her seviye kötü olacak. TL’nin faizi cazip hale gelecek. Nisan-Mayıs ayına kadar bu böyle devam edecek. TCMB vazifesini yapmaya devam edebilmiş ise o tarih geldiğinde faiz indirimini konuşmaya başlayacağız...
Ancak öncesinde yüksek enflasyon verilerini göğüsleyeceğiz.
TCMB zor olanı yaptı. Doğrusunu yaptı. Önce reel sektör destek vermeli. Ardından enflasyonu dizginleyecek ve halkın yeniden milli parasına güveninin artıracak destekleyici politikalar görmemiz gerekecek. Hem Maliye’den hem düzenleyicilerden. Şu ana kadar bu uyum oldukça yerinde.
Son olarak, kredi faizleri ne olacak? TCMB öngörülebilirliği artırdığı için mevduat faizleri, kredi faizleri gibi göstergeler belli bir yerde duracak. O seviyeyi enflasyon belirleyecek. Ancak politika öngörülemezliği kaynaklı iç ve dış ekstra faiz ödeme dönemi geride kalıyor artık. Bu çok kıymetli.
Unutmayın, faizleri Merkez Bankası artırmıyor. Yüksek enflasyon ve belirsizlikler faizi artırdı. TCMB, enflasyonla savaşarak o faizleri aşağı çekmeye çalışıyor. Karıştırmayalım.
- Banka hisseleri yüzde 82 yükseldi: Tamam mı devam mı?2 yıl önce
- Enerji fiyatları düşmüyor, aksine rekorlar kırıyor2 yıl önce
- Çin'de konut sorunu dallanıp budaklanıyor - II2 yıl önce
- Çin'de konut sorunu dallanıp budaklanıyor - I2 yıl önce
- Gelişen ülkelerin krizlerini iyi izlemek gerek2 yıl önce
- Thatcher'in hayaleti İngiltere semalarında2 yıl önce
- Enflasyon dersi: Fed ile ileri sürüş teknikleri2 yıl önce
- Kâbus gibi enerji fiyatları ve ülkemizde durum2 yıl önce
- Küresel büyümede yavaşlama işaretleri ve Türkiye ekonomisi2 yıl önce
- Resesyon koşarak üzerimize gelirken2 yıl önce