Fenerbahçe’de kombine 38 bine ulaştı. Bıraksalar hepsi satılacak! Transfer, mali durum önemli değil 38 bin kişi için. Önemli olan iç huzur, heyecan ve yeniden damarlara adrenalin ile hırs pompalanması. Demek ki ekonomik kriz filan tam bir palavraymış. Fenerbahçe seyircisi kendi sahasında maçı en çok etkileyen etkileyen ve en çok baskı yapan ve futbolu iyi bilen bir taraftardır. Ama son yıllarda bu özelliğini kaybetti. Nedenleri malum. Anlatmaya gerek yok. İşte o 38 bin kişi benim söz ettiğim seyirci. Yani geri döndüler.

Geçen gün Fenerbahçe’de Comolli’nin basın toplantısını izliyorum. Sesinden tanıyamadım. Bir gazeteci arkadaş bir soruyu neredeyse toplam 7 dakikada sordu. Yarısı yorum. Hatta yüzde 90’ı yorum! Uzattıkça uzattı. Soru ise şuydu: “Şu anda tek santrfor var. Transfer yapacakmısınız?” Evet, soru bu kadar! Sorması gereken sadece buydu. Gereksiz yere laf uzatma, yorum yapma bize has bir şey. Yorum yapacaksan gazetende ya da sosyal medya da yap! Bu sadece Fenerbahçe’ye özgü bir şey değil. Galatasaray’da da böyle, Beşiktaş’ta da böyle. Basın toplantısında toplantının konuğu yorum yapar, sorulara yanıt verir. Gazeteci ise sadece soru sorar.

Aman Cengiz dikkat

Cengiz Ünder’in röportajını okudum ve de bizzat dinledim. Diyor ki: “Dünya Kupası’nı izlemedim. Tatilimi ailemle geçirdim.” "Tamam, bunda ne var?" diyeceksiniz. Ama beni rahatsız etti. Bu kadar genç bir oyuncu, geleceği bu kadar parlak bir oyuncunun Dünya Kupası’na ilgi göstermemesi bana biraz tuhaf geldi. Bunu bir başkası dese rahatsız olmam. Ama Cengiz gibi vizyonu olan bir oyuncunun 4 yılda bir yapılan bir kupayı izlememesi beni Cengiz için korkuttu. O yüzden “Aman Cengiz dikkat” diyorum.

Buradan başka konuya geçeceğim. Ronaldo malum Juventus’a gitti. İmza töreni muhteşem oldu. Ama şu var; imza törenine giderken bile yanında masörünü ve diyetisyeni götürmüş. Birkaç gün kalıp dönecek. Ama o dönemde bile kendine dikkat ediyor. Zaten özel 10 kişilik ekibi var. Hepsinin parasını kendi cebinden ödüyor. Yani kendine yatırım yapıyor. Çok merak ediyorum. Bizim arkadaşlar kendine ne kadar yatırım yapıyor? Benim dediğim yatırım, taşınmazlar ya da son model Serdar Gürler arabası değil! Benim dediğim fiziğine, kimyana, kaslarına, beynine, kilona, vizyonuna yapılan yatırımlar...

Aykut hoca anlamak istemiyor

Ben Aykut Kocaman hoca kadar futbol inadı alan bir hocayı bugüne kadar görmedim! Dünya Kupası’ndan sonra kendi tarzının geçerli olduğunu ve Fenerbahçe’de hep doğru yoldan gittiğini iddia etti. Hocamın anlamadığı bir konu var. Tamam kontrollü tarz, geçerli bir futbol tarzı. Ayrıca elindeki kadroda yetenekli ve yaratıcı ve hızlı oyuncular varsa aynı Fransa gibi bu sistemi uygulayabilirsin. Ama sadece turnuvalarda. Uzun lig maratonunda değil. Şimdi Galatasaray’a ve Akhisarspor’a ya da Vardar’a aynı futbolu oynarsan patlarsın. Sıfır kupa ile sezonu kapatırsın! Ama hocam ne yazık ki anlamak istemiyor.

Önemli olan para değil vizyon

Bizde adetten midir nedir, insanların gözü hep ödenen alınan paralardadır. Ne iş yapacağı, yeteneği, özelliklerini kimse tartışmaz. Hemen parasını sorarlar. Onu öğrenmek isterler. Örneğin Guti ile İlhan Mansız. Tamam elbette aldıkları paranın haber değeri var. Ama ön plana çıkmamalı. Önemli olan burada bir vizyon var. Bence Beşiktaş Kulübü’nün bu iki futbol adamını Şenol hocanın yanına getirmesi bir vizyondur. Benim için bu önemlidir. Aldıkları para beni çok ilgilendirmiyor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!