Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Başlıktan da anlayacağınız üzere bu hafta geçen hafta kesinleşen partilerin milletvekili adaylarıyla ilgili kızgınlığımı dillendirmek istiyorum. Hiçbir parti kendini burada muaf hissetmesin, en kadın dostuyum diyen partide bile kadınlar yüzde 50 aday gösterilmemiş durumda.

        Tabii olaya sadece aday gösterilmek diye bakarsak durumu eksik değerlendirmiş oluruz, partinin milletvekili çıkarma ihtimali olan illerden ve aynı zamanda kadınların bu listeden seçilebileceği sırada aday gösterilmesi üzerinden bir değerlendirme yapmak daha doğru olur.

        Bir partinin yüzde 1 oy aldığı bir ilde kadınların sıra başı olması o partinin kadın adaylarına sahip çıktığı anlamına gelmediği gibi çok popüler olduğu bir ilde kadınlara alt sıralarda yer vererek “bakın listeye koydum” diye övünmesi de doğru değildir.

        5 Aralık 1934 tarihinden beri Türkiye’de kadınlar seçme ve seçilme hakkına sahip. Gel gelelim 24 Haziran seçimlerinde 3 bin 269 erkek aday gösterilirken sadece 937 kadın aday listelerde yer almış, çoğunlukla da arka sıralarda.

        600 adaylık listelerinde Ak Parti 126, CHP 137, HDP 226, MHP 69, İyi Parti 150, Saadet Partisi 79 ve Vatan Partisi 150 kadın adaya yer vermiş. Anlayacağınız siyasi partilerimiz kadınlarımızın seçmen hakkına saygı duyarken seçilme hakkını bu seçimde es geçmişler.

        DEMOKRASİ HAYAL OLUR

        İzmirli bir kadın olarak listelere kızgınlığım daha da fazla. İzmir’in kadın hakları mücadelesi Türkiye’nin kadın hakları tarihinde özel bir yere sahiptir.

        Aday adayları arasında pek çok kadın derneği üyesi, toplumsal cinsiyet eşitliği için çalışan farklı meslek gruplarından kadın aktivistler, akademisyenler, hukukçular, sivil toplum liderleri ve eski ve yeni yerel yöneticiler varken İzmir’in çok övündüğümüz o demokratik kültürünün var olmasını sağlayan bu kadınlar listelerde aday gösterilmemiş.

        Yanlış anlamayın tüm partiler İzmir’den kadın aday göstermiş, ama maalesef bu adayların çoğu (biri iki tanesi dışında) ya İzmir dışından gelen ithal adaylar ya kadın hareketiyle bağlantısı olmayan kadınlar ya da ismi olan ama kadın bakış açısına sahip olmadığı için kadınların çıkarlarını Meclis’e taşımayacak isimler.

        Toplumu ilgilendiren tüm konularda kadınlar taraftır ve kadın bakış açısını da temsil etme hakları vardır.

        Anlaşılacağı üzere yasal haklar kadınların eşit temsili için yetmemekte, kadınların adaylıklarını engelleyen daha derin kültürel, sosyal, ekonomik ve politik sebepleri acilen araştırmamız lazım.

        Bu problemleri önümüzdeki seçimlerden önce çözemezsek kadın ve erkeğin eşit olduğu bir demokrasi bizim için sadece bir hayal olarak kalır.

        Diğer Yazılar