Extraordinary Hande ve 'hıyar' gazeteciler!
Magazinci-sanatçı kavgasından bir cacık olmaz diye düşünüyordum ki Hande Ataizi elinde kocaman bir hıyarla konuya dahil oldu!
Ataizi, katıldığı bir televizyon programında magazincileri kastederek "Bu hıyarların belirlediği imajla var olabiliyoruz" demiş.
Doğru demiş!
Bu magazin gazetecileri gerçekten hıyar!
Hıyar olmasalar sayın Hande Ataizi'nin imajını böyle çizmezler...
Bodrum'da tuvalet penceresine sıkışan, evliliği 24 saat süren, canlı yayında konuğundan tokat yiyen birisi gibi gösteriyorlar bu değerli sanatçımızı...
Gırtlağını sıkıp at üstünde yarı çıplak fotoğraflarını çekiyorlar... (Bu magazin gazetecilerinin hayvanlarla ortak çalıştıkları zaten biliniyor bkz. Levent Kırca-hamamböceği haberi!) Başına silah dayayıp, Fazıl Say'la ilişkisi hakkında "Fazıl, benim en derinimde şimdiye kadar kimsenin ulaşamadığı boşlukları doldurdu" diye demeç alıyorlar. Ailesinden birini kaçırıp Sayın Ataizi'ne zorla "Benim yaşam felsefem bol bol seyahat etmek ve bol bol seks yapmak... Gerisi boş!" dedirtiyorlar... Sanatsal faaliyetlerinden, filmlerinden bahsetmiyorlar hiç...
O filmler ki Türk halkının hafızalarına kazınmış, dünya festivallerinde gösterilmiş, ödül üstüne ödül kazanmış...
Altın Palmiye, Altın Ayı, Altın Aslan için yarışan, aldığı alacağı yegane ödül olan Altın Portakal'ı da taşınırken 'kaybeden' bu büyük sanatçıyı nasıl tanıtıyorlar...
Nankör hıyarlar!
DEV FİLMLER, MUHTEŞEM DİZİLER
Hadi Hande Ataizi'nin 'Çılgın Dersane', 'Melekler Evi' gibi dev filmlerini görmüyorsunuz; Kara Duvak, Ece gibi muhteşem dizilerini de mi hatırlamıyorsunuz?
'Eğitim seviyesi düşük hıyarlar' yüzünden Hande Hanım gibi 'sanatçılarımız', 'extraordinary' kişiler olarak gösteriliyormuş.
Bu magazin gazetecileri 'hıyar' olmasa Hande Ataizi gibi son 10 yılda yaptığı adam gibi bir film olmayan, oynadığı eften püften diziler bir bir yayından kaldıralan, 'ordinary' bir oyuncuyu bu millete 'extraordinary' (olağanüstü, harika, sıradışı) bir 'sanatçı' diye sunmazlar!
Ataizi, az bile söylemiş magazin gazetecileri için; manava girip önüne gelen her çeşit zerzavattan birine benzetebilirdi onları...
"Mal bu..." demiş Hande Hanım...
Doğru, gerçekten 'mal bu!'
Bu arada sözüm meclisten dışarı, işini iyi yapan 'gerçek sanatçıları' ayrı tutuyorum.