Gizli virüs tehdidi…
Bu cümlenin sahibi, uzun yıllar kanser, son dönemde de Covid-19 üzerinde genetik çalışmaları bulunan Prof. Dr. Hakan Savlı’ya ait.
Bunu da bilimsel temele dayandırıyor; hatta durumun çok daha vahim bir noktaya ulaşmaması için elindeki bilimsel verilerle yetkilileri uyarıyor.
Talebi çok net:
Bunu önermesindeki neden, şu an ortada dolaşan koronavirüsün hangi mutant olduğuna yönelik kesin ve yeterli verinin elde bulunmaması.
Yani yeni bir Türk tipi virüs mü ortaya çıktı, yoksa Güney Afrika ve Brezilya’da görülen varyasyon daha baskın hale mi geldi?
Ölümlerin bu denli artmasının gerisinde sadece vaka sayısındaki artış mı yatıyor?
Bütün bunların görülebilmesi için virüsün genetik yapısının dizi analizinin çıkarılması gerekiyor.
Aktardığına göre şu an uygulanan PCR testleri ile bunu belirlemenin olanağı yok.
Durum böyle olunca, yani mutasyonların yapısını saptama sistemindeki boşluk nedeniyle, tespit edilemez olunca tehlike de büyüyor.
Buna ilişkin bir süre önce Prof. Dr. Hakan Savlı’nın, Doç. Dr. Naci Çine ile gerçekleştirdiği bir araştırmasına bu sütunda yer vermiştim.
Buna göre İngiliz mutantı olarak görülen virüsün ardına Güney Afrika mutantının saklandığı sonucuna yaptıkları genetik dizin analiziyle ulaşmıştı.
Prof. Dr. Savlı’nın uyarısı da gerçekleştirdikleri bu çalışmaya dayalı…
Kendisinin de altını çizdiği gibi, “mutasyonların yapısını saptama sistemimizde büyük bir boşluk var…”
Bu konuda bütün sorumluluğun Sağlık Bakanlığı’nın halk sağlığı laboratuvarlarına bırakılmış olması nedeniyle yeterli sayıda genetik dizin analizinin (Genom) yapılamadığı kanaatinde.
Bundan dolayı uyarısını net yapıyor:
Peki, Türkiye’de bu konuda hiç mi çalışma yok?
Prof. Dr. Savlı, Türkiye’den uluslararası Covid-19 GSIAD verisi sayfasına kayıtlı toplam 3 bin 650 dizinlemesi yüklenmiş çalışmanın olduğunu belirtti.
Bunun tek merkezli bir çalışma için oldukça başarılı olduğunun da altını çizdi.
Ancak eldeki bu virüs dizi analizlerinin geçen yıl boyunca yapıldığını anımsatıp ekledi:
Sözlerini açmasını istedim…
Aktardığına göre, ilk kez Vuhan’da ortaya çıkan virüsün başkalaşmış halleriyle karşı karşıyayız:
“Ayrıntılı tarama yapılmadığı takdirde, kiminle karşı karşıya olduğumuzu bilemeyiz ve sürece doğru müdahale edemeyiz…”
Ağır seyreden yeni soyların, eskilerin yerini alabileceğini, bundan da hiç kimsenin haberi olmadan ciddi bir yayılmaya yol açabileceğini belirtti.
Her bir virüs mutantı için yapılacak müdahale şeklinin de diğerinden farklı olması gerektiğinin altını çizdi.
Bunu daha önce Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Cavit Işık Yavuz da dile getirmiş ve “Güney Afrika ve Brezilya mutantları evlerde değil, kesinlikle kurum tabanlı yerlerde izole edilmesi gerekir” demişti.
Ancak bunların tespiti konusunda o denli geniş kapsamlı bir çalışma söz konusu değil.
Prof. Dr. Hakan Savlı’nın üzerinde durduğu da bu nokta.
İlk aşamada hiç adından dahi söz edilmeyen İngiliz soylu mutant virüs yokken, bugün ülkenin tamamının bununla kaplanmış durumda olduğunu belirtip ekledi:
Bunun tespiti için de acilen, “Türk Covid-19 Konsorsiyumu”nun kurulması gerektiğini vurgulayıp devam etti:
Nedeni de açık…
Sadece 3 bin 650 kişiden alınan virüsün dizinlemesini yapmanın yetmeyeceğini belirtti, İngiltere örneğini verdi.
Aktardığına göre, İngiltere'nin Covid-19 Genom Konsorsiyumu kurup bugüne kadar tam dizinleme yaptığı sayı 440 bini geçmiş.
Yani Türkiye’de yapılanın 100 katından fazlası.
“Bu da salgındaki en kritik noktalardan birini farkında olmadan nasıl hep birlikte gözden kaçırdığımızı gösteriyor” dedi.
Acilen Türkiye’nin çeşitli bölgelerindeki insanları yoğun bakıma düşüren virüslerin haritalarının çıkarılması, bu virüslerin hangi soyları temsil ettiklerinin belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Kapanma kararının uygulanmasından önce Türkiye’de çok yoğun bir nüfus sirkülasyonunun yaşandığı bir dönemde taramanın ancak bir konsorsiyum içinde yapılabileceğine dikkat çekti.
Bunun için Sağlık Bakanlığı’nın ruhsat verdiği genetik tanı merkezleri, tıp fakültelerindeki genetik veya biyoloji anabilim dalları, hatta başka fakültelerindeki yeni kuşak dizinleme cihazı bulunan bölümlerinin devreye sokulabileceğini söyledi.
Bir noktaya daha vurgu yaptı:
Virüs konusunda en hassas noktanın burası olduğunu da bildirdi, aşıların, ilaçların, kapanıp açılma kararlarının bir alternatifinin bulunduğunu, ancak virüsü tanımanın başka bir yolu olmadığını söyledi.
“Bu konuda bugün itibari ile zayıf durumdayız” dedi.
Sağlık Bakanı Koca, İstanbul’da 5 kişide bugüne kadar hiç görülmeyen Hindistan mutantının tespit edildiğini dün söyleyince Prof. Dr. Hakan Savlı’nın sözleri kulağımda bir daha çınladı.
Çünkü Prof. Dr. Savlı da iş çığırından çıkmadan dizin analizi yapılması gerektiği görüşünde.
Çünkü aşı olmasının üzerinden bir ay geçmiş olmakla birlikte virüs kaptığında ciddi şekilde hastalananlar var.
Daha önemlisi 2,5 yaşındaki bir çocuğun da koronavirüsten hayatını kaybettiğini anımsattı.
Birçok kişinin klinik verilerine ulaşılmasının bilim insanlarına yasaklandığını, bunlara erişip dizin taraması yapmak istendiğinde de izin süresinin aylar aldığını da belirtip şu soruyu yöneltti:
Bu konsorsiyumun ileride kanser ve nadir hastalıklarla ilgili çalışmalarda da kullanılabileceğini söyledi.
Haksız değil, çünkü yeni yüzyılın tıbbı, genom üzerine kurulu.
Veri savaşını kazanan, hür türlü virüsü de yenme başarısına ulaşıyor…
- Gazze'de ateşkesin garantisi…2 ay önce
- Gazze'li Abdullah'ın rüyası…3 ay önce
- Meclis'in mevcut aritmetiği mi, yoksa kamuoyu yoklaması mı?2 ay önce
- AK Parti'nin 76, CHP'nin ise 56…2 ay önce
- Yasası 'özel', infazı 'genel'…2 ay önce
- Mitolojik olan bitti, meteorolojik başladı…2 ay önce
- Şam'dan, İsrail'e: Egemenlikte pazarlık, toprakta müzakere yok...2 ay önce
- Lafı çok, hareketi yok…2 ay önce
- İnönü'yü devirdi, Özel'i de getirdi…2 ay önce
- Weizman'dan Yılmaz'a, Netanyahu öngörüsü!..3 ay önce