İYİ Parti'nin adayı...
İYİ Parti lideri Meral Akşener, “Cumhurbaşkanlığı’na aday değilim, Başbakanlığa adayım” açıklaması her şeyin bittiği anlamına mı geliyor?
Bu tavır İYİ Parti’nin hiç aday çıkarmayacağı, bu konuya hiç dahil olmayacağı anlamına mı geliyor?
Partinin önde gelen ismine dün bu soruyu yönelttim.
Adının son dönem çok fazla gündemde olması dolayısıyla yanıtının yazılmasını istemedi, talebimi yineleyip, “o zaman isminizi vermeden yazabilir miyim?” dediğimde, “Tamam adım olmadan olabilir” iznini verdi…
Cümlesini aynen aktarıyorum:
Akşener’in geçen hafta grup toplantısında “Millet İttifakı olarak bir Cumhurbaşkanı adayı göstereceğiz ve bu aday da Türkiye’nin 13’üncü Cumhurbaşkanı olacak” dediğini anımsattı…
İttifak olarak bir isim üzerinde uzlaşmak için çaba göstereceklerini belirtti.
Ancak uzlaşamadıkları takdirde İYİ Parti Genel İdare Kurulu olarak bir ismi aday göstermekten de geri durmayacaklarını belirtti.
Bu aşamada şu önemli cümleyi de kayda geçirdi:
Böyle bir durum olabilir mi?
Soru karşısında bu olasılığın düşük olduğunun altını özenle çizdi.
Ancak Millet İttifakı olarak masada bir isim üzerinde uzlaşma olasılığının yüksek olduğuna olan inancına da vurgu yaptı.
CHP’nin kendilerinden geçen seçim verdikleri destek karşılığı yeni bir talepte bulunma hakkının yerel seçim ile birlikte kalktığını söyledi.
Yanından ayrılırken, “Bir yanlış anlaşılma olmasın, ‘İlla ki aday çıkarırız’ anlamında söylemiyorum, uzlaşmanın önemine dikkat çekmek için söylüyorum” diye uyarma gereğini de ihmal etmedi.
Şunu belirteyim ki CHP’den gelen adaylık açıklaması İYİ Parti cenahında sıkıntı yaratıyor.
Kendilerine danışılmadan bir aday belirleneceğine yönelik yaratılmak istenen algıdan rahatsızlık duyuluyor.
Buna karşı ellerinde bir kozun olduğunu da karşı tarafa anımsatmaktan geri durmuyor…
Bu CHP’de de anlaşılmaya başlanmış.
Aktardıklarına göre CHP lideri Kılıçdaroğlu da arkadaşlarını bu konuda uyarmış.
CHP de son dönem adaylıktan çok seçime odaklanmış.
Beklentileri Anayasa Mahkemesi’nin HDP ile ilgili kararı sonrası erken genel seçime gidileceği yönünde.
Ne derece doğru bir beklenti tartışılır.
Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin HDP hakkındaki kararının ortaya çıkabilmesi seçim sonrasına da kalabilir.
Nitekim Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan da kısa süre önceki sohbetimizde buna dikkat çekmiş ve geçmişte benzer davaların süresine bakılınca ne kadar süreceğinin anlaşılacağını söylemişti.
Ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin HDP için verdiği 60 günlük ek sürenin bitimine daha bir ay var.
Sonrasında savunma süreci başlayacak.
Ardından da haklarında suç isnadında bulunanların savunması gelecek.
Bütün bunların tamamlanabilmesi için de birkaç ay yeterli değil.
Dolayısıyla bugünden yarına davanın biteceğine odaklı bu fikrin çok fazla geçerliliği görülmüyor.
Sadece CHP’nin sosyolojik tabanını dinamik tutmaya yetiyor; o kadar…
Ayrıca siyasi parti liderlerinin son günlerdeki açıklamaları da gösteriyor ki ülke seçim mevsimine çoktan girdi.
Bundan sonra hangi tarihte yapılırsa yapılsın adı erken seçim olmaz, zamanı bir yıl öne alınmış seçim olur…
Genel kanaat de Kasım 2022’de seçimin olacağı yönünde.
Bu tarihte yapılan seçime de zaten erken denilmez; zamanı erkene alınmış seçim denir...
- Gazze'de ateşkesin garantisi…3 ay önce
- Gazze'li Abdullah'ın rüyası…3 ay önce
- Meclis'in mevcut aritmetiği mi, yoksa kamuoyu yoklaması mı?2 ay önce
- AK Parti'nin 76, CHP'nin ise 56…2 ay önce
- Yasası 'özel', infazı 'genel'…2 ay önce
- Mitolojik olan bitti, meteorolojik başladı…2 ay önce
- Şam'dan, İsrail'e: Egemenlikte pazarlık, toprakta müzakere yok...2 ay önce
- Lafı çok, hareketi yok…2 ay önce
- İnönü'yü devirdi, Özel'i de getirdi…3 ay önce
- Weizman'dan Yılmaz'a, Netanyahu öngörüsü!..3 ay önce