Kobani operasyonu…
Çünkü Cemil Bayık’ın kısa süre önce Arap medyasına verdiği demeçte Şam yönetiminin kendilerine olan soğuk yaklaşımına dikkat çekmiş ve işbirliğinin kapısını aralamıştı.
Demecindeki, “Şam ile ilişkimizi hiç koparmadık; onlar koparmadıkça biz hiçbir zaman koparmayız. Rehber Apo (Öcalan) ile Esad ailesi dostluğuna hep değer verdik” sözleri de dikkat çekmişti.
Bu sözlerin Şam ile yapılan müzakereler sırasında gelmiş olması bir noktada uzlaşının sağlanmış olabileceğine ilişkin iddiaları güçlü kılıyor.
Nitekim YPG’nin Kobani başta olmak üzere Türkiye sınırında bulunan yerlere Suriye bayrağı çekeceğinin ileri sürülmesi de Şam ile bir uzlaşının olduğunu gösteriyor.
Durum böyle ise bunda Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde yeni operasyon yapacağı, Barış Pınarı ile Fırat Kalkanı sahalarının birleşmesini sağlayacağına yönelik beklentilerin büyük baskısı sonucu olduğu açık…
Bu da Türkiye’nin Rusya ile bölgede önemli bir operasyona tek kurşun atmadan ulaştıklarını gösteriyor.
Bölge üzerinde çalışmaları bulunan ve çok iyi takip eden isimlerden Doç. Dr. Serhat Erkmen ile ORSAM’dan Oytun Orhan’ın bakışı da benzer…
Doç. Dr. Erkmen, Suriye sahasında ABD-Rusya çekişmesinden Moskova’nın bu gelişme ile kârlı çıktığına vurgu yaptı, “Eğer doğru ise bu Türkiye’nin de hiçbir zaman arzu etmeyeceği federasyon arayışlarını da bitirir” dedi.
Bir süredir Cemil Bayık ekibinden olan isimlerin Şam ile gerçekleştirdikleri görüşmelere de dikkat çeken Doç. Dr. Erkmen, Şam’ın bölgeye hakim olmasının Suriye’nin toprak bütünlüğü açısından önemine de dikkat çekti.
Geçen Temmuz ayında Cemil Bayık’ın, kendilerine bilgi vermeden Mazlum Abdi’nin ABD’li şirketler ile gerçekleştirdiği petrol anlaşmasından duyduğu rahatsızlığı açıktan dile getirdiğini de anımsattı.
Oytun Orhan da bir süredir Washington yönetiminden gelen bölgedeki güçlerini azaltma girişimlerini anımsattı.
Türkiye’nin operasyon baskısının YPG’nin bu noktaya gelmesinde önemli bir etkisinin olduğunu kayda geçirdi.
Bu arada üzerinde durulan bir diğer konu da bölgede Rusya ile ABD’nin anlaştığı noktasında.
CIA Direktörü Willian Burns’ün önceki gün Moskova’da Rusya Dış İstihbarat Servisi Başkanı Sergey Narişkin ile buluşması sonrasında bu gelişmelerin olması da bunun gerekçesi olarak gösteriliyor.
ABD’nin eski Moskova Büyükelçisi de olan ve Rusça bilen Burns, Moskova ziyaretinde Konsey Başkanı ve Rus istihbaratının eski direktörlerinden Nikolay Patruşev ile de bir araya gelmişti.
Bütün bunlar ABD’nin bölgeden çekileceği anlamına gelir mi?
Soruya yanıt verebilmek için çok erken…
- Gazze'de ateşkesin garantisi…3 ay önce
- Gazze'li Abdullah'ın rüyası…3 ay önce
- Meclis'in mevcut aritmetiği mi, yoksa kamuoyu yoklaması mı?2 ay önce
- AK Parti'nin 76, CHP'nin ise 56…2 ay önce
- Yasası 'özel', infazı 'genel'…2 ay önce
- Mitolojik olan bitti, meteorolojik başladı…2 ay önce
- Şam'dan, İsrail'e: Egemenlikte pazarlık, toprakta müzakere yok...3 ay önce
- Lafı çok, hareketi yok…3 ay önce
- İnönü'yü devirdi, Özel'i de getirdi…3 ay önce
- Weizman'dan Yılmaz'a, Netanyahu öngörüsü!..3 ay önce