Hatay'da çıkartılan mozaikteki yazı acaba doğru mu okundu?
Gazetemizde üç günden buyana çıkan haberi herhalde okumuşsunuzdur: Hatay’da bundan 2 bin 400 sene önce, Roma döneminde yapıldığı ve üzerinde eski Yunanca “Neş’eli ol, hayatını yaşa” sözlerinin yazılı olduğu söylenen bir mozaik bulundu.
Hakikaten hoş, üç panelinden ikisi sağlam kalmış, içerisinde mizah unsuru barındıran ve anlatıldığına göre örneği pek olmayan önemli bir mozaik... İyi güzel de, bu enteresan arkeolojik keşif için kimi tebrik edeceğiz? Kazıyı yapan heyette kimler var? Heyetin başkanı kim? Mozaiği bulma şerefi kime ait?
Hangi arkeoloğa “Eline sağlık!” dememiz gerektiğini bilmiyoruz, zira yapılan açıklamalarda “Mozaik şu kişi yahut kişiler tarafından bulundu” denmiyor, yani isim verilmiyor, sadece “Bulundu, edildi, çok güzel, muhteşem, eşi-örneği yok” gibisinden sözler ediliyor, o kadar... Sangi gökten elinde kazma-kürekle birileri inmiş, gecelerin birinde mozaiğin bulunduğu yeri kazmış, bulduğunu kazı yerine bıraktıktan sonra yanlarından getirdikleri âlet-edevâtı da alıp geldikleri gibi yine göğe yükselmişler!
İsmi şimdilik meçhul olan yahut telâffuz edilmeyen bu arkeoloğu kendi adıma tebrik ettikten sonra aklıma takılan ve Batı’nın arkeolojik çevrelerinde de ele alınan bir başka hususu yazayım: Hatay’da ortaya çıkartılan mozaik sadece bizde değil, yabancı basında da yer buldu. Uzmanlar ve konuya âşina olanlar, mozaiğin üzerinde eski Yunanca ile yazılmış olan ve “Neş’eli ol, hayatını yaşa” mânâsına geldiği söylenen ibareleri üç günden buyana tartışıyor...
Eski Grekçe’yi bilenler, yazılanların bu şekilde tercüme edilmemesi gerektiğini söylüyorlar. Klasik arkeoloji gruplarında, mozaiğin aslında üç parça olduğunu, her parçanın üzerindeki yazıların birbirini takip ettiğini ama en sağdaki parçanın tahrip olduğunu, dolayısı ile ortadaki ve soldaki panelin üzerindeki yazıların tercümesi ile yetinileceğini söylüyor ama bu iki parçadaki ifadelerin “Neş’eli ol, hayatını yaşa” mânâsına gelmediğini anlatıyorlar.
Uzmanlara göre, mozaiğin ve yazıların şu şekilde değerlendirilmesi gerekiyor:
Mozaik bir zengin evine değil, fakirlere çorba dağıtan, yani bizim imarethaneler gibi faaliyet gösteren bir mutfağa ait olmalıdır. Bu mutfağın zengin evinde bulunması mümkündür ama mozaiğin üzerindeki yazı fakirler ile alâkalı bir faaliyet ihtimalini güçlendirmektedir. Roma zamanında fukaraya bedava çorba dağıtıldıktan sonra ahlâkî, felsefî ve sosyal konuşmalar yapılmakta ama gelenler çorbalarını içtikten sonra mekândan hemen ayrılmak, açıkçası “kaçmak” istemektedirler. Ortadaki panelde gitmek üzere olarak resmedilen kişi bunlardan biridir, çorbasını içtikten hemen sonra duvardaki güneş saatine bakarak vaktin geç olduğunu söyleyip mekânı terketmekte, arkasındaki sakallı adam da geri getirmeye çalışmaktadır. İfade, sol panelde görülen iskeletin üzerindeki satırlar ile birbirini tamamlamakta ve “Acele ile yediğin yemeğin zevkini ölüm ile alırsın” şekline gelmektedir.
Aynı yabancı uzmanlarına göre, mozaikte “Neş’eli ol, hayatını yaşa” ifadesi bulunmamakta, bambaşka şeyler söylenmektedir ve ifadenin tamamı, tahrip olmuş olan en sağdaki panelde bulunması gereken yazının diğer cümlelerin siyakından hareketle tahmini ile şu şekilde olmalıdır:
Batı’daki Eski Yunan ve Roma uzmanı epigraflar, yani kitabe uzmanları, mozaiğin üzerindeki yazılar ile ilgili olarak işte böyle düşünüyorlar... Bu ifade, o devirdeki hikmet sahiplerinden birinin yine o zamanlarda meşhur olan bir sözü olabilir.
Mozaiğin zengin evinin mutfağında değil, Batı’da şimdi “Salvation Army” denen hayır faaliyetlerinin yapıldığı bir başka mutfağın duvarında bulunması da benim aklıma daha yatkın geliyor.
Metni bizim epigrafların mı, yoksa yabancı kitabe uzmanlarının mı doğru okuyup yorumladıkları eminim yakında ortaya çıkacaktır.
- Basın yine "Molla gidiyor!" havasına girdi ama İran'da rejim mejim değişmez!1 hafta önce
- Özgür Özel, İstanbul'da 1908'e kadar vârolan ama sonraları unutulan "Ayyaşlar Bayramı"nı canlandırıp Bekrî Mustafa'nın ruhunu şâd eyledi!2 hafta önce
- Londra'da yarın, denizcilik tarihimizin en büyük bozgunu olan İnebahtı ile ilgili belgeler mezata çıkıyor!1 ay önce
- Papa'nın gelişi, lâik ve muhafazakâr kesimdeki cahillerin saçmalama seviyelerini hayli yükseltti!1 ay önce
- Şehid olan askerler için yas ilân edilmesi geleneğimizde yoktur!1 ay önce
- Suriyeliler'i Harp Okulları'na almayalım da İsrail yahut Yunanistan mı yetiştirsin?2 ay önce
- Cumhuriyet'in ilânının 102. yıldönümünde bir akademik cehalet ve ilmî sefalet örneği2 ay önce
- Suriye, neredeyse bir asırdan bu yana kutladığı Osmanlı düşmanlığı bayramını iptal etti!2 ay önce
- Niyazi Bey3 ay önce
- Ruhban Okulu korkusu2 ay önce