TEOG ve gerçek meslekler
GÜNLERDİR devam eden bir TEOG’un kaldırılması tartışması var ya...
TEOG’un öğrencilerin “kaliteli” liselere girebilmeleri için yapılan sınav olduğunu biliyordum ama sınavın nasıl yapıldığı, yani sistemin çalışma şekli hakkında hiçbir bilgim yoktu. Merak ettim, öğreneyim dedim ve öğrenciler için hazırlanmış formlarda şöyle mükemmel bir açıklama buldum:
Ne kadar basit bir açıklama değil mi? Peşpeşe girilen sınavlardan “ağırlıklandırılmış” dedikleri merkezî puan hesaplanacakmış, sonra altı ayrı sınavın ağırlıklandırılmış merkezî puanına yılsonu başarı puanının ortalaması ilâve edilecekmiş, vesaire, vesaire...
Sanki 14-15 yaşındaki gencin liseye gidebilmesini belirleme sistemi değil, nükleer bir formül izah ediliyor! “Kabataş Lisesi’nin giriş puanı, sınav puanlarının karekökünün entegraline beta katsayısının yüklenmesi sonucunda ortaya çıkan antimaddenin ışınım sürecindeki ışık hızı yoğunluğunun büyük patlama kosinüsündeki evrensel çatlama enerjisi ile ortaya çıkan salınım sarkacının ters orantılı olması üzerine belirlenir” der gibi birşey...
Geçen haftaya kadar veliler, çocuklarının TEOG’u nasıl aşacakları konusunda karalar bağlıyorlardı, şimdi TEOG olmadan ne edeceklerinin merakı içerisindeler. Değişikliği öğrencilerin farkedeceklerini ise pek zannetmiyorum, zira bu lüzumsuz sınav yarışı için kitaplara ve testlere öylesine bir dalmış vaziyetteler ki, ne olup bittiğini anlamalarının imkânı yok!
Asıl mesele TEOG’a giren öğrenciyi birkaç sene sonra bekleyen ve şifreyi andıran isimleri ikide bir değiştirilen LYS ve YGS gibi azaplar, yani iyi bir liseyi bitirme, ardından üniversiteye girebilme, daha sonra da mutlaka bir master yapabilme histerisi, yani yüksek öğrenim ve daha da yüksek bir diploma alabilmek merakı...
Bütün bu şartlandırılmaların neticesinde uğradığımız önemli bazı kayıpların farkında değiliz: 28 Şubat sonrasında 12 seneye çıkartılan zorunlu eğitim zanaatlere zaten büyük darbe indirmiş ve ara meslekler, çıraklık, dolayısı ile kalfalık ve ustalık tarihe intikal etmişti!
“Herkese üniversite, hattâ lisansüstü diploması verme” politikasının neticesi budur! Öğrenci temel öğretimden itibaren gerçek mesleklere burun kıvırıp para kazandıran, düzgün yaptığı takdirde üst seviyedeki devlet memurundan bile fazla gelir elde etme imkânı getiren işleri hatırına bile getirmeden sınav maratonuna ve üniversite koşusuna hazırlanır, meslek okullarındaki teorik eğitim de uygulamanın gerisinde kalırsa bir zamanlar zanaat cenneti olan Türkiye, şimdiki gibi bir zanaat fukarası hâline gelir!
Evlerdeki damlayan muslukları, akan çatıları yahut kopan kabloları artık hemen her köşe başında dağıtılan “işletme” yahut “uluslararası ilişkiler” diplomaları halledecek ise âmenna; ama öyle değil ise öğrencileri “meslek” ve “ustalık” kavramlarının öneminden haber etmemiz şarttır!
- Basın yine "Molla gidiyor!" havasına girdi ama İran'da rejim mejim değişmez!1 hafta önce
- Özgür Özel, İstanbul'da 1908'e kadar vârolan ama sonraları unutulan "Ayyaşlar Bayramı"nı canlandırıp Bekrî Mustafa'nın ruhunu şâd eyledi!2 hafta önce
- Londra'da yarın, denizcilik tarihimizin en büyük bozgunu olan İnebahtı ile ilgili belgeler mezata çıkıyor!1 ay önce
- Papa'nın gelişi, lâik ve muhafazakâr kesimdeki cahillerin saçmalama seviyelerini hayli yükseltti!1 ay önce
- Şehid olan askerler için yas ilân edilmesi geleneğimizde yoktur!1 ay önce
- Suriyeliler'i Harp Okulları'na almayalım da İsrail yahut Yunanistan mı yetiştirsin?2 ay önce
- Cumhuriyet'in ilânının 102. yıldönümünde bir akademik cehalet ve ilmî sefalet örneği2 ay önce
- Suriye, neredeyse bir asırdan bu yana kutladığı Osmanlı düşmanlığı bayramını iptal etti!2 ay önce
- Niyazi Bey3 ay önce
- Ruhban Okulu korkusu2 ay önce