Kapalıçarşı'daki terbiyesizliğin ömrü birkaç saat sürdü!
İstanbul’da şehrin en eski ve en turistik mekânlarından birinde birkaç saatliğine de olsa akıl almaz bir rezalet yaşandı.
Son zamanlarda magazin ikonu hâline getirilen kebapçı Nusret, restoran zincirine bir halka ilâve etmiş ve Kapalıçarşı’nın Sandal Bedesteni taraflarında yeni bir restoran açmıştı…
Sabah, Çarşı’nın üzerinde “Kapalıçarşı 1461” yazılı Sandal Bedeseni kapısının tepesine Nusret’in sabihi olduğu kebapçının koskoca bir panosu asıldı! Nusret panoda mâlûm tuz atma hareketini yaparken görünüyordu, alt kısımda da o kapının girişinden sonra sıralanan bazı mağazaların isimleri vardı.
Üstelik, tam 557 yaşındaki kapının üzerine çakılan bu görgüsüzlük şaheserinin sabah oraya asılabilmesi için izin mizin, hiçbirşey alınmamış, kendini Kafdağı’nda görenler “Ben yaptım, oldu” zihniyeti ile panoyu yerleştirmekten hiç mi hiç utanmamışlardı!
Yetkililer rezaletten birkaç saat sonra haberdar olabildiler ve utanç Fatih Sultan Mehmed’in eseri olan Kapalıçarşı’nın tepesinde şehre, tarihe ve kültüre “Nah!” dercesine sırıtan bu utanç, rezalet ve haysiyetsizlik panosu orada birkaç saat durduktan sonra, öğleden sonra saat üç buçuk sularında indirildi.
İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Kültür Müdürü Coşkun Yılmaz ve Fatih Belediye Başkanı Hasan Suver, Kapalıçarşı’nın Sandal Bedesteni Kapısı’nı eski hâline getirerek hem İstanbul’un, hem de tarihin haysiyetine hemen sahip çıktıkları için tebrike şâyandırlar.
Kültür Bakanlığı’na bağlı “Kültür Varlıklarını Koruma Kurulları”nın koruma işini abarttığını, “eski” olan herşeyi “tarihî eser” sınıfına sokup memleketin dört bir tarafını “sit alanı” ilân ederek inşaat, vesaire yasakları koyduklarını yazmıştım…
Rezalete bakın! Mâlûm kurullar Anadolu’nun tâââ öteki ucunda yaşayan fakir-fukaranın başını sokacağı bir ev-bark inşa edebilmesi için elinden gelen zorluğu çıkartıp milleti azaptan azâba sürüklüyor ama burnunun dibinde, Kapalıçarşı’da meydana gelen bu emsalsiz sefaletten habersiz!
Fatih Belediyesi’nin reklâmın böyle izinsiz asılması sebebi ile kebapçıya ceza keseceği söyleniyor ama verilecek ceza bu işi becerenlerin umurunda olmayacaktır! Zira, bundan sonra uygulanacak her hukukî ve maddî müeyyide Kapalıçarşı’nın tepesine pano asmaya cür’et edenler için sadece reklâm olarak kullanılacaktır ve dolayısı ile reklâm vasıtası değil, pişman ettirici müeyyidelerin tatbiki şarttır!
Kapalıçarşı’da dün yaşanan bu rezaletin asıl kabahatlisi kimdir biliyor musunuz?
Basınımız!
Magazin ve başka şeyler aşkına bir kebapçıya dünya starı muamelesi yaparsanız adam “Ben neymişim yahu!” havasına girer, “Küçük dağları ben yarattım” edâsına bürünür ve 557 yaşındaki Kapalıçarşı’nın tepesine işte böyle ismini, resmini ve kebap pişirdiği mangalın markasını nakşetmeye kalkar!
- Basın yine "Molla gidiyor!" havasına girdi ama İran'da rejim mejim değişmez!2 gün önce
- Özgür Özel, İstanbul'da 1908'e kadar vârolan ama sonraları unutulan "Ayyaşlar Bayramı"nı canlandırıp Bekrî Mustafa'nın ruhunu şâd eyledi!2 hafta önce
- Londra'da yarın, denizcilik tarihimizin en büyük bozgunu olan İnebahtı ile ilgili belgeler mezata çıkıyor!4 hafta önce
- Papa'nın gelişi, lâik ve muhafazakâr kesimdeki cahillerin saçmalama seviyelerini hayli yükseltti!4 hafta önce
- Şehid olan askerler için yas ilân edilmesi geleneğimizde yoktur!1 ay önce
- Suriyeliler'i Harp Okulları'na almayalım da İsrail yahut Yunanistan mı yetiştirsin?1 ay önce
- Cumhuriyet'in ilânının 102. yıldönümünde bir akademik cehalet ve ilmî sefalet örneği1 ay önce
- Suriye, neredeyse bir asırdan bu yana kutladığı Osmanlı düşmanlığı bayramını iptal etti!1 ay önce
- Niyazi Bey3 ay önce
- Ruhban Okulu korkusu2 ay önce