Mükemmel bir eseri perişan etmenin örneği: İslam Ansiklopedisi!
“Cumhuriyet döneminde İslâmiyet, itikad, tarih, edebiyat, sanat ve şarkiyat gibi bahisleri toplu şekilde ele alan en mükemmel yayın hangisidir?” diye sorulacak olsa, cevabım “Diyanet’in çıkarttığı ve internete de ücretsiz olarak koyduğu 45 cildlik İslam Ansiklopedisi’dir” olur…
Ama artık “olur” değil, “olurdu” demem lâzım; zira otuz sene boyunca ve büyük emeklerle hazırlanmış olan bu muazzam eserden internet vasıtası ile istifade imkânı, bizzat yayıncıları tarafından ortadan kaldırıldı!
Şarkiyat âlimleri, İslâmiyet ile alâkalı bahislerde profesyonellere hitap eden bir ansiklopedi yayınlamaya 1910’lardan itibaren heves etmişler, Hollanda’da İngilizce olarak seneler boyunca çıkan ve yeni baskıları yapılan İslâm Ansiklopedisi, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından bazı maddeleri düzeltilip bazıları da zamanın âlimlerine yeniden yazdırılarak 1940 ile 1987 arasında Türkçe’ye tercüme edilmişti.
Neredeyse yarım asır süren yayın sırasında maddeleri teşkil eden bahislerde önemli değişiklikler meydana geldiği için yeni bir ansiklopediye ihtiyaç duyuldu ve bu işi Diyanet Vakfı üstlendi. Vakfın bünyesinde kurulan İslâm Araştırmaları Merkezi’nde 1983’te başlayan çalışmaların neticesinde yeni ansiklopedinin ilk cildi 1988’de çıktı ve faaliyet 2013’te 44. cildin yayını ile son buldu.
Böyle bir ansiklopedinin yayınına daha başka Müslüman memleketler de teşebbüs etmişler ama başladıkları işi bir türlü bitirememişlerdi ve kısmet Türkiye’nindi!
2016’da iki ek cild çıkartıldı ama son cilddeki “Kürtler” maddesinde PKK’dan “terörist” değil de “siyasî örgüt” diye bahsedildiğini farkedip yazmam üzerine bu cild daha piyasaya verilmeden ortadan kaldırıldı, tashih edilmiş yeni baskısı da hâlâ çıkmadı!
Diyanet’in bünyesinde bulunan ve kısaca “İSAM” denen İslâm Araştırmaları Merkezi, İslâm Ansiklopedisi’ni yayınlamasının yanısıra İslâmî alanlarda yapılan ciddî araştırmalara destek sağlamış, çok sayıda başka kitap da çıkarmış ve İstanbul’da gayet zengin bir kütüphane kurmuştu. Bu kütüphane emsalleri arasında şimdi çok önemli mevkide bulunuyor ve alanında Türkiye’nin en mükemmel müesseselerinden biri olarak faaliyet gösteriyor.
İSAM, bütün bu ilmî işlerine devam ederken bir başka önemli iş daha yaptı, yayını 2014 Ocak’ında tamamlanan İslam Ansiklopedisi’nin tamamını PDF olarak internete koydu. Araştırmacılar ansiklopediden ücretsiz olarak istifade edebiliyorlardı ve neyi nerede araması gerektiğini bilmeyenler için bilgi çöplüğünden ibaret kalan internette böyle bir kaynağın yeralması hem profesyonel ve ciddî araştırmacılara, hem de kırk küsur cildi alıp da evine koyma imkânını bulamayanlara büyük kolaylık teşkil ediyordu.
Arama motorlarından birine okumak istediğiniz maddenin başlığını ve hemen yanına da “İslam ansiklopedisi” ibaresini yazdığınızda maddenin ansiklopedideki bağlantısı çıkıyor ve tıklayıp istifade ediyordunuz…
Ama, birkaç hafta öncesine kadar! Zira böyle bir mükemmellik, kolaylık ve ilmî faaliyet İSAM’a her nedense fazla lüks geldi; bu güzelim sistemi yerle bir edip “Bende ne ciciler var!” havasında turistik kartpostal misâli rengârenk resimlerle dolu bir açılış sayfası yaptılar, aradığınız konu ile alâkası olmayan ne varsa sayfaya tıkış tıkış doldurdular ve bu sefalete “yeni yüz” dediler…
Bu yazıyı yazarken başıma nelerin geleceğini ve canımın nasıl sıkılacağını bile bile ansiklopedide bir madde arayayım dedim, aklıma “İstanbul” geldi, arama motoruna “İstanbul” ve “İslam ansiklopedisi” kelimelerini yanyana yazdım, dünya kadar madde geldi, birini tıkladım ve ekranda üzerinde “Mekke” yazan bir çizimin bulunduğu rengârenk bir sayfa açıldı!
Sonra ardarda gelen “İstanbul Şehremâneti Mecmuası”, “İstanbul Kadılığı”, “İstanbul Ağası” vesaire maddelerini de tıkladım ama ne mutlu bana! İslâm Ansiklopedisi, Mekke’den başka bir yere gitmeme müsaade etmiyordu!
Ama o da ne? Birkaç saniye sonra Mekke birdenbire kayboldu ve mübarek şehrin yerini mübarek bir zât, Mevlânâ aldı! Derken o da gitti, sırasıyla “Mescid-i Aksa”, “Kuşevi”, “Bakara Suresi”, “Semerkand”, ve “Fatih Sultan Mehmed” göründü; Artık üzerinde “Tıklayın, okuyun” yazan rengârenk bir çizimler ve fotoğraflar resmigeçidi vardı! Alt kısımda yeralan “Hac”, “Mescid-i Nebevî, “Kurban”, “Arap Dili ve Edebiyatı”, “Kelâm”, “Coğrafya”, “Musiki” vesaire gibi kutular da işin cabası!
İyi, güzel de ben İstanbul’a arıyordum ama payitahta ulaşabilmek ne mümkün?
Sonra, sayfanın sağ üst tarafında “TDV İslâm Ansiklopedisi’nde ara…” diyen bir kutunun mevcudiyetini farkettim, oraya “İstanbul” yazdım, yine rengârek bir sayfa, yan tarafında Mihrimah Sultan Külliyesi’nden Şehremini’ye kadar dünya kadar aramadığım bahis ile neredeyse İstanbul’un sınır boyu uzunluğunda bir madde geldi ama alıştığımız o rahat PDF hâlâ ortalıkta yoktu!
Dakikalar sonra destanı andıran yazı bloğunun en altında “Matbu nüshayı PDF dosyası olarak indirmek için tıklayınız” dendiğini gördüm, tıkladım, karşıma maddenin PDF görüntüsü geldi ama İstanbul’un tarihi, coğrafyası, vesairesi değil, sünnet düğünlerinin İstanbul folkloru içerisindeki yerini anlatan bir bahis!
İSAM’ın bilgisayar allâmeleri koskoca İstanbul’u ortadan işte böyle kaldrıvermişlerdi!
Artık güzelim ansiklopedinin enkaza çevrilmesine mi üzülürsünüz, harcadığınız vakte mi acırsınız, yoksa Türkiye’de internetten ulaşılan hemen her kütüphaneye sık sık musallat olan ve mükemmelen çalışan sistemleri bir anda darmadağın eden programcı terörüne İSAM’daki hocaların bir türlü mukavemet edememiş olmalarına mı şaşarsınız?
Azâbun azîm!!!
İslâm Ansiklopedisi’nin internet yayınını perişan etme çabalarına birkaç ay önce başlandığı haber alınmış ve bazı akademisyenler İSAM’ın idarecilerini “Yapmayın, etmeyin, PDF’lere dokunmasınlar, sistemin canına okumalarına izin vermeyin” diye uyarmışlardı ama ne çâre!
İSAM’daki hocalar yaklaşan taarruzu ve ardından gelecekleri bir türlü anlayamadıklarından olacak internet allâmelerinin teknolojik maskaralıkları galip geldi ve ilim dünyasının birkaç hafta öncesine kadar rahatça istifade ettikleri PDF’ler ulaşılamaz hâle getirildi. Neticede, elinin altında o anda İslâm Ansiklopedisi bulunmayan ciddî araştırmacıların her saniyesi kıymetli olan vakitleri çalındı, kırk küsur cildlik yayını maddî imkânsızlıklar yüzünden edinemeyenler de internetteki yalan-yanlış kaynakları kullanmaya mahkûm edildiler!
İslâm Ansiklopedisi’nin “okunmaması” ve “hiçbir şekilde istifade edilmemesi” için tasarlanan bu yeni internet sayfasının altına “Otuz üç yıllık birikim, yeni yüz…” diye birşeyler yazmışlar…
“Sevsinler sizin yeni yüzünüzü, kurban olsunlar!” diyeceğim ama ortada “yeni yüz” falan yok ki beyler! Yapılan iş otuz üç yıllık birikimin bir anda berhavâ edilmesidir ve aylar öncesinden hazırlanan, yani taammüden işlenen bu ilmî cinayet, Cemal Kaşıkçı’yı katleden Suudi cellâdları bile kıskandıracak mahiyettedir!
- Basın yine "Molla gidiyor!" havasına girdi ama İran'da rejim mejim değişmez!1 hafta önce
- Özgür Özel, İstanbul'da 1908'e kadar vârolan ama sonraları unutulan "Ayyaşlar Bayramı"nı canlandırıp Bekrî Mustafa'nın ruhunu şâd eyledi!2 hafta önce
- Londra'da yarın, denizcilik tarihimizin en büyük bozgunu olan İnebahtı ile ilgili belgeler mezata çıkıyor!1 ay önce
- Papa'nın gelişi, lâik ve muhafazakâr kesimdeki cahillerin saçmalama seviyelerini hayli yükseltti!1 ay önce
- Şehid olan askerler için yas ilân edilmesi geleneğimizde yoktur!1 ay önce
- Suriyeliler'i Harp Okulları'na almayalım da İsrail yahut Yunanistan mı yetiştirsin?2 ay önce
- Cumhuriyet'in ilânının 102. yıldönümünde bir akademik cehalet ve ilmî sefalet örneği2 ay önce
- Suriye, neredeyse bir asırdan bu yana kutladığı Osmanlı düşmanlığı bayramını iptal etti!2 ay önce
- Niyazi Bey3 ay önce
- Ruhban Okulu korkusu2 ay önce