Turgut Ağabey
Turgut Kut da hayata veda etti ve geçen Cuma günü Sapanca’da toprağa verdik...
Belli konuların uzmanı olan kişiler vardır, ama isimleri halka mâlolmamıştır ve sadece o konunun erbâbı tarafından bilinirler.
Bir “kültür, şehir, yemek ve kitap tarihçisi” olan Turgut Kut da böyle meçhullerden ama konunun erbâbı tarafından gayet iyi tanınanlardan ve bilgisine itimad edilenlerden idi. Vefat haberi basında ve sosyal medyada gerçi tahminimden fazla yeraldı fakat bu haberler şöhret sahibi olduğu için değil, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın vefa gösterip Turgut Bey’in hanımı Prof. Günay Kut’a taziye telefonu açması ve İletişim Başkanlığı’nın bu görüşmeyi basına duyurması sayesinde yayınlandı.
Ben, Turgut Ağabey’i henüz 18-19 yaşlarımda iken, rahmetli Abdülbaki Hoca’nın, yani Abdülbaki Gölpınarlı’nın vasıtası ile tanıdım ve aradan geçen kırk küsur sene boyunca münasebetimiz hiç kesintiye uğramadı. Onu kaybetmenin verdiği hüzne rağmen söylemeden edemeyeceğim: Turgut Ağabey’i kızdırmak ve didişmek birçok kişi için olduğu gibi benim için de zevkti! Kırk küsur senelik dostluğumuz bir türlü bitmeyen sohbetlerle, uzmanı olduğu konularda ondan birşeyler öğrenmekle, daha doğrusu ağzından lâf almaya çalışmakla ve çene çalmaktan yorgun düştüğümüzde de dinlenme niyetine didişmekle geçti…
Bazı aileler vardır, akrabaların hemen tamamı kendi alanlarının uzmanı, hattâ üstâdıdırlar…
Divan Edebiyatı’nın Türkiye’deki en kıdemli hocası olan Prof. Günay Kut, Turgut Ağabey’in hanımı; Harvard Üniversitesi’nde hocalık eden ve seneler önce çıktığı Tarihin Arka Odası’nda bilgisi ile binlerce izleyiciyi kendine hayran bırakan Prof. Gönül Tekin de Günay Hoca’nın ablası, yine Harvard’da ders veren ve Türkoloji’nin büyük isimlerinden olan rahmetli Prof. Şinasi Tekin ise Gönül Hoca’nın eşi idi…
Aile boyu ilmin seviyesine bakın!
Nesiller boyu İstanbullu bir aileden gelen ve tam bir “İstanbul çocuğu” olan rahmetli Turgut Ağabey’i ben 2003’te vefat eden Yunanlı şehir tarihçisi, folklorist ve “Rebetika” alanında ortada artık bilinmeyen hiçbir şey bırakmayan meşhur allâme Elias Petropulos’a benzetirim…
Elias da bir “Atina çocuğu” idi. Hayatını hem Atina’nın, hem Selânik’in kültürüne vakfetmiş; bu iki şehrin tarihi, kültürü ve folklörü hakkında dünya kadar yayın yapmıştı…
Turgut Ağabey gerçi ansiklopedilerde başkaları tarafından yazılmasına pek imkân bulunmayan bazı önemli maddeler kaleme aldı, mutfak tarihçiliğimiz ile kitabiyat çalışmaları onun yayınları sayesinde hayli aşama kaydetti ama mükemmeliyetçilik, aşırı titizlik, ince eleyip sık dokuma huyu ve hatâ yapma endişesi bilgisi ölçüsünde eser vermesini engelledi! “Demlenmeye” bıraktığı ve yayınlamaya fırsat bulamadığı çalışmaları günün birinde neşredildikleri takdirde, İstanbul, kitabiyat ve mutfak tarihimiz birçok yeni ve önemli kaynağa sahip olacaktır…
Rahmetli Turgut Kut hakkında herkesin pek bilmediği bir malûmat vereyim:
Fenerbahçe’de tâââ “Siyah Çoraplar” zamanında futbol oynayan, 20. asır İstanbulu’nun gayet önemli tasavvuf ve dinî musiki erbâbından olan ve 1967’de vefat eden Celvetî ve Bektaşî Şeyhi Yusuf Fahir Baba’dan daha önce birkaç defa bahsetmiştim…
Vefatının ardından Şükrü Saracoğlu Stadı’nın ucundaki evinin yıkılıp stada dahil edildiğini ve Galatasaray’ın Fener’i Şükrü Saracoğlu’nda senelerce bir türlü yenememesinin sebebinin stadın Yusuf Fahir Baba’nın “manevî himayesi altında” bulunması olduğunu yazmış ama “Fenerliler bu manevî büyüklerini unuttukları takdirde Galatasaray’ın karşısında mutlaka yenileceklerdir” deyip Fener’in son yenilgilerini buna bağlamıştım…
Cuma günü kaybettiğimiz Turgut Kut, gençlik senelerinde büyükbabası ile babasının yakın dostu olan Yusuf Fahir Baba’nın yanında bulunmuştu ve onun evlâdı gibi idi…
Turgut Ağabey’e rahmet ve sevgili “hocaannemiz” Günay Hanım’a sabır temenni ediyorum…
Cuma günü vefat eden Turgut Kut (solda) ve Yusuf Fahir Baba.- Basın yine "Molla gidiyor!" havasına girdi ama İran'da rejim mejim değişmez!1 hafta önce
- Özgür Özel, İstanbul'da 1908'e kadar vârolan ama sonraları unutulan "Ayyaşlar Bayramı"nı canlandırıp Bekrî Mustafa'nın ruhunu şâd eyledi!2 hafta önce
- Londra'da yarın, denizcilik tarihimizin en büyük bozgunu olan İnebahtı ile ilgili belgeler mezata çıkıyor!4 hafta önce
- Papa'nın gelişi, lâik ve muhafazakâr kesimdeki cahillerin saçmalama seviyelerini hayli yükseltti!4 hafta önce
- Şehid olan askerler için yas ilân edilmesi geleneğimizde yoktur!1 ay önce
- Suriyeliler'i Harp Okulları'na almayalım da İsrail yahut Yunanistan mı yetiştirsin?2 ay önce
- Cumhuriyet'in ilânının 102. yıldönümünde bir akademik cehalet ve ilmî sefalet örneği1 ay önce
- Suriye, neredeyse bir asırdan bu yana kutladığı Osmanlı düşmanlığı bayramını iptal etti!2 ay önce
- Niyazi Bey3 ay önce
- Ruhban Okulu korkusu2 ay önce