Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Katolik dünyası, Papa Fransuva’nın Vatikan’da geçtiğimiz 19 Mayıs günü onbinlerce kişinin gözleri önünde “şeytan çıkartma” âyinini yapıp yapmadığını tartışıyor. Hristiyan dünyasının “exorcist” dediği bu iş bizde “rukye” diye bilinir, sık sık yapılır ama çıkanın şeytan değil “cin” olduğuna inanılırdı.

Karolik dünyası, günlerden buyana “Papa Fransuva’nın şeytan çıkartıp çıkartmadığını” tartışıyor... Tartışma, Papa’nın geçen 19 Mayıs günü Vatikan’da idare ettiği bir âyinden sonra Aziz Petrus Kilisesi’nin önündeki büyükmeydanda toplanan onbinlerce Katolik’i kutsadığı sırada tekerlekli sandalye ile getirilmiş bir gencin başının üzerine iki elini birden koyup kısa bir dua etmesi ile başladı.

Meydanı tebessümler ederek dolaşan Papa, ellerini gencin başının üzerine koyduğu anda gülümsemesini keserek birden ciddîleşiyor, hasta genç de o sırada ağzını açtıktan sonra kendinden geçip titremeye başlıyordu...

BU NASIL DUA İSE...

Vatikan’da onbinlerce kişinin önünde yaşanan böyle bir sahneye ilk defa şahit olan İtalyan basınının, görüntüleri “Papa, şeytan çıkarttı” diye vermesinin ardından haber dünyanın dört bir tarafında aynı başlıklarla yayınlanınca Vatikan bir açıklama yapmak zorunda kaldı. “Papa şeytan falan çıkartmadı, gencin şifa bulması için dua etti, o kadar” deniyor ama Papa’nın duasınamazhar olan delikanlının yüz ifadesinin değişmesi ve titremesi meselesine temas edilmiyordu.

Şimdi, Papa’nın büyük kilisenin önündeki meydanda yaptığı iddia edilen “şeytan çıkartma” işinin ne olduğunu ve benzerleri bütün dinlerde vârolan bu inanışın Hristiyan dünyasındaki yerini daha yakından anlatayım:

KAN AKITMAK ŞARTTI

Bizimşeytan çıkartma âyini ile yakından tanışmamız Amerika’da 1973’te çevrilen, orijinal ismi “The Exorcist” olan ve Türkiye’de “Şeytan” ismi ile oynayan film sayesinde oldu... Filme konu olan şeytan çıkartma işi, Katolik kilisesinde Hristiyanlığın ilk zamanlarından buyana vârolan bir uygulama idi, nasıl ve kimler tarafından yapılabileceği kilisenin ilmihalleri ile âyin kitaplarında ayrıntıları ile yazılmıştı. İnsanın içine girdiğine inanılan şeytanı sadece kutsanmış ve daha yüksek dinî makamlardan bu âyini yapma yetkisi almış olan rahipler yahut papazlar çıkartabilirdi. Şeytanın ele geçirdiğine inanılan ruhu temizlemek için eski yüzyıllarda hastaya acı verilir, başta kırbaç yahut çivili sopa olmak üzere bazı âletler kullanılır ve öncelikle “kan akıtmaya” gayret edilirdi. Rahip etrafı kutsadıktan sonra hastanın üzerine çullanır, dualar okuyup kutsallığına inanılan kelimeleri haykırırken zavallıyı kanlar içerisinde bırakıp bayıltıncaya kadar döver, sonra “şeytandan kurtulduğunu” söylerdi. Engizisyon zulmünün hükümsürdüğü asırlarda ise şeytan çıkartmakla uğraşmaya gerek yoktu, zira ruhu şeytan tarafından ele geçirildiğine inanılan kişi diri diri ateşe atılıp kızartılır ve kömür edilirdi!

DUYURMADAN, SESSİZCE

Sonraki yüzyıllarda uygulamanın şekli değişti, daha “zarif” hâle getirildi ve kan çıkarmaktan da vazgeçilerek sadece dualarla yetinilir oldu... Yaşayan kişilerin ruhlarının şeytan tarafından ele geçirileceğine bugün Katolik dünyasının dışında diğer bazı Hristiyanmezhepleri de inanıyorlar, hattâ Vatikan’da “exorcist” yani “şeytan çıkartıcı” unvanını taşıyan yüksek rütbeli bir rahip de bulunuyor. Birçok kilise talep geldiğinde “şeytan çıkartma” âyinini yapıyor ama bu işin dillere düşmemesi için sessiz şekilde icra edilmesine özen gösteriliyor...

BİNLERCE KİTAP YAZILDI

Aynı işin benzeri İslamdünyasında da asırlar boyunca vârolmuş ama insanın ruhunu şeytanın değil “cinlerin” ele geçirdiğine inanılmış ve bu işi konu alan yüzlerce, hattâ binlerce kitap kaleme alınmıştı. Bu sayfadaki kutuda, İslâm âleminde “rukye” denen bu işin nasıl yapıldığı hakkında bazı bilgiler yeralıyor...

ŞEYTAN ÇIKARTMAYA BİZDE "RUKYE" DENİR AMA ÇIKANIN ŞEYTAN DEĞİL KÖTÜ RUHLU BİR CİN OLDUĞUNA İNANILIRDI!

Hristiyan dünyasında şeytan çıkartma âyinine “exorcism”, şeytanı çıkartana da “exorcist” derler; bu işin İslâmî terminolojideki ismi “rukye”dir ve çıkanın şeytan değil, “cin” olduğuna inanılır. Bazı âyetler ile hadislere dayandırılan “rukye” konusunda geçmiş asırlarda çok sayıda eser kaleme alındı. Ama “rukye” zamanla “cincilik” şekline bürünüpmaddîmenfaat vasıtası hâline bürününce din âlimleri bu işin Allah’tan şifa umularak yapılmasının “câiz”, gelecekten haber vermek ve üfürükçülük şekline bürünmesinin ise “haram” olduğu yolunda yüzyıllar boyunca birhayli fetva verdiler.

“Rukye” temeline dayanan “cin çıkartma” ameliyesi, Hristiyan dünyasındaki “şeytan çıkartma” âyinlerinden daha değişik şekilde yapılırdı:

GÖZBEBEĞİ MUAYENESİ

Bir kişinin “cinlerin saldırısına uğradığının” kesin olarak belirlenebilmesi için, öncelikle bazı fiziki bozukluklar gösterip göstermediğinin dikkatle incelenmesi gerekir ve öncelikle hastanın gözbebeklerimuayene edilirdi. Cin çarpmış kişinin gözbebeklerinin uyumyapmadığına, yani karanlıkta genişleyip aydınlıkta küçülmediğine inanılır; gözbebeklerinin sabit olması, cin çarpmasının ilk belirtisi sayılırdı. Cinin vücuda ense kökünden girip beyinciğe yerleştiği düşünüldüğü için, gözbebeği kontrolünün ardından ense ve belkemiği muayenesi gelirdi.

Hastanın cinlerin saldırısına uğradığına kesin şekilde hükmeden cinci hoca, artık tedaviye başlayabilir, yani cini çıkartabilirdi! Ama, hocanın bazı özelliklere sahip bulunması gerekirdi:

Hastayı “esir etmiş” olan cinin veya cinlerin daha üst seviyesindeki cinler üzerinde hâkimiyet kurup onlara emirlerini dinletebilme gücünü taşıması lâzımdı. İnsanlarda olduğu gibi cinler arasında da hiyerarşinin hükümsürdüğüne inanılır ve hocanın alt düzeydeki bir cine, ancak çok daha yüksek seviyedeki bir başka cin vasıtasıyla hükmedebileceği düşünülürdü.

Dolayısı ile hocanın “hüddamcı” olması, yani her dereceden cini hizmetkâr olarak kullanabilme gücüne sahip bulunması lâzımdı. Bu gücü edinmiş olan cinci hoca bazı dualar, tütsüler ve özel bazı şifreler vasıtasıyla hizmetkâr olarak kullandığı üst seviyedeki cinlerle temas kurar ve onlara hastanın vücuduna girip kişiliğini esir almış olan alt seviyedeki cinleri kollarından tutup vücuttan kapıdışarı etmelerini emrederdi! Hüddamcı hocanın hizmetindeki cinler emri alır almaz gereğini yerine getirir, hoca efendi de bu sırada bazı ritüeller yapar, yani sembolik faaliyetlerde bulunurdu.

Meselâ hastanın başına bir tesbih geçirir veya boynuna yahut parmağına ince bir ip bağlar, sonra ipi sert bir hareketle çekip kopartır ve ip koptuğu anda cinlerin vücudu terkettiklerini söyler ve edilmesi gereken duaları tamamlayıp “Haydi, geçmiş olsun!” diyerek hastayı gönderirdi.

Elyazması cin kitaplarında, cinin vücuttan çıkmakta inad etmesi hâlinde uygulanacak başka bir usulden de sözediliyor: Ayna kullanılmasından...

Kitaplar, cinlerin vücudu terketmekte inad etmeleri hâlinde cinci hocanın hastanın yanına oturmasını, sonra hastanın karşısına bir ayna koymasını ve aynada görünecek cinleri çatır çatır yakması gerektiğini söyleyip bu işin ne şekilde yapılacağını anlatıyorlar...

“Rukye”nin bazen nasıl bir cinayet hâlini aldığını göstermek için iki örnek vereyim: 2007’de, Adana’daki Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastahanesi’nden “dayak atıldığı” gerekçesiyle ailesi tarafından çıkartılan 24 yaşındaki bir genç kız, iyileşmesi için “Cinci Hoca”ya götürülmüş, hoca kızın vücudunu esir aldığını söylediği cini çıkartmak için zavallının üzerinde zıplamaya başlamış ama cin yerine kızcağızın canını çıkartmıştı!

İŞKENCE İLE SUÇLANDILAR

Belçika’da 2004’te yaşanan bir başka rezalet ise sekiz sene sonra, 2012’de ortaya çıktı: İçine cin girdiği için bir türlü hamile kalamadığına inanılan Lâtife Haçmi adında 23 yaşındaki Cezayirli bir Müslüman kadın cinci hocaya götürülmüş, cinin çıkması için başta cinci hoca ve kadının kocası olmak üzere altı kişi birden üzerinde tepinmiş, bir ay boyunca da “kutsanmış olduğuna” inandıkları litrelerce suyu zorla içirmişler ve bunlarla da yetinmeyip kadıncağızı sopalarla dövmüşlerdi. Yargılama devamediyor ve savcı, sanıkların “işkence ile adamöldürmek” suçundan 30 sene hapsemahkûmolmalarını istiyor... İşte, size eski zamanların folklorik eserleri olan “cin risâlelerinde” sözü edilen “cin çıkartma” usullerinden ve bu yolda işlenen cinayetlerden birkaçı...

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar