CHP çok yanlış yolda. Ta 12 Ekim 2016’da “Gidişattan endişeliyim” başlıklı bir yazı yazmıştım Milliyet’te. Maalesef o yazıda işaret ettiklerim gerçekleşiyor, 15 Temmuz’dan beri dikkat çekmeye çalıştığım tehlikeli bir sürece doğru gidiliyor. Muhalefetin 15 Temmuz darbesi ve darbecilerine karşı ortak bir tavır geliştirmek yerine adeta Cumhurbaşkanı’nı ve AK Parti’yi sanık sandalyesine oturtan ve FETÖ’cülükle suçlayan tavrı, bazı CHP’lilerin, “Tayyip Erdoğan’ı uluslararası mahkemeler tutuklayacak” minvalindeki söylemleri iktidar cephesini sertleştiriyor.

Nitekim gazetemizin Ankara Temsilcisi Bülent Aydemir ile Milliyet’in Ankara Temsilcisi Serpil Çevikcan gibi siyaset kulislerini çok iyi koklayan gazeteciler geçtiğimiz günlerde AK Parti kurmaylarıyla konuştukları notunu düşerek kaleme aldıkları yazıda şunları söylüyorlardı:

“- 2013’ten bugüne Kılıçdaroğlu’nun söylemleri ile gelişen olaylar arasındaki paralelliği araştıran bir frekans çalışması başlatıldı.... FETÖ’nün son 3 yıldaki söylemleri ile CHP’nin söylemleri karşılaştırılıyor... Örtüşmeler inceleniyor.

- Uluslararası basın ve aktörlerin işbirliği ve koordinasyonunda geliştirilen propagandanın Erdoğan ve AK Parti’nin Lahey’de yargılanmasını sağlamak amaçlı olduğu, Kılıçdaroğlu’nun bu söylemden bağımsız hareket etmediği görüşü hâkim.”

CHP’nin açtığı yanlış yolda kendi silahı bir bumerang gibi kendini vuracak diye endişeliyim... Tüm devlet yetkililerini sağduyuya davet ediyorum.

 

YENİ TELİF YASASI NASIL DEĞİŞMELİ?

Yıllardır konuşulan ama pek de odaklanılmayan bir meseledir telif yasası. Bütün sanatçılar bu yasadan şikâyet eder ve değişmesi gerektiğini söyler. 1951 tarihli yasa elbette aradan geçen sürede kurulan yepyeni bir dünyanın ihtiyaçlarını karşılamıyor.

Hem Cumhurbaşkanı’mız hem de hükümet bir süredir kültür politikalarında daha iyi işler yapılması gerektiğini vurguluyorlar. Telif yasası da bu motivasyonla değiştirilecek. Zaten birkaç yıldır Kültür Bakanlığı’nın yaptığı çalışmalar vardı, o çalışmalar nihayet geçtiğimiz ay bir taslağın şekillenmesiyle sonuçlandı. Bu taslak, meslek birliklerine görüşlerini almak için iletildi.

Bir ülkenin gelişmişlik seviyesi, sanatçısına verdiği önemde gizlidir, o nedenle bu konuyu özellikle önemsiyorum. İşin detaylarını ve sanatçıların ne beklediklerini anlamak için konuya epey kafa yoran sanatçı Metin Özülkü ile buluştum.

Dediği özetle şöyle: Yorumcuların üye olduğu MÜYORBİR, yapımcıların üye olduğu MÜYAP, eser sahiplerinin üye olduğu MESAM var. 2000’lerin başında MESAM’a rakip MSG ortaya çıktı. Bir de hepsinin üzerinde bir çatı örgüt olarak OLM (Ortak Lisanslama Birliği) kuruldu.

HAVUZDAN ŞİKÂYET

Bu örgütlerin farklı kollardan gelirleri var, üye aidatları, eserlerin teliflerinden gelen gelirler vs. MÜYORBİR’i ele alalım. Toplanan gelir ikiye ayrılıyor: Listeli ödeme yapılacaklar ve havuzdan ödeme yapılacaklar. Listeli ödeme reyting sistemi gibi çalışıyor, kim en fazla talep edildiyse en çok ona ödeme yapılıyor. Başı genelde Demet Akalın çekiyormuş burada. Bir de havuzdan ödeme var. Gelirlerin yüzde 60’ı listeliye, yüzde 40’ı havuza ayrılıyormuş. Havuzda kaç üye varsa ortadaki paranın o kadara bölünmesiyle belirleniyor. Tabii popüler isimler havuzdan ödeme oranının yüksek olduğunu düşünüyor, oranın düşürülmesini istiyorlar, ancak yerel sanatçılar ya da son dönemde aktif olmasa da kıymetli birçok isim var ve onların korunması için havuzdan ödeme de önemli.

Ancak ortak şikâyet, son dönemde belli kriterlere bağlı olması gereken üyeliğin tanımının genişletilmesi. Metin Özülkü’nün anlattığına göre birtakım ilişkilerle kendini üye yazdıranlarla birlikte MÜYORBİR’in üye sayısı 600’den 2000’e çıkmış, bu da ortak gelirin çok daha fazla bölünmesi ve sanatçı başına gelirin çok düşmesi demek...

Bu sorunu aşmanın yolu 2 şeyden geçiyor; birincisi ve en önemlisi telif bilincini yerleştirmek ve böylece telif gelirlerini artırmak (birçok boyutu var ama esasen bunu müzik lisansı olarak düşünmek gerek; otellerde, lokantalarda, sosyal medya ortamında vs. kullanılan eserlerin, sanal ortamda paylaşılanların bir bedeli olduğu fikri) ve tabii ki “torpilli üye”liklerin önüne geçmek... Değiştirilmesi öngörülen yasa temel olarak ilkiyle ilgili düzenlemeler içeriyor.

 

BAYRAM İÇİN BİR DE TATLI

DÜN tembel işi ve az kalorili bir tuzlu kek tarifi vermiştim. Bugün de acayip kolay ve çok sağlıklı bir tatlı tarifi yazacağım. Bayramda illa baklavalar, börekler yiyip kolesterol ve kiloları artırmamız sanki kural haline gelmiş... Halbuki 1 ay boyunca vücut dinlendikten sonra çok kötü yiyip onu yoracağınıza gelin başka bir yol deneyin. Bu kez farklı bir şey yapıp, kendinize ve misafirlere sağlıklı ve orijinal bir şeyler ikram edin...

MASUM PUDİNG

Malzemeler:

5 çorba kaşığı chia tohumu, 1 su bardağı süt, 1.5 tatlı kaşığı kakao, 1 yemek kaşığı bal (4 büyük bardak ya da 6-8 küçük bardak çıkar).

Nasıl yapılır?

Bütün malzemeleri bir kapta karıştır, bardaklara eşit şekilde paylaştır, buzdolabında en az 2 saat beklet, üzerini evdeki meyvelerle süsle.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir 3 yıl önce Tehdit tehdit tehdit
    CEVAPLA