Son Dakika

İşte budur!

24.10.2018 - 02:08 | Güncelleme:

 

Büyük bir mutluluk ve umutla yazımın başına oturdum. Dünden beri beklediğim konuşma biraz önce bitti. İtiraf edeyim, gözyaşları içindeyim. Tıpkı Başkan Erdoğan’ın erdemli tavrı karşısında akan Bekir Bozdağ’ın gözyaşları gibi gayriihtiyari ben de kendimi ağlarken buldum.

2018 Türkiyesinde, sadece Kürt bir anne-babadan doğduğu için aşağılandı ve tehdit edildi Bozdağ. Bir Türk olarak bu korkunç ırkçılıktan çok utandım… Pazartesi Habertürk TV’de Bozdağ’a yapılanı muhalif solcu isimlerin de kınaması için özellikle sorular sordum ama hiçbirinin umurunda değildi. Bu ülkede çok başarılı şekilde Başbakan Yardımcılığı ve Adalet Bakanlığı yapmıştı. 15 Temmuz gecesi TBMM’de, "Bizim görevimiz bugün burada ölmektir" diyecek kadar cesur bir insandı Bekir Bey. Ama Eski Türkiye kalıntısı o zihniyet için bir Kürt olduğu için her zaman biz Türklerin yanında ikinci sınıftı.

SADECE BOZDAĞ TEHDİT EDİLDİ, ÇÜNKÜ...

Dikkat edin, Danıştay’ın vesayetçi kararına birçok AK Parti yetkilisi sert dille karşı çıktığı halde sadece Bekir Bozdağ tehdit edildi. Çünkü diğer isimler Türk, yalnızca Bozdağ Kürt. O yüzden ırkçı zihniyet için anında bel altı vurulabilecek bir hedef. İşte Tayyip Erdoğan dün bu zihniyete unutulmaz bir tokat atmıştır. Türkiye toplumunun büyük çoğunluğu da Erdoğan’ın yanındadır…

Danıştay’ın hukuksuz vesayetçi kararına hem köşemde hem televizyon ekranında karşı çıktığımda birileri utanmadan bana, "Göreceksin Başkan Erdoğan bu kararı yerli ve milli bulacak ve andımızı yeniden okutmaya başlayacak" diyordu. Erdoğan’ın siyasal ufkunu hiç tanımamaktır bu. Eğer dedikleri gibi yapsaydı, siyasi olarak intihar etmiş olurdu.

REŞİT GALİPÇİ OLANLAR

İktidara yakın medyanın belli başlı kalemleri de herhalde bu tuhaf havaya kendilerini kaptırdıklarından, Danıştay’ın kararına ve Bekir Bozdağ’a yapılan ırkçılığa girmemeye gayret ettiler. Hürriyet yazarları ise 7 Haziran 2015 sürecinde HDP’ye verdikleri desteğin tam zıddı biçimde MHP militanlığına soyunmuşlardı. Bozdağ’a yapılan ırkçılığın karşısında en ufak bir tavır bile almadılar. Bozdağ’ın yanında küçücük bir tavır takınmadılar. Devlet içindeki MHP damarının kuvvetine güvendiler. 9 Ekim 2013’te ant kaldırıldığında ateşle destekleyenler Reşit Galipçi olmuşlardı! Bir taraf, "Aman önce Erdoğan’ı dinleyelim de ona göre tavır alalım" kaygısıyla öbür taraf da, "Hürriyet’ten beni kovmasınlar da her ortama uyarım" endişesiyle yazarlarsa olacağı budur. Zannediyorum şimdi hepsi birden yeniden ırkçılığa karşı tavır almanın önemini keşfederler ve ona göre vaziyet alırlar.

Başkan Erdoğan’a, bu ırkçı dalgayı net ve kucaklayıcı sözleriyle delip geçtiği, AK Parti’nin etnik milliyetçiliğe karşı bir parti olduğunu, Türkiye’yi bugünlere getiren siyasi anlayışının çoğulculuk üzerine oturduğunu hatırlattığı ve Bekir Bozdağ’a yönelik ırkçı tehdit ve hakaretlere en sert şekilde karşı çıktığı için teşekkür ediyorum!

***

Danıştay 8. Dairesi’ni tebrik etmek gerek

Çok iyi oldu. Üzerimize koyu bir bulut gibi çöken, içimizdeki renkleri, farklılıkları emip hepimizi korkular üzerinden hizaya getirmeye çalışan etnik milliyetçilik sopasının en bariz ve cüretkar hali Danıştay’ın apaçık hukuksuz olan vesayetçi sözde ant kararı ile ete kemiğe büründü. Eski Türkiye’nin vesayetçi güçlerinin nasıl da pusuda beklediklerini, eskiyi özlediklerini, yargıyı adalet değil siyasetin üzerindeki sopa olarak gördüklerini, fırsatını buldukları an yine o vesayetçi düzene dönmek istediklerini bu karar ayna gibi gösterdi.

Hukukçu maskesi ile dolaşan ama özünde Vural Savaş’ın, Abdurrahman Yalçınkaya’nın ya da Sabih Kanadoğlu’nun zihniyetinden hiç farkı olmayanların kimler olduğunu hatırlattı.

Teşekkürler Danıştay 8. Dairesi! Belli ki MHP’nin verdiği gazla kendini eski günlere ışınlanmış zanneden ya da o günleri geri getirebileceği sanrısına kapılanların heyecanıyla gözlerimizi açtın!

Cuma: Cumhur İttifakı’nın devam etmemesi kime ne zarar verir?

***

Avrupa’nın göbeğindeki Duvar

Pazartesi günü İrlanda ve Kuzey İrlanda seyahatimden bahsetmiş, Avrupa’nın ortasında beklediğimin çok ötesinde bulduğum ayrımcılıkla ilgili küçük bir ipucu vermiştim. Bugün Demokratik İlerleme Enstitüsü’nün bir toplantısı için gittiğim Dublin ve Belfast’ın Belfast ayağının notlarından bir kısım aktaracağım. Ve buna dimdik ayakta olan DUVAR’la başlayacağım.


Belfast’ı ikiye ayıran duvar.

Evet, İngiltere toprağı sayılan bir alanda hâlâ bütün katılığı ve keskinliği ile bir duvar var. Berlin Duvarı yıkıldı ama Belfast Duvarı olduğu yerde duruyor!

Size kısaca hatırlatarak başlayayım: 60’ların sonlarında, Vietnam savaşına tepki olarak başlayan dünyadaki gençlik hareketleri İrlanda Adasının kuzeyini de hareketlendirmiş ve geçmişten gelen Katolik-Protestan fay hattını ateşlemişti. 71’deki Kanlı Pazar ile savaş düğmesine basıldı. 70’ler ve 80’ler boyunca korkunç çatışmalar yaşandı. İngiltere ordusu acımasızca sivil ya da silahlı demeden Katolikleri hedef aldı. İRA buna karşılık gözü kara bir terör uyguladı. İngiltere yanlısı Birlikçiler kendi içlerinde örgütlendiler ve Ulster Savunma Birliği adı altında İRA’ya karşı savaşmaya başladılar. Yan yana yaşayan iki halk bir histeri halinde birbirini kırdı. Sonra nihayet dönemin İngiltere Başbakanı Tony Blair’in ve ABD Başkanı Bill Clinton’ın çabaları ile 1998’de "Hayırlı Cuma Anlaşması" imzalandı ve savaş sona erdi.

***

Savaş yok ama barış da yok

Belfast’ta artık patlayan silahlar yok. 30 yıllık savaşı bitirdiler ama 20 yıldır barış yapamıyorlar. 20 yıl önce olan sadece silahları susturmaktı. Bugün birbirlerinin mahallelerinin üzerine duvar kapısını her gece kilitleyen iki ayrı toplum aynen devam ediyor…

Şehir merkezi sıradan bir Avrupa kenti görünümünde ancak merkezden taksiye binip şoföre Shankhill Road deyince hiç de bildiğiniz Avrupa’da olmadığınızı anlıyorsunuz. Shankhill Road 1993’te IRA’nın en kanlı bombalamalarından birini yaptığı cadde. Zira Belfast’ın şoförleri de ikiye ayrılmış durumda. Bizim gruptan bazılarına denk gelen şoför (belli ki Birlikçi) Shankhill’i duyunca önce tereddüt ediyor, "Çelik yeleğim yok, gidemem oraya" diyor, sonra isteksizce sürüyor arabasını… Silahlar susmuş ama insanların içindeki öfke, savaş algısı ve ayrılık bitmemiş…


Çatışma yılları.

Cumaya: Duvar nereyi kaç kapıyla bölüyor?
Otobüs iki mahalle arası neden durdu?
Loyalist ve Unionist (Birlikçi) arasında ne fark var?
Brexit buraları nasıl etkilemiş?

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 24 Ekim 2018 Çarşamba 13:33
    Müslğmansanız Irk'çı olamazsınız. Irkçı iseniz müslüman olamazsınız.Yani mü'minler kardeştir.ABD 772 milletten mütevellit bir ülke ama önce ben ABD'liyim diyorlar Alman'ım,İngiliz'im,Fransız'ım,İrlanda'lıyım,Hispanik ırkıyım,Çek'im,Lehim,Rus'um demiyor.Irkçılık sadece SAVAŞ'ı tetikler.
  • Misafir 24 Ekim 2018 Çarşamba 12:02
    gerçekten çok güzel kadın ya fotoğrafa baksanıza model gibi
  • Misafir 24 Ekim 2018 Çarşamba 11:50
    ????
  • Misafir 24 Ekim 2018 Çarşamba 11:44
    andımızı geri istiyoruz rahatsız olanlar kendilerine başka vatan bulabilir
  • Misafir 24 Ekim 2018 Çarşamba 11:25
    sizin derdiniz zeten kürtle değil türkçülükle nagehan hanım....brunson kararınıza tepkinizi göremedik
  • Misafir 24 Ekim 2018 Çarşamba 11:08
    Danıştayın kararı nasıl hukuksuz oluyor anlamış değilim Danıştayın görevi ne bildiğinize emin misiniz
  • Misafir 24 Ekim 2018 Çarşamba 10:56
    Türküm doğruyum çalışkanım..
  • Misafir 24 Ekim 2018 Çarşamba 10:00
    dünyada sadece 5-6 ülkede olan çağdaş hiç bir ülkede olmayan bir andı her sabah öğrencilere söyletmenin bu ülkenin gelişmesine ne katkısı var.olan ülkelerin antları da son derece barışçı bir dil taşıyor.1930 ların faşist rüzgarlarının estiği dünyaya uymak için uydurulmuş bu andı 21 y.yılda hala savu
  • Misafir 24 Ekim 2018 Çarşamba 09:43
    Sizin 'Reşit Galipçilik' diye sözümona eleştirdiğiniz Reşit Galip, Cumhuriyetimizi kuranlardan bir büyük şahsiyettir. Herşeyimizi borçlu olduklarımızdandır!
  • Misafir 24 Ekim 2018 Çarşamba 08:45
    Hukuktan anlamadığınızı daha kısa ifade edebilirdiniz.
Kalan karakter : 300