“AKP lideri Tayyip Erdoğan İslam’a hakaret eden Fazıl Say’a ödül vererek ayakta alkışladı.”

Gördüğünüz fotoğrafın üzerine iliştirilmiş bu cümle, Saadet Partisi ve Milli Görüş hesapları üzerinden whatsapp ve SMS gruplarında dolaşıyor ve paylaşılıyor. Bana da son seçimde Karamollaoğlu ve Saadet Partisi’ne oy atmış bir arkadaşım gönderdi. Partisine tepkiliydi. Saadetliler yayıyorlarmış.

AK Parti’ye göre çok daha özgürlükçü ve çoğulcu olma iddiasındaki Saadet Partisi toplumu kucaklamak yönünde çok güzel bir buluşma olan bu fotoğrafı ucuz siyaset malzemesi yapıyor. Gerçekten utanç verici…

HANİ DEĞİŞMİŞTİ? HER KİMLİĞİ KAVRAYACAKTI?

Hani eski radikal çizgisinde olmayacak ve özgürlükçü-demokrat bir siyaset yapacaktı? Hani hangi kimlikte olursa olsun tüm toplumsal kesimleri kavrama amacındaydı Saadet? Dünyaca ünlü bir müzisyen olan Fazıl Say ile Başkan Erdoğan’ın buluşmasına bu kışkırtıcı dille muhalefet niye? Fazıl Say’ı son derece provakatif bir kara propaganda yöntemiyle hedef göstermekle neyi amaçlıyorlar?

PARTİDEN BİR AÇIKLAMA GELECEK Mİ?

Bu kare ile ilgili Saadet Partisi’nden bir açıklama gelmesini dilerim. İnşallah bu kara propaganda afişini partinin kimi trolleri, genel merkezden bağımsız hazırlamıştır. Zira böyle provokatif bir dilin çok kötü neticeleri olabilir. Partinin teşkilatları da bu çirkin kara propagandanın yapılmaması yönünde Sayın Karamollaoğlu tarafından uyarılmalı.

SAADETLİ 2 İSME ÇAĞRI

24 Haziran öncesinde birlikte birçok televizyon programına katıldığımız Saadet Partisi milletvekili Emre Bağçe’ye ve bundan 5-6 yıl önce tanışıp sohbet ettiğimiz Cihangir İslam’a da buradan sesleniyorum:  Eğer gerçek demokratsanız lütfen tavrınızı koyun.

Saadet Partisi’nin resmi televizyon kanalı, seküler ve özgürlükçü kimlikte birçok değerli yazara program yaptırıyor. Bunu çok olumlu bir hadise olarak görüyorum.

O SUNUCUYU TRANSFER ETMİŞLER

Hatta bu partiye oy vermiş arkadaşımın söylediğine göre, sadece özgürlükçü aydınlar değil, yaptığı programda sorduğu sorularla Dursun Çiçek’i tahrik eden ve  “Erdoğan iktidardan bir düşürülsün gerisini bize bırakın diyen başsavcılar ve hakimler var” dedirten Kemalist sunucu da Halk TV’den Saadet’in yayın organına transfer edilmiş. Bilmiyordum, duyunca çok şaşırdım.

Saadet kendi kanalında bu kadar geniş bir skalaya hitap etmeye çalışıyor da aynı tavrı Fazıl Say’dan niye esirgiyor? Sırf Erdoğan ile fotoğraf verdiği için mi? Say’ı “İslam’a hakaret eden” diyerek hedef gösteren ve bunun üzerinden Tayyip Erdoğan’a vuran bu dil, Saadet Partisi’ne yakışmıyor.

***

Biz değerini bilmedik, Hollywood keşfetti

“Türk kökenli yönetmene Hollywood’da büyük ödül” başlığı ile birçok yerde haber vardı dün. Yaren Zara Berg “Ya Ben” adlı kısa metrajlı filmi ile Almanya adına yarışıp Hollywood Uluslararası Film Festivali’nde “En İyi Yabancı Film” ve “En İyi Yönetmen” ödülünü almış. Film 26 Ocak’ta Hollywood’da gösterime girecekmiş.

Bu habere hem sevindim, bizden birinin başarısı diye gurur duydum, hem de buruldum. Zira Yaren ile o, 360 kanalı için eski Türk filmleri üzerine belgesel çekerken tanışmıştım. Almanya doğumlu, İstanbul-Berlin arası yaşayan, heyecanlı, sinema tutkunu bir genç kadındı.

Sonra temasımızı hiç koparmadık. İstanbul’da kalmak istiyordu ancak belgesele olan bakış malum. Belgeselci olarak geçinmek imkansız. Yaren de para kazanmak için Star TV’nin Cengiz Semercioğlu’nun “Duymayan Kalmasın”  adlı programında çalıştı. Bir yandan da arar, sürekli proje üretirdi.

Ancak ürettiği projeleri burada değil, Almanya’da gerçekleştirmiş. Ödülü de Almanya adına almış. Ne acı bizim için…

***

Üsküdar ve son 5 sene

5 senedir Üsküdar’da oturuyorum.  Mart 2015 seçimlerinde Üsküdar sonucu neredeyse başa baştı. Kazanan AK Parti ve Hilmi Türkmen olmuştu.

Çok çalışkan bir 5 sene geçirdi Hilmi Bey. Mesela öncesinde pejmurde görünümlü epey sayıda park dikkatimi çekerdi. Şimdi o parklar çok güzel restore edildi ve çağdaş bir görünüm kazandı. Spor yapılabilecek açık ve kapalı alan sayısı son 5 senede arttı.

Bu dönemde iki icraat var ki hangi görüşten olursa olsun tüm Üsküdarlıların takdirini kazandı. Birincisi Nakkaştepe Millet Bahçesi öbürü de Nevmekan Millet Kıraathanesi. Bu iki projeyi başka ilçelerden de görüp beğenmeyen olacağını sanmıyorum. İkisi de kusursuz.

Tayyip Bey 24 Haziran sürecinde millet bahçesi ve millet kıraathanesi derken birçok kişinin kafasında neyi kast ettiği canlanmıyordu. Bu iki örnek çok somut olarak yapılmak isteneni ortaya koydu.

Öte yandan Türkmen’e bir de eleştirim var. Güzeltepe mahallesinde estetik olarak da çok güzel tasarlanmış Hattat Hasan Çelebi Camii’nin yapımı uzun süredir durgun vaziyette seyrediyor. Oysa Hilmi Bey temel atma töreninde 2017 yılı içinde bu eserin bitirileceği sözünü vermişti. 2019 oldu hâlâ bitmiş değil. Molozlar ve hafriyatların görüntüsü de hoş olmuyor. Bu konuda da çalışmaların hızlanmasında fayda var diye düşünüyorum.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!