Adalar’da atların uğradığı zulüm ve yıllardır süren tartışmalar üzerine geçtiğimiz ay 3 aylığına fayton yasaklandı.

Ancak sonrasında belli sayıda atlı fayton kalacak mı, geçiş süreci mi olacak, yoksa fayton lobisi yine bastıracak ve her şey eskiye mi dönecek, belli değildi…

Ben İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu bu köşede hayvanseverlerle yaptığı toplantıda sarf ettiği sözler nedeniyle sert eleştirmiştim.

Hatta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in fayton zulmüne son verdiğini hatırlatıp, Soyer’i Ekrem Bey’e örnek göstermiştim.

Biraz önce Adalar’daki 277 tescilli fayton plakasının İBB tarafından satın alınacağı haberi düştü. Belediye bunun için 69 milyon 250 bin TL ödeyecekmiş.

Bu haber üzerine Sayın İmamoğlu’nun resmî sözcüsü Murat Ongun’u arayıp, satın alınan atlara ne olacağını sordum.

Şu cevabı verdi Ongun:

“Faytonları esnaf mağdur olmasın diye satın alıyor ve kaldırıyoruz Nagehan Hanım. Artık sadece elektrikli araçlar olacak sizin de köşenizde yazdığınız gibi. Tarım Bakanlığı’ndan atların özgürce yaşayabileceği ve beslenebileceği alan göstermesini isteyeceğiz. Türkiye’nin her yerinden herhangi bir bölge olabilir. Atları veteriner kontrolünde orada doğaya salacağız.”

DOĞRU BİR KARAR

Ekrem İmamoğlu ve ekibini yıllardır süren at zulmüne son verdikleri ve mağdur hayvanları özgürlüğüne kavuşturma kararı aldıkları için tebrik ediyorum.

Ancak iş burada bitmiyor. Bundan sonra Tarım Bakanlığı ve İBB o atların sağlıklı bir şekilde korunmasını da gözetmek durumundalar.

Ben bir şehir insanı olarak bu konulardan anlamam. Habertürk’ün doğa ve toprak uzmanı Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Selçuk Tepeli’dir. Selçuk’a sordum. Şunu söyledi:

“Atları öyle başıboş doğaya salarsanız kurtlara yem olurlar. Üstelik bunlar ehlileştirilmiş, boyunduruk altında yaşamış hayvanlar. Kendilerini korumayı bilmiyorlar. Bunun önleminin alınması, etraflarının çevrelenmesi ve korunması gerekir.”

AMAN DİKKAT!

Atların, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın doğal yaşam alanlarına bırakılacakları
söyleniyor. Kast edilen yerlerin neresi olduğunu bilmiyorum ancak fayton zulmünden kurtarılan atlar için iş burada bitmiyor. Bu hayvanların güvenliğini sağlamak da çok önemli. Yoksa yapılan işin hiçbir anlamı kalmaz. Tarım Bakanlığı ve İBB’ye bundan sonrasına yönelik kritik bir görev düşüyor.


*

Bu ülkede ciddi bir köpek çeteleri sorunu varmış

Salı günü yazdığım köpek çeteleri yazıma tahmin etmediğim bir şekilde çok fazla e-mail geldi.

Bu konu ciddi bir sorun boyutuna ulaşmış durumda.

Dört bir yandan köpek çetelerinin mağdur ettiği ya da korkuttuğu okurlarım bana ulaşıyorlar.

Bu arada yazıda bahsettiğim medya yöneticisi aradı ve özellikle o saldırıdan sonra bu konuyu derinlemesine araştırdığını, çözüm için köpek satışının birtakım kurallara bağlanması gerektiğini söyledi.

ABD ve Avrupa’da evcil hayvan satın alırken hayvanın kimliği ve sahibi bir
çip üzerinden eşleştiriliyor, hayvana kimlik sahibine de sorumluluk veriliyor.

HAYVANI VE SAHİBİNİ EŞLEŞTİRME ZORUNLULUĞU UYGULANMALI

Öyle kafanıza göre zavallı hayvanları satın alıp, canınız sıkılınca sokağa bırakmak yok. Bunun hapse kadar giden cezası var…

Halbuki Türkiye’de istediğiniz pet shop’a girip, istediğiniz hayvanı alıp, daha sonra istediğiniz birine verebilir ya da sokağa salabilirsiniz…

Geçen yazıda Alaçatı’daki köpek çetelerinden bahsetmiştim. Çoğu yazın yabancıların bakmak için aldığı ve kışın ülkelerine dönerken ortada bıraktığı köpekler. O yabancılar kendi ülkelerinde yapamadıklarını burada yapıyorlar. Çünkü bir bedeli yok! Talihsiz hayvanlar da aç kalınca saldırganlaşıyor.

TBMM’DE YENİ BİR ÇALIŞMA

Duyduğum kadarıyla TBMM içinde bu konuda bir çalışma yapılıyormuş. Hayvan sahibi olmak denetim altına alınacak ve sahiplendiğiniz hayvanı terk etmek suç haline gelecek.

Kedi, köpek ve gelinciklerin kimliklendirilmesi ve kayıt altına alınmasına dair Şubat 2018’de bir yönetmelik yürürlüğe girmişti ancak uygulamada kayıt altında ev hayvanı oranı hâlâ çok az. Denetimler artmadan ve yaptırımlar sertleşmeden bu konuda yol alınamaz.

Bakın dört bir yandan insanlar feryat ediyor.
İzmir’de de sıkıntı büyükmüş. www.sikayetvar.com/izmir/kopek linkine tıklayın, göreceksiniz...

AVCILAR’DA OKULA YÜRÜMEYE KORKAN ÇOCUKLAR

Avcılar’da köpek çeteleri yüzünden özellikle sabahları çocuklar okullarına yürümekte zorlanıyorlarmış. Emlak Konut Ispartakule Evleri’nde oturan bir okuyucum “Burası adeta İstanbul’un sahipsiz hayvan bırakma üssü haline geldi” diyor. Sitede köpek saldırılarından yaralananlar varmış.

Keza Ataşehir de farklı değil. Belli bölgeleri mesken edinen çeteler yüzünden bazı bölgelerde gece uluma seslerinden uyunmuyormuş. Motosiklet kullananlar da hayli tedirgin. “Köpeklerin yanından geçerken atlayıp ısırmaya çalışıyorlar o nedenle belli bölgelere giremiyoruz” diyen çok.

YENİKÖY’ÜN ÜST TARAFLARINDA ALARM ZİLLERİ

Yeniköy’de de durum farklı değil. Semtin üst taraflarından sahile inmek isteyenler her gün köpek saldırısı tehlikesi ile burun buruna geliyor, en kısa mesafeyi bile araçla almak zorunda kalıyorlarmış.

Yer belirtmeden şikayetlerini anlatan da çok sayıda e-mail aldım. Tanıdıklardan gelen telefonlar da cabası…

Kısacası şehirlerimizde mutlaka konuşulması ve önlem alınması gereken bir başıboş köpek sorunu var.

Belediyeler ve Tarım Bakanlığı hayvanları korumalı, sorumsuzca sokağa bırakılmalarını önlemek için denetimleri artırmalı ve ortalıkta açlığa terk edilip saldırganlaşan hayvanları kontrol altına almalı… Şehir güvenliği sadece kriminal olaylara yönelik önlemlerden ibaret değil. Bu da en az onlar kadar önemli bir mesele…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • eerol27@hotmail.com 1 ay önce Nagehan Hanım sıkıntımız; özgürlükleri kullanırken hiçbir kural ve kaideye tabi olmak istemeyişimizdir.
    CEVAPLA