Cuma günkü bisiklet yazım vesilesi ile Haberturk.com Yayın Koordinatörü sevgili Mesut’un (Toptan) hayatında bisikletin çok önemli bir yeri olduğunu öğrendim. Meğer 5-6 yıldır belli aralıklarla Alibeyköy’deki evinden işe bisikletle geliyormuş…
Israrlarım üzerine cesaretini ölümsüzleştirmek için kendisinden bu fotoğrafı almayı başardım:) Ayrıca bisiklet kullananların beklentileri ve zorluklarını da öğrendim.
Bunları sizlerle paylaşmak için Mesut’tan bir yazı istedim. Bana aşağıdaki notu gönderdi:
“Bisiklet kullanımı yaygınlaşıyor. İşe gidip gelirken karşılaştığım bisikletliler eskiye göre epey fazla.
Tabii sorunlar da devam ediyor.
YOLDA DURAN ARAÇ TEHLİKESİ
En büyük tehlike yol kenarında duraklayan ya da park eden taksi ve otomobiller. Bisikletlileri genelde görmezler. Aniden yola çıkmaları ya da kapıları açmaları risk.
Minibüs ve otobüsler de bir başka tehlike.
Koca araçlar sağdan ilerleyen bisikletliyi fark etmiyor.
Dar yollardaki virajlarda iyice sağa yanaşıyor ve bisikletliye kaçacak yer bırakmıyorlar. Duraklara da çoğunlukla yanaşmayıp yol ile durak arasında bir hayli mesafe bırakıyorlar.
Bu durumda bisikletli, otobüsün solundan gitse akan trafikte risk ve aracın ne zaman hareket edeceğini kestirmek güç; sağından gitse bu kez otobüs yolcuları için tehlike oluşacak.
MAZGALLAR VE RÖGAR KAPAKLARI NE ZAMAN RİSKLİ?
Mazgallar ve rögar kapakları yenilenen asfaltlarda çukur ya da tümsek oluşturuyor. Yavaşlayamayan bisikletlinin refleksle kaçması da ani fren yapması da tehlikeli bir durum.
Bunlar benim de Alibeyköy'deki evimden Taksim'deki işime gidip gelirken karşılaştığım sorunlar.
Bisiklet yoluna ise şüpheyle bakıyorum.
Bir defa eski yollarda, mesela benim de kullandığım Haliç hattındaki yol dar. Buralarda bisiklet yolu yapmak demek mevcut yolu daraltmak ya da zaten yayalar için yeterli olmayan kaldırımdan kısmak demek.
Araç trafiği kadar yoğunluk oluşmayacak bu yolların bir süre sonra yol kenarı otoparka dönüşme riski de bulunuyor.
BİSİKLET YOLU YERİNE ŞERİT PAYLAŞMAYI ÖĞRENMEK
Bütün bir şehri saracak bisiklet yolu yapmak zaten mümkün gözükmüyorken ‘şeridi paylaş’ uygulamasına yönelik bilinci artırmakta fayda görüyorum.
Belki sağ şeridi imkanlar ölçüsünde geliştirmek sorunu çözebilir. Ama daha önemlisi araçların yol kenarında park etmek zorunda kalmayacağı, yayaların kaldırımda yer bulamayıp yolda yürümelerine neden olan engelleri kaldıracak bir şehir planlaması. Böyle bir şehir bisiklet için daha güvenli olacaktır.
Bu durumda bisiklet yolları da belki sahil kesimlerinde, parklarda ulaşımdan çok keyif amaçlı bir kullanıma açık olur.
Yeditepe İstanbul'un yokuşları düşünüldüğünde ve herkesin evi ile işi benim kadar yakın olmadığı göz önünde bulundurulduğunda toplu taşıma ile entegrasyonu sağlamadan bisikleti yaygınlaştırmak güç.
Belediyelerin uygulamaları var ama belli saatleri kapsıyor. Araçlar yoğun saatlerde de bisiklet taşıyabilecek konuma getirilmeli.”
KADİR TOPBAŞ’IN BAŞLATTIĞI UYGULAMA
Bisikleti gündelik hayatına sokmuş bir insanın gözlemleri ve önerileri bunlar. Öncelikle bisikletin de saygı duyulması gereken bir araç olduğu bilincini yerleştirmek gerekiyor.
Toplu taşımada Mesut’un bahsettiği saatlere baktım.
2015 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi bisikletlilerin bisiklet için ekstra ücret ödemeden araçlara binebileceği bir düzenleme yapmış.
Bisiklet aparatlı otobüslere gün boyu, diğer otobüs ve metrobüslere ise 09-16 ve 22-07 saatleri arasında bisiklet ile binilebiliyor.
Ancak işe gidiş-geliş saatleri olan 07-09 ve 16-22 saatleri arasında bu mümkün değil. Halbuki bisikleti hayatımıza sokmak istiyorsak bu saatleri de bisiklet kullanıcılarına açmak gerekiyor.
EKREM İMAMOĞLU SAATLERİ YENİDEN DÜZENLEYECEK Mİ?
Kadir Topbaş’ın 2015’te yaptığı düzenlemeyi yeni Başkan Ekrem İmamoğlu saat kısıtını kaldırarak yeniden ele almalı ve koronadan sonra önemi daha iyi anlaşılan bisiklet kullanımını teşvik etmeli…