Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Aylardır beklenen grip aşısı geldi ancak kim alacak, nasıl alacak?

Kanser hastaları, 65 yaş üstü binlerce kişi "Bize neden yok?" diyor.

Ortalık da kafalar da karışık…

Etrafımda bırakın 65’i, 75 yaş üstü ve birkaç kronik rahatsızlığı olduğu halde ismi listede çıkmayan insanlar var. Aşı almaya hak kazanmış kimseye henüz rastlamadım.

Peki o zaman kimler yaptırabilecek bu aşıyı?

Türkiye’ye kaç doz aşı geldi? Kaç daha gelecek? Avrupa ülkelerinde kaç doz var?

Hem Sağlık Bakanlığı’ndan son veri ve bilgileri aldım hem de Avrupa’daki rakamları araştırdım.

Bize ilk etapta gelen doz sayısı 1 milyon 350 bin. Bu rakam zaten açıklandı. Sağlık Bakanlığı önümüzdeki dönemde ikinci etabın geleceğini söylüyor. Bu sayı yaklaşık 2 milyon olacak deniyor.

Geçen sene yaklaşık 1,5 milyon doz gelmiş. Pandemi olmadığı için ciddi bir tedarik açığı yaşanmamış. Fakat bu sene herkes sıraya girince işler karıştı.

Bu ilk 1 milyon 350 bin aşıyı kimlerin alacağını da öğrendim: Organ nakli olanlar, aktif kanser hastası olup başka kronik rahatsızlığı bulunanlar ve 65 üstü birden fazla kronik rahatsızlığı olanlar.

Aşıyı alıp alamayacağınızı ve nasıl alacağınızı öğrenmek için e-nabız sistemini kullanmanız gerekiyor. Risk durumunuzu e-nabızdan öğrenebilirsiniz.

Çok önemli diğer bir nokta hekimin manuel reçetesinin aşıyı almak için yeterli olmaması. Muhakkak Reçetem Sistemi üzerinden yazdırma şartı var..

SAĞLIK ÇALIŞANLARI RİSK GRUBU DEĞİL Mİ?

Dikkatimi çeken en önemli noktalardan biri aşıda sağlık çalışanları için ilk etapta özel bir kontenjanın ayrılmamış olması.

Covid sürecinde en büyük risk gruplarının başında sağlık çalışanları geliyor. Özellikle pandemi hastanelerinde görevli olanlar listenin en üstlerine yazılmalı. Ancak maalesef şu aşamada onlara aşı yok. Yalnızca yoğun bakımda görevli olanlar deniyor ancak henüz kim nasıl alacak ile ilgili bilgi paylaşımı yapılmış değil.

Sağlık sisteminin çökmemesi için öncelikle sağlık çalışanlarını korumamız gerektiği başından beri söylenirken onlara yeterli aşı tedarik etmemek çok vahim sonuçlar doğurabilir.

PEKİ YA ÇOCUKLAR?

65 yaş üstü bile alamazken çocuklar nasıl alsın, diyebilirsiniz ama ben elbette yaşlılar ve kronik rahatsızlığı olanlara öncelik tanıma kaydıyla çocukların da grip aşısı olmalarının önemini hatırlatmak istiyorum.

Covidin tehdit ettiği grupların başında çocuklar gelmiyor ama gribi en çok yayan grubun başında çocuklar geliyor.

Okullar da açılırken mevsimsel gribin Covid ile karıştırılmaması için çocukları korumamız şart. Aksi takdirde panik katlanarak büyür.

Avrupa ülkelerinin birçoğunda bu yıl özellikle 6 ay-15 yaş arası çocukların aşılanması için kampanyalar düzenleniyor. Avusturya’da bu gruba ücretsiz grip aşısı yapıldığı vurgulanıyor. Okullar böylece çok daha güvenli bir şekilde eğitime devam edebilecekler.

Bizde henüz adım adım başlayan yüz yüze eğitim grip dalgası vurduğu takdirde yine sekteye uğrayabilir. Çocuklar üzerinden yayılacak bir grip dalgası zaten yükselen pandemi endişesini iyice yükseltebilir.

Bu riski de göz önünde bulundurarak çocukları aşıdan muaf tutmamak gerekir.

ALMANYA'DA 26 MİLYON, İNGİLTERE'DE 30 MİLYON DOZ!

Aşı tartışmalarında en can alıcı nokta miktar. 1 milyon 350 bin aşı 80 milyonluk Türkiye için devede kulak. Sonra gelecek olan bile olsa toplam rakam 4 milyondan az.

Bu rakamın en az 6-7 katına çıkması gerekir.

Fakat rakamlara baktım. Almanya’da piyasaya sürülen aşı sayısı 26 milyon! Almanya’nın nüfusu Türkiye’ye yakın. 26 milyon nerede, bize gelecek rakam nerede?

80 milyonluk Türkiye’ye şu aşamada gelen aşı sayısı ile 2 milyonluk Viyana’ya gelen aşı sayısı neredeyse aynı. Bize 1 milyon 350 bin, sadece Viyana’ya 1 milyon 250 bin aşı gitmiş.

İngiltere’de ücretsiz grip aşısından bu yıl 30 milyon kişi faydalanacak.

Türkiye’ye daha fazla doz aşı getirilemiyor mu? Bunun planlamasını daha erken yapmak gerekmez miydi?

Markar’ın hastalığının çok ileri olduğunu biliyordum. Bundan  3-4  ay önce konuşmuştuk. Yorgundu sesi. Tedavi sürecini anlatmış "Çok zor zamanlar geçirdim Nagehan ama bu ara iyiyim çok şükür" demişti.

Maalesef kanser belası böyle bir şey işte. Aldatıcı iyileşmeler yaşanıyor ve ardından her şey tepetaklak olabiliyor…

Günlerdir Markar Esayan’ın ardından bir çok güzel şey yazıldı. Ben onunla ilgili tarihe birkaç satır not düşmek için cenazeyi bekledim.

2014-1015 sezonunda NTV’de her hafta birlikte Basın Odası programını yapmıştık Markar’la. O, ben, İsmet Berkan, Mehmet Tezkan, Oğuz Haksever’in moderatörlüğünde biraraya gelmiştik. Ta ki Markar siyasete girme kararı verene kadar.

Tartışma programlarının belli bir gerginliği vardır ama Markar o gerginliği hiçbir zaman öfke olarak dışa vurmadı, sükunetini hiç bozmadı.

Dün cenazesine çok büyük ve üst düzey bir katılım vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın ve onlarla birlikte hükümetin bir çok önemli Bakanı ve yetkilisinin  orada olmasını hem çok değerli buldum hem de çok önemsedim.

Son günlerde Ermenistan’ın sivil, çocuk, yaşlı dinlemeyen saldırgan politikasının Karabağ’daki sonuçlarını görüyoruz. Maalesef her geçen gün kayıplar artıyor. Ermenistan kendi vatandaşlarını dahi canlı kalkan olarak kullanmaktan çekinmeyecek kadar gözü dönmüş durumda.

Karabağ’dan çıkmak isteyen Ermeniler’e izin vermiyor, onları savaşın ortasına atıyor…

Türkiye’nin gösterdiği sert tepki Erivan’ın bu saldırgan politikasına…

Ermeni vatandaşlarımızın bu kirli savaşla da Türkiye’nin Ermenistan’a gösterdiği tepki ile de ilgisi yok… Markar’ın cenazesinde Cumhurbaşkanı ve Hükümetin önemli bir kısmının bulunması Esayan’a olan sevgi, saygı ile birlikte bunun da mesajı bence…

Erdoğan’ın dün cenazede yaptığı konuşmanın özellikle şu bölümü çok önemli:

"Ermeni cemaatimizin arasından, sevgili Markar’ın boşluğunu doldurmaya aday, ülke ve millet sevgisiyle kendini yetiştiren nice gençlerin bulunduğuna inanıyorum. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da, Türkiye’yi güçlü kılan zenginliğimizin önemli bir rengi olan Ermeni cemaatine destek vermeyi sürdüreceğiz."

Toprağın bol olsun Markar Esayan… Hep vurguladığın kardeşliğe böylesine zor bir zamanda büyük katkı yaparak gidiyorsun…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • nihonjin 1 ay önce Nagehan hanım ülkemizde maalesef milli çıkar ülke menfaat ve faydaları birçok durumda olduğu gibi grip aşısında da caka satmaktan öteye gidemiyor. Ülkemizde maske yokken ABD ve Fransa’ya gönderip yardım yapıyoruz diye caka satıyorduk bu durumda stratejisi caka satmaktan öteye giremeyenlere tahteravan kelimesinş hatırlatmak gerek... saygılar güzel yazı ..
    CEVAPLA
0:00 / 0:00