Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

MHP’nin Perşembe günkü kurultayını Ankara’da izleme planım vardı. Hatta bütün hazırlıklarımı yapmıştım.

Salonun havasını görmek, partililerle konuşmak her zaman çok daha sağlıklı bir perspektif verir.

O nedenle bir politika gazetecisi ve köşe yazarı olarak mümkün olduğunca kongrelere gitmeye gayret ederim. En son Ankara’ya DEVA genel kongresine gitmiş ve Ali Babacan’la da konuşarak bu köşede izlenimlerimi yazmıştım. Hatırlayacaksınız.

Ancak maalesef bu kez son dakikada başka işler çıktı, Ankara’ya gidemedim. MHP kurultayını televizyondan takip etmek zorunda kaldım.

Pandemi nedeniyle son derece kontrollü, seyreltilmiş ama coşkusu oldukça fazla bir kurultaydı. Organizasyon eksiksiz ilerledi gördüğüm kadarıyla.

Devlet Bahçeli kurultayın sonunda hiç fire vermeden tüm delegelerin oyu ile seçildi.

Oylama öncesi yaptığı konuşmayı dikkatle dinledim, salona müthiş hakim, çok güçlü ve kendi tabanına çok net ve sert mesajlar veren bir konuşmaydı.

Kabul edelim, MHP son 5 senede çok ciddi güç kazandı.

Mevcut rejim blokunun ideolojik içeriğini analiz edersek muhafazakarlık yüzde 40 değerdeyse yüzde 60 milliyetçilik cereyanı bugünkü rejimi şekillendiriyor.

MHP hem milliyetçi hem muhafazakar hem Atatürkçü olarak kendini tanımlıyor. Üç açıdan da mevcut rejimi ihata ediyor.

Rüzgar şu an MHP’nin hoşuna gideceği yönden esiyor. AK Parti ve MHP, Reşit Galip’in ant metni ve HDP’ye açılan kapatma davası gibi ayrı düşebilecekleri iki netameli konuda süreci şimdilik gayet ustaca yönettiler. Cumhur İttifakı yoluna kararlı bir şekilde devam ediyor.

MHP kurultayında AK Parti son derece üst düzey bir şekilde 5 isim tarafından temsil edildi. Numan Kurtulmuş, Ömer Çelik, Erkan Kandemir, Mehmet Özhaseki ve Jülide Sarıeroğlu kurultaya katıldılar.

Önümüzdeki Çarşamba da AK Parti’nin büyük kongresi var. Oraya da MHP’den 5 üst düzey isim gidiyor: Celal Adan, Semih Yalçın, İzzet Ulvi Yönter, Sadri Durmaz ve Nevin Taşlıçay.

Hassas bir mütekabiliyet dengesi gözetilmiş, 5 isme karşılık 5 isim. Ağırlık olarak benzer pozisyonlar, 4 erkek, 1 kadın.

CUMHUR İTTİFAKI’NA YÖNELİK İÇERİDE İTİRAZI OLAN VAR MI?

Peki MHP’nin kurultayından çıkan sonuçlar neler? MYK’da 75 ismin 36’sının değişmesi ne anlama geliyor?

Kadınların sayısının giderek azalmasının özel bir sebebi var mı? MYK’da dikkat çeken yeni isimler kimler? Yeni dönemin kodları neler?

Tüm bu soruları kurultayın organizasyonunun tüm detayları ile teker teker ilgilenen MHP’nin en meşhur isimlerinden Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Yalçın’a sordum.

“Nagehan Hanım sizi kurultaya bekliyorduk. Deniz (Güçer) geleceğinizi söylemişti” diye söze girdi Semih Hoca.

Ben de son dakikada neden gelemediğimi anlattım kendisine.

Sonra da MYK’daki değişimi sordum.

“Tabii 75 asil üyenin 36’sının yenilenmesi ciddi bir değişikliğe işaret ediyor ancak bu şaşırtıcı değil, bu noktanın altını çizeyim Nagehan Hanım. Biz kurultaylarımızda en az üçte birlik değişikliklere gideriz. Kurultay yenilenmek demek. Devamlı yenilenip, tazeleniyoruz.”

Peki bu değişiklik, bu yenilenme MHP açısından ne anlama geliyor, giden kadrolar ve gelenler arasında çizgi olarak bir farklılık var mı, gidenler Cumhur İttifakı’na muhalefet mi ediyorlardı ya da Genel Merkez ile ters düştükleri başka konular mı vardı?

Semih Yalçın tüm bu sorulara çok net bir şekilde “Hayır” dedi ve şöyle devam etti:

“Kesinlikle bir fikir ekseni üzerinden değişiklik yok. 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünden itibaren kuvvetli bir şekilde Cumhur İttifakı olarak yürüyoruz. Değişen kadrolar arasında da bu konuda en ufak bir tereddüt yoktu. Nagehan Hanım bilmem dikkatinizi çekti mi? Sayın Genel Başkan kurultaydaki konuşmasını oylamadan önce yaptı. Hangi genel başkan kendi oylamasından önce çok kuvvetli bir şekilde ‘Adayımız şudur’ der? Bakın Genel Başkan ‘Adayımız 2023 seçimlerinde de Sayın Cumhurbaşkanıdır’ diye oylamadan önce söyleyerek tüm delegelerin de bu konuda hemfikir olduğunu ortaya koyuyor. MHP Cumhur İttifakı konusunda tam bir bütün.”

"AK PARTİ İLE FİKİR AYRILIĞIMIZ OLMASA ANORMALLİK OLURDU"

Ancak Reşit Galip’in yazdığı ant konusunda iki partinin çok farklı yerlerde durduğu ortada. Bildiğiniz gibi ben de bu konuda AK Parti ile aynı yerde duruyorum ve Reşit Galip’in metnini 2021 koşullarında çağdışı buluyorum.

Fakat sonuç olarak iki parti de krize evrilebilecek bir konuyu şimdiye kadar usta manevralarla götürmüş olsalar da farklı yerlerde oldukları açık.

Semih Bey bu konuyla ilgili soru sorduğumda…

“Biz iki ayrı siyasi partiyiz Nagehan Hanım. Fikir ayrılıklarımız tabii ki var, mesela sizinle de birçok konuda farklı hatta zıt düşünüyoruz. Bunlar doğaldır. Zaten iki parti arası kimi fikir ihtilafları olmazsa bir anormallik var demektir” diyerek çok net olarak "Farklılıklar Cumhur İttifakı’nı yıkamaz" mesajını verdi.

KADINLAR NEDEN YOK DENECEK KADAR AZ?

Sayın Yalçın’a bir noktada ciddi bir serzenişte bulundum...

MHP kadın sayısının zaten çok az olduğu bir parti. Bu oran giderek yok olma noktasına doğru ilerliyor.

Geçen dönem MYK’da 10 kadın varken şimdi bu sayı 5’e düştü.

“Neden kadın sayısı bu kadar az Semih Bey? Bu bana çok yanlış geliyor” deyince Semih Yalçın gülerek cevap verdi…

“Vallahi haklısınız Nagehan Hanım. Bu tenkidinizle ilgili sizi anlıyorum ama merhum Demirel’in bir lafı vardır, ‘Vardı da almadık mı?' Esasen tahminlerin üzerinde başvuru olmuş ancak arzu edilen yeterlilikte isim bulmakta zorlanmışlar.”

Bu cevap beni kesinlikle tatmin etmedi. Sonuçta yeni isimler bulunamıyorsa mevcut kadın üyeler tutulabilirdi. Maalesef Türk siyaseti ve özellikle de MHP çok erkek-egemen bir yapı. Kadının sırf adı değil, kendi de yok!

Semih Yalçın sayı az da olsa çok kalifiye ve kıymetli isimlerin olduğuna dikkat çekti.

“Bakın mesela Filiz Kılıç girdi MYK’ya Nagehan Hanım. O noktaya dikkatinizi çekiyorum. Nevşehir Üniversitesi’nin rektörüydü kendisi, edebiyat alanında çok değerli bir akademisyendir. Kıymetli bir kadın entelektüelimizdir” dedi.

Yalçın MYK’ya giren yeni isimler arasında Ankara Onkoloji Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Fevzi Altuntaş’ın da olduğunu hatırlattı.

Akademisyenlerin sayısının fazla olduğunu, çok farklı disiplinlerden isimlere yer verilen çok güçlü bir entelektüel kadro oluşturduklarını söyledi.

“Bakın biz kurultayımızı yaptık, AK Parti de haftaya yapıyor, artık yeni bir dönem başlıyor. Hem Cumhuriyetimizin 100. Yılına hem de 2023 seçimlerine hazırlık dönemi başlıyor. Kuvvetli siyasi kadrolarla 2023 müreffeh Türkiye hedefine yürüyoruz. Muhalefettekiler ne kadar yıpratmaya çalışırlarsa çalışsınlar Cumhur İttifakı Altın Çağını yaşıyor Nagehan Hanım” dedi Semih Yalçın.

MHP’nin yeni MYK’sında dikkatimi çeken bir ayrıntı daha var. 75 ismin içinde milletvekili olan üçte birden az.

Semih Yalçın bunu TBMM grubunu güçlü tutmak için özellikle bu şekilde düşündüklerini aktardı.

“Meclis grubu sağlam olsun istedik. Biz 2021’i reform yılı olarak görüyoruz” dedi.

Bu sözlerden de MHP’nin seçim kanunu ve siyasi partiler yasası ile ilgili de ciddi bir hazırlık içinde olduğunu anlıyoruz.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00