Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Uzun zamandır ilk kez AK Parti içinde bir yaratıcılık çabası ve hiciv kaygısı güttüğü için ben CHP’nin ti’ye alındığı ‘Yalan Üretme Merkezi’ videosunu çok beğendim.

Partiye yöneltilen tenkitlere alışılmış reflekslerin dışında farklı bir tepki verilmiş bu sefer. AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığını tebrik ederim.

Açık konuşmak gerekirse epey zamandır zeka kırıntısı barındıran tek bir çıkış yapamıyordu AK Parti. Bu animasyon filmi o anlamda üzerine ölü toprağı serpilmiş parti kadrolarını canlandıracak mı, göreceğiz.

AK Parti’nin çok önemli yönetici aktörlerinden biri bana bundan 1 ay önce aynen şöyle demişti:

“Vallahi hiçbir etkimiz kalmadı. Gazetelerimiz 1 hafta çıkmasa halk bu gazetelerin yayınlanmadığını fark etmez. Şu tartışma programlarına onlarca arkadaşımızı ekranda parlasınlar diye gönderiyoruz. Onların önünü açıyoruz. Bu kadar çok sayıda yayına çıkmalarına imkan vermemize rağmen bir tanesi bile tesirli ve ünlü bir yorumcu olamadı. Milletin çok büyük çoğunluğu hele gençler hiçbirini tanımıyor. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu vaziyetin farkında. Yeni bir lisana ihtiyaç var. Bunu araştırıyoruz.”

Bu kadar net özeleştiri üzerine ben de şaşırmıştım açıkçası. Demek ki AK Parti’nin yaşanan krizi görüp yeni bir dil aramasının neticesi bu video olacakmış.

AK Parti medyası yankı yaratabilme ve izlenme oranı konusunda bu durumdayken söz konusu animasyon Youtube’da şu an trend videolarda. Gençlik bunu konuşuyor. Önemli bir başarı bu.

Asık yüzlerden, sürekli birbirine saldıran siyasi dilden ve gerginlikten bıktı usandı millet.

İçeriğine katılırsınız katılmazsınız, ama kabul edin fikir iyi. Bu arada Kemal Kılıçdaroğlu olduğundan kilolu resmedilmiş, Faik Öztrak tiplemesi ise Faik Bey’e müthiş benzemiş.

AK Parti 1 Nisan’da farklı videolar yayınlamaya başladı, 23 Nisan’da ikinciyi yaptılar ama onlar didaktik olmaktan çıkamamıştı. Bu ise tersine vuruyor.

128 milyar nerede afişlerini toplatmak gibi çok yanlış bir stratejiden sonra geç de olsa akıllıca.

AK PARTİLİ ESKİ KUŞAK TEPKİ KOYUYORMUŞ

Ancak duyduğuma göre tabanda karşılık bulmuş görünse de parti içinde eski kuşak bazı isimler videoya daha doğrusu konvansiyonel olmayan siyaset yaklaşımına tepki koyuyorlarmış. İşin ciddiyetinin kaçtığını söylüyor ve itiraz ediyorlarmış.

Ben bu isimlere gençlere bakmalarını tavsiye ederim. Konvansiyonel siyaset yapma biçimi ile bütün partiler gençleri hızla kaybediyorlar. Bunu görmeyip eskide diretirlerse bu kayıp hızlanır.

Üstelik yalnızca gençler de değil, her yaştan vatandaşın biraz gülümsemeye ve yumuşamaya ihtiyacı var memlekette.

Ben parti içi homurdanmalara kulak asmadan bu farklı kulvarda devam etmelerini öneririm.

Şimdi gözler CHP'de. Dün bir karikatür ile başlangıç yaptılar. Bende bu karikatür aceleye gelmiş, otomatik bir tepki izlenimi uyandırdı.

Bugün ise cevap olarak bir video yayınlayacaklarmış. Bakalım konvansiyonel tepkilerin dışına çıkıp yaratıcı bir iş ile karşılık verebilecekler mi?

Bence verirlerse siyasetin havası değişebilir, hatta bu hava yeniden siyasi hicvin hatırlanmasına yol açabilir.

İfade özgürlüğü iki tarafın tabuları üzerinden günden güne daralırken, iktidar partisinin açtığı yoldan devam edilirse bu gergin siyasi atmosfer bir nebze rahatlayabilir.

Nihayet okullar konusunda makul sesler gelmeye başladı. Kuzey Yarımkürenin okul kapama şampiyonu ülkemizde bu yılı da neredeyse kaybetmek üzereyiz. Bari mayısın 17’sinden sonra çocuklarımızı -en azıdan 12 yaş altında olanları- okullarına kavuşturabilsek…

Ben aylardır tüm uluslararası kuruluşların raporlarını sizlerle paylaşmaya gayret ediyorum. Özellikle ilkokulların açık tutulması yönünde dünyadaki tüm bilim çevrelerinde bir fikir birliği olduğunu, 12 yaş altı bulaşın daha yavaş, riskin çok daha düşük olduğunun tespit edildiğini anlatıyorum.

Çok büyük bir yanlış yapıldı Türkiye’de. Her şeyin önüne konması gereken okullar her şeyin arkasında bırakıldı. Üstelik buna muhalefet de karşı ses çıkarmadı. Geniş bir mutabakat sonucu çocuklar evlere hapsedildi.

Nihayet artık okulların kapalı olmasının çocukları mahvetmek dışında bir işlevinin olmadığı anlaşılmaya başlandı.

Bu konuda da Habertürk öncü olacak, eminim.

Dün Afşin Yurdakul’un programına bağlanan VU Amsterdam Üniversitesi’nden toplum sağlığı genombilim uzmanı Dr. Tomris Cesuroğlu’nun açıklamalarını muhakkak dinlemenizi tavsiye ederim. İlgili linki buraya koyuyorum.

twitter

Başta Batı olmak üzere dünyanın önemli bir kısmında okulların açık tutulduğunu hatırlatıp, bilimsel raporları anlatıyor ve alınacak ucuz ve basit önlemlerle eğitime devam etmenin mümkün olduğunu söylüyor Cesuroğlu.

Bugün de Türk Tabipler Birliği 12.30’da Youtube-Twitter-Facebook ve Instagram üzerinden de izlenebilecek bir basın toplantısı düzenleyecek ve okulların neden ve nasıl açılması gerektiğini anlatacak. Hashtag olarak da ‘Okulları Açalım’ sloganını seçmişler.

Bunlar çok güzel gelişmeler. İktidarı ve muhalefeti ile hep beraber çocuklarımızı evlerine hapsettikten 1 yıl 3 ay sonra nihayet yapılan yanlış fark edilmeye başlanıyor galiba…

Çok vakit kaybettik ama zararın neresinden dönsek kardır…

Okulları güvenli hale getirmek için ille büyük masraflara ya da İsviçre olmaya gerek yok…

Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk'un okulları açık tutmak yönündeki çabalarını yakından bilen bir gazeteci olarak kendisine linke eklediğim Tomris Hanım’ın konuşmasını tüm Bakanlar Kuruluna dinletmesini tavsiye ederim.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00