Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

AK Parti kendi eliyle CHP’ye yönelik hazırladığı videoyu kaldırdı. Halbuki bu video milyonlarca kez izlenmiş, viral hale gelmiş, çok uzun bir aradan sonra siyasete dair bir içerik büyük ilgi toplamıştı.

Parti içinde videoyu emek emek hazırlayan genç kadro dün psikolojik olarak adeta çökmüş haldeydi.

İnanılır gibi değil…

Dünkü yazım daha mürekkebi kurumadan kendini imha etti maalesef.

Siyasette farklı bir üslup hasıl olabilir mi? Hava yumuşayabilir mi? diye sormuşken siyasetçiler mevcut havada aynen devam edeceklerini ilan ettiler.

O yazıda parti içinde eski kuşağın bu videoya karşı eleştirel yaklaştığını, siyasetin “ciddiyetle” ve konvansiyonel yöntemlerle yapılması gerektiğine inandığı bilgisini de vermiştim.

AK Parti camiasında böyle bir video hazırlanmasına yönelik rahatsızlık olduğunu sizlerle paylaşmıştım.

Fakat rahatsızlığın boyutları benim tahminlerimin ötesindeymiş.

Uzun bir süredir AK Parti, iç savaşların çok yoğun ve çok girift yaşandığı bir parti. Dışarıdan bakanların da anlaması mümkün değil.

Eskiden AK Partililer CHP’nin içinin fitne-fesat dolu bir kaynayan kazan olmasından, dalga geçerek bahsederlerdi. CHP’lilerin birbirilerine sürekli kumpas kurmalarını birbirilerinin yüzüne gülüp arkadan bıçaklamalarını kınayarak örnek verirlerdi.

Her AK Parti mensubunun kabul etmesi gereken bir konu var. Artık AK Parti’nin de içi fitne-fesat dolu bir kaynayan kazan haline geldi. Aynı şey AK Parti medyası için de geçerli.

Partinin çok önemli kimi isimlerinin AK Parti medyasının bir bölümünde isminin telaffuz edilmesi bile yasak. Diğer bölümünde ise AK Partili başka önemli isimlerin adını anmak yasak.

Açıktan çekişme yok ama büyük bir soğuk savaş var AK Parti medya kurumları arasında. Birbirilerine lakaplar takıyorlar ve sanki doğa haberiymiş görünen ama esasen karşı tarafı incitmeyi hedefleyen tuhaf sözde haberlerle atışma bile yapıyorlar.

Birbirilerini sevmeyen ve birbirilerinin kötülüğünü isteyen bir parti ve medya ortamı mevcut. Bu sevgisizlik de ister istemez riyakarlığı, ikiyüzlülüğü ve güven duygusu eksik olduğu için de tedirginliği artırıyor.

Bazıları artık sadece parti içi savaşın kalemşörlüğünü yaparak hayatını sürdürüyor. Önce askeri vesayetle sonra da FETÖ vesayetiyle omuz omuza mücadele edildiği zamanın ruhu kalmadı. Bu kalemşörlerin ve partililerin tek odaklandıkları konu birbirilerini yemek.

Bunları yazarken yine CHP tarihinden bir örnek aklıma geldi. Bir gün Erdal İnönü hepsi de birbirilerinin kuyusunu kazmakla meşgul olan yakın kurmay ekibini de alıp bir restorana gitmiş.

Garson masaya gelmiş ve tüm masa ahalisine “Ne yemek alırsınız efendim?” diye sormuş…

Erdal İnönü şöyle cevap vermiş; “Yemeğe gerek yok evladım. Biz birbirimizi yiyoruz.”

CHP içinde herkesin bildiği bu olay AK Parti ve medyası için de geçerli artık bugün.

Ben hangi boyutta parti ve iktidar medyası içi ne kavgalar olduğunu takip bile edemiyorum. Kendi içlerindeki çekişmeler ve çatışmalar nedeniyle kendilerine çok zarar veriyorlar.

Bugün Türk siyasal hayatında Recep Tayyip Erdoğan fenomeni hala en güçlü aktör. Muhafazakarlar Erdoğan’ı kendi Atatürkleri olarak görüyor.

Geçen hafta son anketini yayınlayan Özer Sencar’a göre “Ne olursa olsun Tayyip Erdoğan’dan vazgeçmem” diyen yüzde 34-35 civarı sabit bir kitle var.

Erdoğan diye bir olgu var fakat bildiğimiz anlamıyla artık AK Parti diye bir olgu kalmış mıdır? Ben emin değilim.

İç savaşlar partiyi içten içe çürütüyor. Tayyip Bey’in de bunu tespit etmesi gerektiğine inanıyorum.

CHP videosunun apar topar kaldırılması da önemli oranda bunun bir sonucu.

Bu videonun kaldırılmasında hem ‘konfor alanının dışına çıkmak istemeyen’, yeniliğe kapalı anlayışın hem de parti içi iktidar çekişmelerinin etkisi var.

Yukarıda da yazdığım gibi dün doğal olarak bu videoya emek verenler ve AK Parti gençlik kollarında moraller bozuktu.

Partinin içinde yeni bir şeyler yapmak isteyen, bir enerji yakalamak için çırpınan birçok insan kendini kanatları kırılmış gibi hissetti.

Bu gençler hata da yapmış olabilirler. Bu videoyu güzel ve faydalı da bulmamış olabilirsiniz ama hepsinin birden topluca kalplerini kırmak gerekli miydi?

Bilmem partinin ileri gelenleri bu havanın farkında mı?

Bu kafayla gençleri niye yakalayamıyoruz diye sormasınlar. Çünkü o sorunun cevabını anlayacak antenleri kapatmışlar. Böyle giderse bırakın gençleri yakalamayı eldekileri de kaybedecekler.

Enerji toplamak ve hayata dair basit gerçekleri hatırlamak için çocuklara kulak vermenizi tavsiye ederim.

Ben öyle yapıyorum.

Mesela geçen gün diğer tüm çocuklar gibi ev hapsindeki Ela ve Yasemin’le hayal kuruyorduk. Malum çocuklara her şey yasak. Markete annelerinin yanında gidene bile ceza kesiyorlar.

Biz de aktivite olarak oturup bol bol hayal kuruyoruz birlikte.

İşte o hayallerden birinde Ela "Anne ben büyümek istemiyorum" dedi. "Neden?" diye sordum.

Şu cevabı verdi: "Çünkü büyüyünce hem ailenden ayrılmak zorunda kalıyorsun, hem boyun uzadığı için salıncakta ayakların yere değiyor, iyi sallanamıyorsun hem de artık oyun oynamayı sevmemeye başlıyorsun ve kendi kendine kalmak çok sıkıcı oluyor."

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00