Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Selahattin Demirtaş’ın attığı şu tweet tartışılıyor:

        “Kimse benim suçsuz yere yattığım hapislik üzerinden siyasi şantaj, kirli hesap yapmasın.”

        Paylaşımının devamında şunları söyledi:

        “Halk özgür değilse benim çıkmamın bir önemi yok. Bin ömrüm olsa hepsini halkım için feda ederim. Moralli olun, dik durun, direnin."

        Bakıyorum, Demirtaş’ın ne demek istediği üzerine farklı farklı, uzun uzun yorumlar yapılıyor medyada.

        Galiba bazı gazeteci ve yazar arkadaşlarımız Mars’tan Dünya’ya henüz indi ve Türkiye’ye yeni intikal etti!

        Yahu Demirtaş’ın ne demek istediği son derece açık değil mi?

        Siyasi tutuklu olarak hapiste bulunan Selahattin Demirtaş’ın serbest kalıp kalmayacağı meselesinin Ümit Özdağ tarafından Millet İttifakı’yla pazarlık masasına konduğu yönünde bir duyum gelmiş belli ki kulağına.

        Ümit Özdağ ve Sinan Oğan birçok konuda mevcut iktidar bloğuyla ve özellikle AK Parti cenahıyla farklı tavır alabilirler ama temel bir noktada bugünkü devlet ile tamamen aynı düşünüyorlar.

        Özellikle Ümit Özdağ ve Zafer Partisi defalarca Selahattin Demirtaş’ı da bir terörist olarak gördüğünü ifade etti. Demirtaş’ın hapisten çıkması ihtimaline hep açıktan karşı çıktı. Sinan Oğan’ın da çizgisi Özdağ’dan farklı değil.

        REKLAM

        Elbette Özdağ-Oğan 28 Mayıs’ta Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklemesi karşılığında Selahattin Demirtaş’ın hapisten çıkartılmaması şartını koymuş olabilir, bu son derece doğaldır.

        Fakat ilginç olan mesela CHP’ye yakın gazetecilerden Murat Ağırel’in de benzer tavır alması.

        Nevşehir’de Cumhur İttifakı “Kılıçdaroğlu gelirse Selahattin Demirtaş çıkacak” diye afiş asmış. Ağırel bunlar için “Yalan bunlar, öyle bir şey olmayacak” diyor.

        ‘Kim daha şahin?’ yarışı

        Ne oldu, hayırdır? Millet İttifakı, Cumhur İttifakı ile yasakçılık ve adaletsizlik konusunda yarışmaya mı başladı?

        Son beş gündür Millet İttifakı, Cumhur İttifakı’na “Sen şahinsen ben senden daha şahinim” türküsü okuyor adeta. CHP temsilcileri 2007 seçimlerindeki ulusalcı-devletçi üsluplarına aynen geri döndüler.

        Mesela Tuncay Özkan’ın 14 Mayıs öncesi Yıldıray Oğur’a verdiği röportajlara Youtube’dan bakın. Orada neredeyse “liberal-demokrat” bir Tuncay Özkan var.

        Bir de 14 Mayıs seçimleri sonrası aynı Tuncay Özkan’ın bizim Habertürk’te sevgili Kübra’ya verdiği röportajı izleyin.

        Aman Allahım! 2007’deki malum mitinglerdeki Tuncay Özkan geri dönmüş! Böyle bir şey olabilir mi? Sanki Cumhur İttifakı Basın Sözcüsü olarak Mehmet Ali Çelebi yerine Tuncay Özkan konuşuyor.

        Şayet Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı seçilirse Selahattin Demirtaş bir 5 sene daha hapiste kalmaya devam mı edecek?

        Bunu hem Kemal Bey’e hem de tüm CHP’lilere soruyorum.

        Yeniden altını çizerek soruyorum: bir siyasi tutuklu olan Selahattin Demirtaş, Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda cezaevinde olmaya, değerli eşi Başak Demirtaş’tan ve çocuklarından ayrı kalmaya devam mı edecek?

        Cumhur İttifakı ile adeta nasyonalizm ve sertlik müsabakasına giren Millet İttifakı temsilcileri “Demirtaş da yetmez Osman Kavala’nın da tutukluluğuna devam” da diyecekler mi acaba?

        Hiç abartmıyorum şu son bir haftadır söylenenlere bakınca geriye bir o vaat kaldı diyebilirim…

        Diğer Yazılar