Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bu zamana kadar yazılarımı aksatmamak adına elimden geleni yaptım ama önceki gece başlayan doğum günü şenliklerim vesilesiyle damarlarımdan geçen alkol oranı kandan fazla hale gelince ne yazacağımı da şaşırdım. Zaten artık tavan yapan kendini beğenmişlik katsayım salı günkü yazımda size ne önerdiysem onu yapmamı uygun gördü! Fena plan yapmıyormuşum okuyucular için, kendimle gurur duydum. Geceyi başlattığımız Kenan Doğulu konseri benim bu seneki ilk Kenan konserim olunca sahneye çıktığı Madonna tahtına bir anlam veremedim doğrusu. Meğerse bu konuda bir sürü şey yazılmış çizilmiş bile. Sanırım daha çok yurtdışında olduğum için internetten haber takip etme yetimi geliştirmem gerekiyor. Ama en son gördüğümde Allah'ın sıcağında ceket-kravat sahneye çıkan Kenan bu sefer yazlıklarını giymişti. Onu izlemek bile terleticiydi çünkü. Ama bir ara sahneye Yılmaz Erdoğan'ı çağırıp şiir okutması gerekli miydi bilemedim. Açıkçası o sırada telefon aracılığıyla Facebook'ta Demet Akalın'la yazışmayı tercih ettim. Gün içinde yaptığı şeyleri an be an sayfasından yayımlayan Demet o saatlerde "Hastayım!" diye çırpınıyordu. Günlerdir ateşler içinde olan Demet'e geçmiş olsun diledikten sonra Yılmaz Erdoğan sahneden inerken biz de birazdan Ozan Doğulu'nun sahne alacağı Feel The World partisine doğru minik bir tekne yolculuğu yaptık. Tabii Ozan, Kenan konserini bitirip gelene kadar biz çoktan sarhoş olmuştuk. O sırada saatler 12'yi geçip çarşamba gecesine ulaşıldığı zaman sürpriz bir şekilde başlayan kendi doğum günü partimin içinde buldum kendimi. Gidişat böyle havalıyken Sortie'nin her yerinde dolaşıp şımarıklık yaparak "Eğlence için Doğulu Kardeşlerle anlaştım, doğum günümü onlarla kutluyoruz" demem nasıl karşılandı bilmiyorum ama ben çok eğlendim doğrusu.

        11:11 geliyor

        Sezen Aksu'nun oğlu olmanın yanı sıra bu yaz bolca dinlediğim şarkı Tören'in yaratıcısı başarılı müzisyen olarak anabileceğim Mithan Can, Cyristal'ın ortaklarından DJ Tangun'la beraber Tepebaşındaki Wanna'yı devralmışlar ve buraya 11:11 diye bir kulüp-restoran açıyorlar. Adını ilk duyduğumda 11 Eylül'le alakası olabilir mi diye safça içimden geçirdim ama daha derin anlamları varmış. Dijital saatlerde beliren 11:11'in, daha çok yükselmiş farkındalık zamanlarında görünerek ilgili insanlar üzerinde çok güçlü bir etki yaptığına inanılıyormuş, göreceğiz.

        Kuaför savaşı

        Diğer Yazılar