Bir kadın neden iç çamaşırı giymez?
Televizyonlar bangır bangır "Evde oturun, sakın dışarı çıkmayın " diye söylendiği gecelerden birinde, ne olabilir ki, çığ düşmez ya diye düşünüp yollara düştüm yine. Tabii soğuk faktörünü hesaplayıp lahana usulü giyinmeyi de unutmadım. Arkadaşlarla muhabbetin en koyu hallerini keyifle demlendiriken biri barda oturan bir kadını işaret etti. Baktığım kadın saçlarını tepede toplayıp omuzlarına düşürmüş, ayağında uzun topuklu fetiş çizmeleri ve bir karış etek boylu elbisesiyle barda oturuyor. İlk önce her şey normal gibi gözükse de kadının sağa doğru kaykılmasıyla bir baktım içinde çamaşırı yok! Niye bir kadın iç çamaşırı giymeden dışarı çıkar? Hadi dar bir jean giyersin rahat edemezsin ya da karşında sevgilin vardır, ona fantezik bir gece sunacaksındır, onu da anlarım. Hadi açık renk bir elbise giymişsindir de koyu iç çamaşırın kalmıştır, canın istememiştir onu da anlarım. Ama dışarıda eksi bilmem kaç dereceyken ve yanında sadece gaylerden oluşan bir arkadaş topluluğu varken neden içine bir şey giymezsin? Hadi ona da peki, giydin diyelim ama neden herkese canlı yayın yaparsın? Neden, kime, neye bu gösteri? Bu korkunç manzarayı sadece ben değil, bara gelip içki alan herkes gördü ayrıca, eğilmiş de ortaya çıkmış falan değil. Hele söz konusu yer İstanbul'un sayılı mekanlarından olduğu için, orada o şeklide birini etkilemen de mümkün değil. Zaten amaç çıplak kadın vücudu izlemek olsa giderim paşa paşa revü salonlarında bu işin sanatını yapan kadınları seyrederim. Cesaret değil çünkü bu, resmen görüntü kirliliği. Hızla gelişen İstanbul gece hayatında daha neler göreceğim bilmiyorum ama umarım bu kadar lüzumsuzuna bir daha rastlamam.
Gülşen'e taktım
İlk başta çok ısınamadım ama şu sıralar evde tıngırdattığım albümlerden biri de Gülşen'inki. 'İade', 'Bir Taraf Seç' ve 'Oyunbozan' müthiş keyifli. Albüme zor alışmamın tek nedeni ise şarkıların düzenlemeleri. Gülşen'in bundan önceki albümlerinde hangi sound varsa bir tık ileri gitmemiş çünkü. Bildiğimiz, bayağı ve artık fena halde sıkıcı kalıplar. Ozan Çolakoğlu yaptığı için ara ara Sibel Can bazen de Tarkan dinliyorum gibi oluyor. Bence besteler heba olmuş. Uzun süre dinlenecekken bir süre eğlendirip yok olacak. Şarkıcıların Ozan Çolakoğlu takıntısını cidden anlamıyorum. Hani son zamanda bir tane satan Ozan Çolakoğlu düzenlemesi gösterin susup oturucam. Gülşen'e gelince... Duygusunu sesine veren nadir şarkıcılardan. Şarkılarla sevişiyor resmen. Dağınık saçı başıyla bile müthiş seksi bir kadın, maşallah!
Garson oldum
Bazı internet siteleri, bloglar Facebook'a yüklenmiş kendi özel fotoğraflarımı alıp kendi sitelerinde sanki yanlış bir şey yapıyormuşum gibi yayınlamaya bayılıyor. Hepsi partilerde çekilmiş şeyler olduğu için biraz azgın fotoğrafları oluyor haliyle. Söylemesi ayıp eğlenmeyi çok iyi bildiğimden dejenere olmadıktan sonra, hiçbir şekilde gocunmam. Çok şükür öyle bir aile terbiyesi almışım ki, doz ayarlamayı iyi bilirim. Geçen gecede bir arkadaşımın doğum gününde mekanın garsonlarının giydiği kıyafetleri isteyip pasta servisi yaptım. Sadece arkadaşımız eğlendirmek için! Bu yüzden "şimdi de garson" oldu gibi bir şey yazacaksa birileri, ben önce yazayım da kendimi ele vereyim. Ayrıca bir tavsiye; bazen hayatın akışı dışında şeyler yapmak gidişata çok büyük keyifler katıyor. Tabii bu keyifi paylaşabilecek gerçek dostlarınız varsa. Siz de deneyin, iyi geliyor...