Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BRAVO TOLGAHAN: Serenay Sarıkaya'nın, "Ben daha çok küçüğüm, Tolgahan'la evleneme-

        m" sözlerine "Ben daha ona teklif etmedim. Ayrıca da kolay reddedilemem" gibi bir cevap veren Tolgahan Sayışman'ın ruh halini merak ediyorum. Bu ne çocukça bir davranış. Gazetecilerin önünde "Sevgilim ne diyorsa haklıdır" deyip geçse ne olur ki. İnsan kendi sevgilisine laf sokar mı yahu? Birde "Benim babam Serenay'ın babasını döver" diye ekleseydi keşke...

        KATİLE CEZA: Cumartesime güneş katan bir haber de yine Habertürk'ün manşetindeydi. İzmirli kedi katilinin 3 yıl hapis istemiyle yargılanacak olması, bu ülkede güzel şeyler de olduğuna dair içimi ferahlattı. Umarım bu dava topluma engel olacak ve bazı ruh hastaları sadece eğlence amaçlı zavallı hayvanlarla oynayamayacak. Bu işlerin cezasının bu dünyada verilecek olması mutlu etti!

        YENİ TASARIMLAR: Türk tasarımcıların arasına bir yenisi daha eklendi. Fashion Styling masterı yaptığı Istituto Marangoni'yi bitirip ülkeye dönen Burçe Bekrek Nişantaşı'nda yeni butiğini açtı. Katalogu için de moda fotoğrafçısı Hakan Adil'e görüntülettiği çalışmaları gayet yalın ve yüksek kalitede fonksiyonel.

        90'LAR EELENCESİ: Çarşambaları Eelence'de 90'lar gecesi yapılıyor. DJ Mustafa Oğuzcan, o döneme ait öyle şarkılar bulup çıkarıyor ki eğlenmemeniz mümkün değil. Geçen çarşambadan beri dilimde "Mutluluğun formülü çok açık, bir sen bir ben bir de bebek" şeklinde dolaşıyorum. Evet biraz fazla kalabalık ama bir süre sonra alışıyorsunuz. Denemelisiniz.

        KUYRUK SORUNSALI: Şu sıra en moda konu H&M'in önündeki kuyruklar! Yok içeriye girmek zormuş, kasaya ulaşmak zormuş, Londra'ya da gitseniz New York'a da gitseniz aynı durum söz konusu, bunda büyütecek bir şey yok ki. Markanın hesaplı ve renkli tasarımları sayesinde günlük hayatta tek tip giyinme sorunundan kurtulmayı başarmak daha önemli bence. Hoş daha İstanbul'daki mağazaları gezmedim, neler var bilmiyorum ama geneli bildiğim için rahat konuşuyorum. Girin sıraya, pırlantalarınız dökülmez!

        Sophie ateşi

        Cuma gecesi Babylon'da Sophie Ellis Bextor vardı. Benim için şaka gibi bir geceydi. Binboa'nın sponsorluğunda o bildiğiniz küçük mekânda Sophie'yi izlemek inanılmaz bir deneyimdi benim için. İlk kez geçen kış Londra'daki Heaven'a biletimiz olduğu halde çok sarhoş olup evden çıkamamak gibi bir saçma sebep yüzünden kaçırmıştım kendisini. Bu yaz geldiğinde zaten İstanbul'da değildim. Ama bu sefer çok daha sıcak, çok daha güzel bir atmosferde karşılaşabildik. Şarkılarının yanı sıra kıyafeti ve sahne duruşuyla mest etti beni. Türkiye'deki hiçbir sanatçının bu kadar tarz giyinmemesi de sinir etti gece gece. Orkestra bile çok tarzdı. Bizimkiler gibi en leş siyah tişörtlerini üzerlerine geçirip çıkmamışlar, onlar bile hazırlanmış. Bir de yüzünden hiç eksilmeyen gülümsemesi, en önemli detay oydu. "Ben starım, alkışlayın beni" gülümsemesi değil, "Birlikte ne güzel eğleniyoruz" gülümsemesi. Öyle olunca iş çok değişiyor.

        Batmadan gidilsin

        Hafta sonunun en merak edilen atraksiyonlarıdan biri de Angelina Jolie ve Johnny Depp'li "Turist" filmine gitmek oldu. Herkesin aynı şey aklına gelmiş olmalı ki soğuğa rağmen müthiş bir kalabalık vardı. Film boyu Angelina'nın ne kadar güzel, ne kadar estetik biri olduğunu vurgulamaları sıkıcı geldi bana. Biliyoruz zaten, altını çizmeye gerek var mı? Bir diğer vurgu da filmin geçtiği Venedik üzerine. Bir şehrin promosyonu başka şekilde bu kadar iyi yapılamazdı sanırım. 2012'de tamamen sular altında kalacağı söylenen şehir kesinlikle bu seneki tatil planlarına alınmalı. Son şansımız olabilir...

        Diğer Yazılar