Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Kalitesi ile ülkenin geleceğini belirleyen meslek grubu olarak gördüğüm öğretmenliğin hakkını vermiş her kim var ise Öğretmenler Günü’nü ellerinden öperek kutlarım. Bütün mesleklerin kendisinden çıktığını varsayıp kutsadığım meslek grubudur çünkü.

        Çocukluklarda ailelerinden çok birlikte olunan bir meslek.

        Öğretmen kandile benzer’’ derler. Kendini tüketerek başkalarına ışık verdiği için. Babam Zekai Örnek’te yaşadım. Kandil karanlıkta bir ışıktır ya; Babam da son nefesine kadar öyle idi.

        Öğrencisini, öğrencisinden çok düşünen kişi oldu hep. Kendini tüketme pahasına; onlara bilgi vermek, eğitmek için çabaladı hep. Kandil de size ışık olup görmenizi sağlamak için kendini bitirir, tüketir. Öğrencilerine ışık oldu hep.

        ***

        1948 -1975 öğrenci kuşağı bilir. Çanakkale Lapseki dağ köyleri, Yozgat, Konya’yı yıllar sonra ‘‘Adam Olmuş’’ olarak elini öpmeye gelenlerden dinledim. Afyon Bolvadin, Çay’ı yine adam olmuşlardan dinledim, hayal-meyal de okul öncesi olduğum yıllara denk geldiğinden hatırlarım. Tire, Ödemiş Kiraz, Çeşme, İzmir’i ise hem öğrencisi, hem de evladı olarak bizzat yaşadım. Okula gelmeyen- gönderilmeyen öğrencinin evini bulup açılmayan kapıları omuzlayarak kırdığını, altı hayvan damı 2 katlı evlerin penceresinden kaçanı veli-öğrenci ayırmadan çatı-tarla-ova-dağ –bayır kovaladığını bilirim, tanıklık ettim. Ben yedim ama öğrencisine tokat attığını görmedim.

        ***

        Ömrünü verdiği vatan-millet-Atatürk değer ve söylemleri son nefesi öncesine kadar sürdü. Yoğun bakımda yarım saatlik görüşe aldılar beni. Kelimesi kelimesine yaşadığım-duyduğum şu idi; “Atatürk ilke ve devrimleri yolunda bizlerden sonra karanlıkta mum olacaklar sizlersiniz. Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının bizlere emanet ettiği Cumhuriyet’in çocukları olarak sizleri birer doktor-hemşire kılabildi isek ne mutlu biz öğretmenlere....’’ Araya virgül koymadan, oksijen borçlanmasına girme boyutlu Atatürk, Cumhuriyet, eğitim cümleleri birbiri ardına ekliyordu. Sanki ardından biri kovalıyordu. “Babam yorma kendini, hemşire hanımı da meşgul ediyorsun, doktor bey de bana bilgi vermek için senin susmanı bekliyor’’ dedim.

        Doktor koluma dokundu, “Bilinci yerinde değil’’ dedi. Zekai öğretmenin kovalayanı varmış, ondanmış acelesi. 30 Ekim’i 31 Ekim’e bağlayan gece yarısı veda etti bize. Öğretmenler günün kutlu olsun BABAM. Not: Uğurlamasına bizzat katılan, telefonla arayan, çiçek gönderenlere ailecek teşekkürü borç biliriz.

        Diğer Yazılar