Dövüş kulübü
‘’Maksadın yüceliği, yolun sıkıntısından belli olur. ‘’
Böyle söylemiş mevlana hazretleri bir tarihte. ‘Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi. Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi.’ Zaten bu dize malum hepimizce. Kanuni Sultan Süleyman söylemiş son nefeste. ‘’Saltanat dedikleri bir cihân kavgasıdır. Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi’’ Devamı böyle Süleyman’ın o muhteşem veda şiirinde. ‘’Vahdet’’ in açılımı ‘’dayanışma-dostluk’’ olarak geçiyor anlayacağımız sözlük dilinde. Sadrazam İbrahim, şehzade Mustafa’yı işaret edemeden geçememiş herhalde.
Çingenenin birine çıkışmışlar. ‘Ne biçim yürüyorsun?’ diye. ‘Yürümüyorum ki,’ demiş, ‘dans ediyorum.’ ‘Müziksiz dans mı olur?’ ‘Beynin varsa, olur.’! Bu örnek de yaşanmış anonimde. Parçaları kaybolmuş puzzle gibi artık insanlar. Kimilerinin ruhu, kiminin beyni ve birçoğunun da kalbi yok.Dövüş Klübü’’ün Amerikallı yazarı Chuck Palahniuk’a ait bu söz de. Arkadaşlarıyla birlikte tatildedir. Bitişikteki kamp yerinde müzik rahatsız edici derecede açılır ve bu nedenle başlayan tartışma yerini kavgaya bırakır. Chuck’ın kavgada yüzü dağılır. Hastaneden işe döndüğünde iş arkadaşları bakmaz olur o korkuç yüze.
Kimse bir şey sormaya, yorum yapmaya cesaret edemez. Bunun üzerine Chuck, eğer insanın yeterince kötü görünürse dilediği gibi hareket edebileceğini keşfeder. Bu olayın ardından devam ettiği bir edebiyat grubu bünyesinde yaptıkları çeşitli gösteri ve eylemler “Kargaşa Projesi”ni esinler. Kısa bir süre sonra aynı isimle bir kısa öykü yayımlar ve bu öykü, üç ay içinde ‘’Fight Club’’ (Dövüş Kulübü) romanına dönüşür.’’
Kitabın yazılış hikayesi böyle. Yaşanmış yani gerçekte. 15 kitabı var 1996 yılından bugüne. Romanlarındaki tavır isyan gibi görünse de, aslında varoluşumuza özlem duymamıza neden olur özünde. Yarattığımız değer yargıları, para, şöhret, saygınlık, güzellik gibi şeylerin, anlamsız yalanlar olduğunu dile getirmiş hep kalemiyle.
Ankara’da bir belediye başkan aday adayı ‘’Duran adam’’ eylemine başlamıştı ben bu satırları yazarken partisinin genel merkezi önünde. ‘’Partim seçimi kazanmak değil, kaybetmek istiyor’’ isyanı vardı söyleminde. Hem de sadece kendi için değil, aday belirleme sürecinin genelini işaret ediyordu söylemlerinde. Aynı partinin İzmir’de Büyükşehir adaylığı kesinleşen ismi de ‘’Neden bu kadar uzuyor anlamıyorum’’ demişti geçen hafta içinde
Sabah saatlerinde de internette Fransa’dan bir protesto eylemi düşmüştü önüme. Vatandaş, ‘’Binicilik vergilerinin artırılmasını’’ protesto etmek için ‘’tır dolusu sıcak at gübresi boşaltmış’’ ülke parlamentosunun önüne. Anlayacağınız, dünyadaki genelindeki siyasetler bile bu durumda vatandaşın gözünde.