Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ‘‘Ne Şehittir, Ne Gazi; Yok Yere Gitti Niyazi’’ ile ‘‘Geyik Muhabbeti’’ meselesi. Üstelik yine bir 31 Mart’a dayanıyor iki deyimin kaynak hikayesi. Resneli Niyazi. Kendisine sarayda yâverlik dahi teklif edildi. O İttihat ve Terakkici idi. ‘‘Hürriyet’’ vazgeçilmeziydi. 200 fedai ile Hürriyet kavgasına tutuştu.

        Yola çıkarken, Bulgarca yayınladığı bildiride ise şunları yazdı: ‘‘Ey Hıristiyan vatandaşlarımız, biz de bugünkü zulüm idaresinden memnun değiliz. Baskı yönetiminin günden güne gücünü artırarak Türk, Bulgar, Ulah, Rum, Arnavut yurttaşlarımızın yok olmakta olduklarını gördüğümüz için biz, yurda özgürlük güneşini getirecek, hürriyetin aydınlığını yayacak bir yönetimin kurulmasına çalışıyoruz..” Anılarında var. Yolda altı jandarma, birkaç sivil, yanlarında bir ‘‘geyik’’ ile ona katılır. Gelenler geyiğin önlerine çıktığını hayvanın okşamalara aldanarak kendilerini izlediğini anlatır.

        İnsana yakınlığı gönülleri fetheder. Bir hayrın, tanrısal bir müjdenin işareti görür onu Resneli Niyazi. O günden sonra askerin önünde adeta kılavuzluk eder geyik onlara. ‘‘Bir içgüdüyle bizi amacımıza doğru koşturuyordu..” diyor anılarında Resneli Niyazi. Geyik 31 Mart ayaklanması bastırılmasına da dahildir anılarda. Resneli’nin uğraşının destekçilerinden biri de Ahmet Samim’dir. Genç gazeteci, Niyazi Bey’e “Hürriyet Kahramanı” denmesinden esinlenir. İki yüz adamına kılavuzluk eden geyiğe “Gazal-ı Hürriyet” adını koyar yazılarında. Gazal, ceylan anlamına gelir. Hürriyet’in ilanından sonra çekilen fotoğraflarda da geyik başroldedir Resneli’nin yanında.

        İstanbul halkı, Niyazi Bey, adamları ve geyiği ‘‘Hürriyet Kahramanı’’ olarak karşılar İstanbul’da. Bitmez hikayesi. Devamıdır ‘‘Ne Şehittir Ne Gazi’’. İlk kurbandır “Gazal-ı Hürriyet”. İkincisi ise ona bu adı veren yirmi altı yaşında faili mechule giden Ahmet Samim adındaki gazeteci. Çünkü üçüncü kurban olur Resneli. Vapur iskelesinde sözde bir sokak kavgası arasında kalır Niyazi. Herkes çil yavrusu gibi kaçışır. Yerdedir Niyazi. Kendi koruması tarafından vurulmuştur.’’ Arada kaynayan ve kaynatılanlara’’ yakıştırılır olur “Ne şehittir, ne de gazi ; pisi pisine gitti Niyazi” deyimi o günden beri.

        Diğer Yazılar